VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
20 Ocak 2009 Salı | Anasayfa > Haberler > Şiirin kovulduğu yeri acı doldurur
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Şiirin kovulduğu yeri acı doldurur

Susanna Tamaro’nun yeni kitabına adını veren Luisito, bir Amazon papağanı. Romanın yüreği buz tutmuş kahramanı Anselma, Luisito’yu bir akşam tesadüfen çöplükte bulup evine alıyor. Aralarında kurulan dostluksa Anselma’yı yeniden şiire çağırıyor.



Susanna Tamaro’nun yeni kitabı “Luisito, Bir Sevgi Öyküsü” küçük bir roman. Romanın kahramanı, emekli öğretmen Anselma. Roma’da, yalnız başına yaşıyor. Çocukları kendisiyle iletişimlerini telefon konuşmalarına indirgemiş. Torunlarıyla da ilişkisi kopuk. Çünkü Anselma’nın derdi şiirle. Yaşamlarımızdan el ayak çekmiş inceliklerin şiiriyle. Torunları hiçbir şey için doğru dürüst teşekkür etmiyor mesela. Oysa Anselma’ya göre teşekkür etmek de yaşamın şiirlerinden biridir.
Aslında şiirsizlik, Anselma’yı yaşamı boyunca hep yaralamış. Öğretmenliği sırasında, dersinde müstehcen bir hareket yapıp kendisine hakaret eden bir öğrencisini tereddüt bile etmeden tokatlamış ve bu yüzden adı faşizmin son temsilcisine çıkmıştır. Haklıyken medyada suçlu duruma düşürülmüş ama yine de geri adım atmamış, okul yönetiminin olayı hasır altı edecek açıklamalarda bulunmasını talep etmesi üzerine emekliliğini istemiştir. Geri adım da atıp inceliklere ya da şiire ihanet etmemiştir.
Şiirsizliğin Anselma’nın yüreğini nasıl buza çevirdiğini geriye dönüşlerle öğreniyoruz romanda. Buzları eritense Anselma’nın tesadüfen bulduğu bir papağan.

ONU BÖYLE FETHET
Papağanı sokaktaki çöp tenekesinde buluyor Anselma. Alıp evine götürüyor. Papağanla aralarında kurulan dostluk sayesinde kaybettiği yaşama sevincine yeniden kavuşmaya başlıyor. Bu ay zamanda hesaplaşmayı da getiriyor beraberinde. Anselma geçmişiyle yüzleşip, itiraf ederek arınıyor.
Papağana Luisito adını koymakla başlıyor işe. “Luisito”, Anselma’nın yıllar önce ölen ama hiç unutamadığı kız arkadaşının adından esinlenme. Arkadaşı Luisita, Anselma’ya hayatta “bir sınır olduğunu” göstermekle kalmamış, o “sınırın aşılabileceğini” de göstermiştir zamanında. Ve aslında Anselma’nınki, özünde, bireyleşememe sıkıntısıdır biraz da. Ama bunu kurcalamıyor hiç. Hep şiire, hep kendinden başkalarına bakmayı yeğliyor o.
Doğrusu, Anselma’nın şiir arayışının en acıklı serüvenlerinden biri kocasıyla yaşadıklarıdır. Anselma’nın şiiri sevdiğini anlayınca, kendisini tavlayabilmek için bir tomar şiir yığmış önüne adam. Esin perisinin Anselma olduğunu söyleyerek. Topal ayağını ise savaş sırasında madalya gerektirecek türden bir kahramanlıkla açıklamış. Fakat zaman içinde anlaşılmış ki, ayağını savaşta değil, içkiyi fazla kaçırdığı bir sırada motosikletiyle sefil bir kaza yaparak sakatlamış. Anselma’ya düzdüğü şiirlerse, yıllar sonra gardıroptan çıkan, yani yok etme zahmetine bile katlanılmamış, “Onu Böyle Fethet” adında ucuz bir zamparalık kitabından aşırma.
Anselma’nın yüreği böyle böyle buz tutmuş işte. Papağansa ona yitirdiği şiiri geri veriyor. Ya da o şiiri yeniden arayabilme gücünü.
Anselma yüreğinin buzları çözülürken, finale doğru, kavuştuğu bu güçle bir parti veriyor. Eski öğretmen arkadaşlarına. O gün yüksek sesten plaklar çalınıp dans ediliyor. Anselma yeniden başlayabileceğine yürekten inanıyor. Her şeye. Hayata ve şiire.
Fakat o günkü gürültü patırtının hesabını çok kötü veriyor ertesi gün. Çünkü Anselma’nın dairesi, papağanına “tavuk” diyecek kadar hırt, asker emeklisi bir şiir sevmezin dairesine bitişiktir.


KÜNYE
Luisito, Bir Sevgi Öyküsü
Susanna Tamaro
Çev: Eren Cendey
Can Yayınevi
7,5 TL

Paylaş