VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
11 Kasım 2016 Cuma | Anasayfa > Haberler > ‘Sıdıka’ geri döndü
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

‘Sıdıka’ geri döndü

Gündelik hayatı samimi bir dille anlatan Atilla Atalay uzun bir aradan sonra, yeni kitabı “Yavaş Tren”le raflardaki yerini alıyor. Öykülerinden oluşan kitap, bilindik Atalay üslubuyla kaleme alınmış.

MERVE AKINCI ALMAZ



1990 yılında ilk kitabı “Usulcacık”ı yayımladıktan sonra kendine bir okur kitlesi edinen Atilla Atalay, aslında daha çok “Sıdıka”yla tanınıyor. Kendisine sürekli koca araması yolunda telkinde bulunan ve terlik fırlatmasıyla ünlü annesi, Sıdıka’dan daha sığ ama eğlenceli ve bize kendini sevdirecek bir dünyası olan dövüş sanatları takıntılı ağabeyi Samim’le eğlenceli anekdotlarına ve diyaloglarına tanık olduk uzun süre. Pek çok kitap yazsa da Sıdıka’yla yer aldı Atilla Atalay zihnimizde. Tabii bunda, dizi uyarlamasında rol alan Hasibe Eren, Füsun Demirel ve Hakan Tanfer’in başarılı oyunculuklarının da etkisi büyük.Atilla Atalay, “Yavaş Tren”de yine Sıdıka’ya yer veriyor.

Atalay, “Lezzet Lalesi” bölümünde Yüksek Gurme Süheyl Başdamak yer alıyor. Süheyl Başdamak, televizyonlarda hemen her kanalda izlediğimiz lezzet gurmelerini bir bünyede birleştirerek mizahı kuvvetli hikâyeler anlatıyor. Biraz da eleştirel yaklaşıyor tabii bu programlara. Gurme karakterine eski pil tattırıp onun eksi kutbu tercih ettiğini ya da duble yol asfalt yaladığını görüyoruz örneğin; ya da tren vagonlarındaki restoranlarda lezzet alternatifleri buluyor; nasıl beslenmeli, hangi besin yararlı, hangisinden uzak durmalıyız gibi bugün çok tartışılan konulara ironik cevaplar veriyor.
“Bilim Güncesi” adlı bölümde ise başka bir karakterini görüyoruz: Prof. Dr. Nüvit Potuk. Potuk, Batı’nın ahlaksızlığını reddeden ancak teknolojisine karşı koyamayan çılgın bir bilim adamı. Çombaz Üniversitesi’nde görev yapıyor kendisi. CERN deneyini minyatür bir ortamda, küçültülmüş tünellerde yapmak için çalışıyor. Bir bilim adamı düşünün ki; hem bilimle bu kadar ilgilensin hem de kaderci olsun…

Güzin Abla vardır, bilirsiniz. İnsanlar ona rumuzlarıyla dertlerini yazar, çözüm ister. Bu kitapta ise artık Yaşam Koçu ve İlişki Uzmanı Lanbanu Ohnur devralıyor bu görevi. “Sarı Dobra” bölümünde, LanbanuOhnur’a farklı kesimden, cinsiyetten ve yaştan insanlar dert yanıyor, ilişki kurtarmak için ondan medet umuyor. Bununla sınırlı kalmayıp gelişen teknoloji ve günümüz sosyal medyası üzerinden bir modern zaman eleştirisi sunuluyor aynı zamanda. Sosyal medya, televizyon ve reklam dünyası, moda ve kozmetik üzerine hicivler arka planda göz kırpıyor okura.
Bunun gibi daha pek çok konuya eleştirel bir gözle yaklaşıyor Atilla Atalay. Bir klişe vardır ya hani “güldürürken düşündürmek” diye; işte Atalay tam da bunu yapıyor. Yazarı tanıyan okurlarını şaşkınlığa uğratmayacak bir ironi ve eleştirel bakış var kitapta. İnce ince, çok da göze sokmadan dokunuyor güncel meselelere. Bugün farklı mecralarda dillendirilen ve protestolarda da kendine yer bulan, cevap verilen, sosyal medyada büyük yankı uyandıran pek çok söylemi diyaloglara yediriyor yazar. Sokaktaki insanın derdini de yakından izliyor yazar belli ki. Belki de bu şekilde onlara da dikkat çekmek, onların yanında olduğunu vurgulamak istiyor. Günlük yaşamdan anekdotlar, güncel olaylara bakış, modern yaşam eleştirisi Atalay’ın gözlem yeteneği ve mizahi üslubuyla birleşince ortaya keskin ancak eğlenceli işler çıkıyor. “Yavaş Tren”, bu açıdan yine keyifli bir okuma sunacak okura.



Paylaş