VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
14 Ağustos 2015 Cuma | Anasayfa > Haberler > Sakın gözlerini açma!
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Sakın gözlerini açma!

Josh Malerman ilk romanı “Kafes”te kıyamet sonrası bir dönemde iki çocuğunu güvenli bir şekilde hayatta tutmaya çalışan Malorie’nin macerasını anlatıyor. Dünyayı ele geçiren, cinayet ve intihar eğilimini tetikleyen yaratıklardan korunmanın tek yolu, onları görmemektir.

Özlem Akalan


Kıyamet sonrası bir dünyada başlıyor Josh Malerman’in romanı “Kafes”. Romanın kahramanı Malorie, “Kız” ve “Oğlan” olarak adlandırdığı dört yaşındaki iki çocuğunu alarak yaşadığı evin hemen arkasındaki nehirde bir yolculuğa çıkmak zorundadır. Tam dört yıl boyunca bu yolculuğu ertelemiştir ama artık tek başına mücadele edecek gücü kalmamıştır. Nehrin sonunda, güvenli bir yerde yaşayan başkalarının olduğunu biliyordur ve onlara ulaşmak zorundadır. Ne var ki onca yolu gözleri göz bağıyla kapalı olarak kat etmesi o kadar zordur ki!

Bu noktada roman dört yıllık bir geri dönüşle her şeyin başladığı günlere döner. Tüm dünyayı aynı anda etkisi altına alan bir delilik hali yaşanmaktadır. Neye benzedikleri, nereden geldikleri belli olmayan yaratıkları gören herkes aklını yitiriyor, en sevdiği ya da hiç tanımadığı insanları öldürdükten sonra intihar ediyordur. Üstelik bu “sorun” öyle hızlı yayılmaktadır ki insan ırkı kısa sürede yok olma tehlikesiyle karşı karşıyadır. İşte tam da bu kaos ortamında Malorie hamile olduğunu öğrenir. Gazetede gördüğü bir ilana başvuran genç kadın, kapılarını yabancılara açan “güvenli ev”e gitmeye karar verir. Sahiplerinin bir sığınak görevi göreceğini umduğu eve doğru yola çıkar. Haberlerdeki uyarıları dikkate alan Malorie, yaratıklarla göz göze gelmemek için gözleri kapalı şekilde otomobiliyle kilometrelerce yol kat eder.

Malorie, Tom, Don, Jules, Felix ve Cheryl’ın yaşadığı eve vardığında artık güvende olduğunu biliyordur. Pencereler battaniye ve tahtalarla kapatılmıştır. Kilerde yeterince yiyecek, bahçedeki kuyuda su vardır. Evdeki iş bölümü sayesinde bulundukları ortamdan çıkmadan uzun bir süre hayatlarını sürdürebileceklerdir.

DOĞUM ZAMANI

Sonradan onlara yan komşuları Olympia ve herkesin aklını kaçırdığını söylediği başka bir evden gelen Gary de katılır. Zaman zaman keşif gezilerine çıkan ev sakinleri sahipleri ölmüş iki Husky ve bir kutu dolusu kuşla dönerler. Gözleri kapalı yürürken köpekler onlara rehberlik edecek, yanlarına bir şey yaklaştığında ötmeye başlayan kuşlar da alarm sistemini oluşturacaktır.

Ne radyo ne televizyonun olduğu bir ortamda dışarıyla tek bağlantıları ise hâlâ nasıl çalıştığını anlayamadıkları telefondur. Rastgele numaralar çevirerek telesekreterlere mesajlar bırakırlar ama dönen olmaz. Malorie’nin doğum yaptığı gün evde işler çığırından çıkar; biri pencerelerdeki battaniyeleri indirir ve kapıyı açar. Bir yandan tek başına doğum yapmaya çalışırken öte yandan evdekilerin tek tek delirdiğini duyar genç kadın. Artık çocuklarla tek başınadır. Çocuklar gökyüzünü, ağaçları, çiçek, böcekleri görmeden büyürler. Sadece gözleri bağlı olarak dışarı çıkabilmektedirler. Bununla birlikte üstün bir duyma yetisi geliştirmişlerdir. Malorieartık dünyada yalnız olduklarına inandığı bir anda telefonu çalar. Arayan, güvenli bir yerde yaşadığını söyleyen ve onları çağıran Rick’tir. Malorie, Rick ile yaptığı yıllar süren sayısız telefon konuşmasının ardından çocuklarını da yanına alarak nehir yolculuğuna çıkmaya hazırdır. Ancak gözleri kapalı vaziyette nasıl kürek çekecektir? Yolda yaratıklarla karşılaşacak mıdır? Onu orada nasıl bir grup beklemektedir?

