VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
16 Aralık 2011 Cuma | Anasayfa > Haberler > “Seyahatnâme” artık çantada!
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

“Seyahatnâme” artık çantada!

UNESCO, son günlerini yaşadığımız 2011 yılını “Evliyâ Çelebi’yi Anma Yılı” ilan etmişti. Yapı Kredi Yayınları, anma yılı dolayısıyla 10’uncu cildini 2007 yılında tamamladığı “Seyahatnâme”yi özel bir kağıt ve baskıyla iki cilt halinde yayımladı. Böylece 10 kitaplık “Seyahatnâme”nin kendisi de artık seyahate hazır...

Aytekin Hatipoğlu

Aslında çantada değil de “çantada keklik” demek lazım. Evet, artık çantada kekliktir çünkü akademisyenler, üniversite öğrencileri ve meraklıları için; okuması gerekenler ve okumak isteyenler için “Seyyah-ı Âlem” Evliyâ Çelebi’nin (İstanbul 1611-Mısır 1683-84?) Seyahatnâme’sinin bütününün eksiksiz ve güvenilir çeviri yazı baskısı, bu baskının günümüz diline mümkün olduğunca yaklaştırılmış 20 kitaplık bir ayrı baskısı ve nihayet 4 bin 416 sayfanın iki ciltte toplandığı, çantalara da girebilecek ebatlardaki özel son baskısı artık herkesin elinin altında. 10’uncu cildin yayımlandığı 2007 yılına kadarsa böyle bir imkân yoktu; Seyahatnâme üzerine çalışmak son derece zahmetli ve netameli bir işti. İşi düşmüş olanlar bu acı gerçeği yakından bilir...
“Evliya Çelebi Seyahatnâmesi Okuma Sözlüğü”, “Seyyah-ı Âlem Evliyâ Çelebi’nin Dünyaya Bakışı” (kitap halinde ilk Evliyâ biyografisi), “Evliyâ Çelebi’nin Nil Haritası” (Nuran Tezcan’la birlikte) kitaplarının yazarı ve Seyahatnâme’nin 1, 7, 8, 9, 10’uncu ciltlerinin hazırlanmasında bulunan Evliyâ ve Seyahatnâme uzmanı Prof. Dr. Robert Dankoff’un tanımlamasıyla “İslam edebiyatının, belki de dünya edebiyatının en uzun ve kapsamlı seyahat anlatısı” olan on ciltlik bu kitap, kendisine seçtiği sıfatla “seyyah-ı âlem ve nedim-i beniâdem” (seyyah ve insan dostu) Evliyâ Çelebi’nin 40 yıllık (1640-1680) seyahatlerinin, o benzersiz sergüzeştin notlarından oluşuyor. Doğudan batıya, kuzeyden güneye 17. Yüzyıl Osmanlı ülkesini anlatıyor. Yazarının son derece renkli ve sıra dışı kişiliği dolayısıyla hem tarih hem filoloji dalları ve hem de edebiyat açısından taşıdığı önem dolayısıyla bir dünya klasiği sayılıyor.
Ne var ki yine büyük ölçüde yazarının kişiliği nedeniyle Seyahatnâme’nin “yazma”dan “basılmaya” geçiş süreci son derece uzun ve zor bir süreç oluyor. Çünkü onu doğru okumak da, doğru anlamak da bir uzmanlık işi. Bazı dönemler içinse yayımlamak ayrıca cesaret işi...
Uzmanlık işi çünkü Evliyâ ihtiyaç duyduğu fakat mevcut olmayan kelimeleri kendisi icat ediveren bir kişi. Tanık olduklarını kendisinin dünyaya bakışından aksettiren bir kişi. Bu yüzden onu doğru okuyabilmek için evvela dilinin “şifrelerini” sökmek, kişiliğinin özellikleriyle tanışmak ve onun düşünce yapısına vakıf olmak gerekiyor.
YÜZYILLARIN SERÜVENİ
Eserinin İstanbul’da tanınmaya başlaması, sene 1742’de 5 ciltte toplanmış 10 kitaplık orijinal nüshanın Darüssaade Ağası Beşir Ağa’ya Mısır’dan hediye olarak gönderilmesinden sonradır. Batı dünyası “Seyahatnâme”yi 1814’te Avusturyalı tarihçi ve edebiyat tariçisi Hammer-Purgstall’ın bir makalesiyle öğrenir.
Tanzimat döneminde, 1843-1846 arasında seçmeler yapılarak (Müntehabât-ı Evliyâ Çelebi) 5 kez yayınlanır. Böylece Seyahatnâme şöhret yolculuğuna başlamış olur. 1890’larda ise Necip Asım (Yazıksız) İkdam Gazete ve Matbaası adına eseri tam metin olarak yayımlamaya girişir.
1896 ile 1902 arasında ilk altı cilt basılır. (Sansür ve otosansür baskısıyla hazırlanan bu baskılar eleştirilmiştir.) Kilisli Rifat (Bilge) tarafından hazırlanan 7. ve 8. ciltler 1928’de yayımlanır (Türk Tarih Encümeni). Ahmet Refik‘e (Altınay) hazırlattırılan ve Latin harfleriyle basılan 9. ve 10. ciltler ise Kültür Bakanlığınca yayımlanır (1935-1938) ve bu baskılar da beğenilmez. (Yukarıdaki bilgileri Sayın M. Sabri Koz’a borçluyum.)
Aradan 60 yıla yakın bir süre geçtikten sonra faaliyete bu kez 1996’da, İ. Gündağ Kayaoğlu’nun girişimiyle (1. Kitap, İstanbul - Orhan Şaik Gökyay) Yapı Kredi Yayınları’da başlanır. Yücel Dağlı, Seyit Ali Kahraman, Zekeriya Kurşun, İbrahim Sezgin ve Robert Dankoff’tan oluşan ekibin çalışmaları 2007 yılında 10’uncu cildin de yayımıyla tanımlanır. Ve evet; o benzersiz sergüzeşt, bunca uzun ve zorlu süreç, onca emek, onca uzmanlık, sonunda yanımıza alıp taşıyabileceğimiz iki güzel cilde sığmış koskoca bir dünya olarak önümüzde duruyor.
Dankoff, hazırladığı Evliyâ biyografisinde diyor ki; “Bilim adamları genel olarak Seyahatnâme’yi birbiriyle bağlantılı olmayan sayısız geçiş yolundan oluşan muazzam bir maden olarak ele aldılar. Örneğin, Evliyâ’nın İznik ya da Arnavutluk, Bektaşi türbeleri, Karagöz eğlenceleri, Kafkas dilleri ya da Sarı Saltuk efsaneleri konusunda söylediklerini araştıran bilim adamları, metni inceleyip aradıkları damarı bulduktan sonra cevheri çıkarıp geri kalan kısmı bıraktılar. (...)”
Seyahatnâme’yi doğru okumak yani madenin bütününü kavramak için çantaya Dankoff’un “Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi Okuma Sözlüğü” ve “Seyyah-ı Âlem Evliyâ Çelebi’nin Dünyaya Bakışı” adlı eserlerini de atmak gerekecektir.

Paylaş