VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
14 Ekim 2015 Çarşamba | Anasayfa > Haberler > Şairlik paylaşılmaz, paylaşılsa şairlik olmaz
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Şairlik paylaşılmaz, paylaşılsa şairlik olmaz

“Felsefeyi şiirle buluşturan şair Özdemir Asaf’ı iç dünyasından sosyal hayatına dek ele alan “Bir Usta Bir Dünya: Özdemir Asaf” sergisini 23 Ekim’e dek gezebilirsiniz

S.SERDAR GÜREL



Özdemir Asaf bu! Şiirlerine aşık olduğum adam. Türk şiirinin özgün cambazı. ‘Yuvarlağın Köşeleri’ kitabı çok fazla okunmaktan eprimiş halde. Yanına gidip tanışmak arzusuyla yanıp tutuşuyorum. Kadehimde kalan şarabı dikledim. Birkaç saniye sonra da yanına gittim.
-Ben sizin hayranınızım, dedim. Kadehinimi bırakıp kaleme yönelirken kısa bir cümleyle uzaklaştırdı beni bardan.

Şair şiir yazıyor, ben taciz ediyorum. Onu rahatsız ettiğim için çok üzüldüm. Bu yüzden birkaç yıl sonra, Park Kafe’de Turgut Uyar’ı görünce, kendisine hayranlığımı belirtemedim.
Çünkü bir elinde kalem, önünde bir kağıt ve kadeh vardı. Buna üzülürken, Özdemir Asaf’la tanışmış olduğuma sevindim. Çünkü onunla tanışmıştım. Aramızda bir diyalog da olmuş, bana “Siktiğ git” demişti.”

Bu keyifli anekdot bir başka huysuz yeteneğe, Türk tiyatrosunun en büyüklerinden Ferhan Şensoy’a ait.
Şiirlerini tutkuyla okuduğumuz, aşklarımızı, tutkularımızı, acılarımızı dizeleriyle anlamlandırıp avunduğumuz bir şairle karşılaşsak sanırım biz de onunla tanışmak için yanıp tutuşuruz.

Peki ama yanına gittiğimizde ne diyeceğizdir? Ferhan Şensoy gibi “Ben sizin hayranınızım” mı? Bunu desek, şair bize ne diyebilir? Hele bir bardaysa, içkiliyse, şiir yazıyorsa ve Özdemir Asaf gibi “r” harflerini de söyleyemiyorsa… “Meğhaba, buyğun, hayatınızı dinleme hazığım” mı?
Evet, o okur şairin şiirleriyle en derin anlarını paylaşmıştır ama son tahlilde iki yabancıdırlar. Ama diğer yandan okur onunla şiirleriyle birlikte ağlamış, gülmüştür. Yani aslında onu en iyi tanıyan, hatta hissedendir, gidip yanına sohbet etmek, tanışmak istemesi bu yüzden çok doğaldır.

Yani gel de çık işin içinden durumu.
Bu yüzden şair ve yazarlar hakkında yazılan biyografileri, onlarla ilgili açılan sergilerin ayrı bir önemi var. Çünkü zihinsel ve duygusal dünyamızdaki bu yakınlığı böylece devam ettirebiliriz. Gerçek hayattaki taşıma çabalarının absürdlüğüne rağmen…

“Yalnızlık paylaşılmaz/ Paylaşılsa yanlızlık olmaz” veya “Bütün renkler aynı hızla kirleniyordu/ Birinciliği beyaza verdiler” dizeleriyle unutulmaz şairler arasında yer alan Özdemir Asaf hayranlarına bu nedenle 23 Ekim tarihine kadar devam eden “Bir Usta Bir Dünya: Özdemir Asaf” sergisini tavsiye etmek isterim.
“Tüm dünyayı kucaklamak istedim; kollarım yetişmedi” alt başlığını taşıyan sergide Asaf’ın öğrencilik yıllarındaki notlarından kitaplarına, son şiirinden çok bilinen bazı şiirlerinin ilk el yazmalarına kadar şairin dünyasını anlatan birçok nesne ve fotoğraf yer alıyor.

Şairin bebeklikten öğrenciliğine, askerlikten basın dönemine kadar çok özel fotoğraflar ise ailenin arşivinden alınmış. Bu yüzden bu sergide şairin hiçbir yerde göremeyeceğiniz anlarına tanık olacaksınız. Elbette aşklarına da… (Sergi Caddebostan Kültür Merkezi’nde)

Paylaş

Bir VatanKitap’ın perde arkasıBu ay üç özel röportajla çıkıyoruz okur karşısına. Bunlardan ilki Türk tiyatro tarihine sahneleye çıkan ilk kadın oyuncu Afife Jale'nin yaşamını romanlaştıran Osman Balcıgil'le bu büyük değer üzerine Ece Erol'un yaptığı şöyleşi oldu. Diğer bir özel röportajımızı Cemre Nur Meleke, Aslı Perker'le yeni romanı Flamingolar Pembedir üzerine gerçekleştirdi. Sinemaya da uyarlanan Kocan Kadar Konuş kitabıyla büyük çıkış yakalayan Şebnem Burcuoğlu ise özlenen sıcak mahalle özlemimizi, Cemal Süreya'ya gönderme yaparak Cemal ve Süreyya aşkı üzerinden giderdiği yeni romanı Süreya Kuaför Salonunu anlattı.

Devam