MÜZİSYEN YAZAR

“Kafes” ile hatırı sayılır övgü alan Josh Malerman, 40 yaşında bir yazar. Çocukluğundan beri yazıyor. Bir şeyleri yarım bırakmaktan nefret ettiği için tamamlanmış 17 kitabı var, 18’incisi üzerinde çalışmaya devam ediyor. Bununla birlikte şimdiye dek yayınlanan ilk ve tek kitabı “Kafes”. Biyografisinde, bu alanda rüştünü ispat ettiği için müzisyen yazıyor. The High Strung grubunun vokalisti ve söz yazarı olan Malerman, şarkı sözü yazmayı roman yazmak kadar heyecanlı buluyor.

Tüm korku/gerilim yazarları gibi Malerman da elbette Stephen King ile kıyaslanıyor. “Bazıları ‘Kafes’in bir korku romanı olmadığını söylüyor.” diyor yazar ve devam ediyor: “Onlara göre evin kapısını kırıp tüm aileyi yiyen zombiler, kurt adamlar ve vampirler korku türünü oluşturuyor. Ama benim bunlara ekleyecek yeni şeyim yok. Soyut yaratıklar benim daha fazla ilgimi çekiyor. Mesela bu söylediklerim ya da içmekte olduğum kahve veya elimde tuttuğum kalem pekala yaratığa, canavara dönüşebilir.”?

Roman henüz basılmadan Universal Stüdyoları film haklarını satın almış. Yapım aşamasındaki filmin yönetmenliğini Andrés Muschietti üstlenmiş. Büyük bir bölümünde kahramanların gözleri kapalı olduğu için “Kafes”in klostrofobik bir roman olduğunu düşünebilirsiniz. Ancak Malerman romanında dokunma ve duyma yetilerini o kadar yerli yerinde kullanıyor ki okur bir an olsun klostrofobi hissine kapılmıyor.

ALACAKARANLIK KUŞAĞI

“Romandaki körlük elbette ki bir metafor” diyor Malerman kitabını anlatırken; “Kafanızı evinizden çıkarıp dışarı bakın, herkes, her şey delirmiş gibi!” Tüm dünyada yayınlanan “Alacakaranlık Kuşağı“ kendi kuşağını da yaratmış durumda.

Bu dizi için öykü yazanlar, öyküleri diziye dönüştürülenler ve onların hayranları için dünya bir başka dönüyor. Henüz 12 yaşında bir çocukken “Alacakaranlık Kuşağı“ ile tanışan Malerman, tam da bu kuşağın çocuğu. “Büyülenmiştim” diyor yazar: “Amcamla beraber bir çocuğun zihninde her şeyi yaratabildiği bir bölüm izlemiştim. Ondan sonra bilinmeyene olan ilgim arttı.”

Romanının, Night Shyamalan’ın yazıp yönettiği, bir salgın yüzünden herkesin intihar etmeye başladığı “The Happening” filmiyle olan benzerliği önce rahatsız etmiş Josh Malerman’ı. “Film çıkmadan önce romanın taslağını bitirmiştim.” diyor yazar ve ekliyor; “Konuların benzerliğinden ötürü yayınlayıp yayınlamamayı çok düşündüm.

Neyse ki roman benim için yeni bir kapı açtı ben de o kapıdan geçtim. Ama asıl esin kaynağım, kendisine bakanları taşa çeviren ve mitolojik bir figür olan Medusa.”

Paylaş

İtimatGaliba en iyisi bir çırpıda söylemek. Doktorların yaptığı gibi. Ekim’den beri kanser tedavisi görüyorum ve biraz daha yolum var.

Devam
15 Eylül 2017 Yıl : 13
Sayfa : 163