VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
14 Nisan 2016 Perşembe | Anasayfa > Haberler > Şiirlerimle anılmak isterim
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Şiirlerimle anılmak isterim

21. İzmir Kitap Fuarı’nın onur konuğu Hüseyin Yurttaş “Kitap fuarları kitabı, okumayı, okur olmayı ve bunun önemini gündeme taşıdığı için çok önemli” diyor.

BARIŞ EMRAH

İzmir Kitap Fuarı’nın onur konuğu sizsiniz. Kitap fuarları sizin için ne ifade ediyor?

Kitap fuarları, türlü etkinliklerle, imza günleriyle, başka buluşmalarla süslenerek yazarla okuru bir araya getiren çok önemli organizasyonlar bence. Bazı ucuz davranışlar ve satış biçimleri, bu fuarları asıl işlevlerinin dışına doğru itiyor ve bundan şikâyet edenler de az değil ama bize özgü bir tutum, davranış, işleyiş bu. Ne olursa olsun, kitap fuarları kitabı, okumayı, okur olmayı ve bunun önemini gündeme taşıdığı için çok önemli. Etkinliklerin “etki”si ise ayrı bir güç katıyor bu çalışmalara. Ayrıca, açılan sergiler, vb. ile, plastik sanatlarla ilgili buluşmalar gerçekleşiyor. Türler arası alışverişle doğan bir zenginlik söz konusu. Onun için bu fuarları önemseyenlerdenim ben.

Bir röportajınızda bir gün Talip Apaydın’ın evine ziyarete gittiğinizi ve evin kitaplarla dolu olmasından büyülendiğinizi anlatmışsınız. Edebiyata atılmanızı etkiledi diyebilir miyiz o gün için?

Bu ziyaret 1966-1967 yıllarında gerçekleşti. Talip Apaydın o yıllarda Amasya Kız Öğretmen Okulu’nda müzik öğretmeniydi. Öğretmen okulundan öğretmenim Kemal Özkan’la birlikte çalışıyorlardı. Beni Talip Abi’yle Kemal öğretmenim tanıştırdı. Talip Apaydın’ın evine yalnız gittiğimi anımsıyorum. Girince, evin her yanında uçuşur gibi duran kitapları gördüm. Teller kitap açmış gibiydi. Bundan çok etkilendim. Ben zaten edebiyat tutkusuyla dolu bir insandım. Apaydın’ı ise öğretmen okulu yıllarından beri Varlık dergisinde okuyordum. Birçok kitabını da okumuştum. Evin o durumu, kitapların çiçekler gibi açmış olması beni gerçekten etkiledi. Edebiyata atılmada olduğu kadar, o yolda yürürken de bu kıvılcımlar insanı yeniden, yeniden ateşliyor tabii.

Edebiyatın farklı disiplinlerinde ürünler veriyorsunuz. Bunun özel bir nedeni var mı?

Ben edebiyata şiirle başladım ve öncelikle de onunla anılmak isterim. Ancak şiirle “anlatılamayacak” ya da “söylenemeyecek” o kadar çok şey var ki, bunun için öteki türlerde kalem oynatmak zorundasınız. Roman, öykü, deneme, sohbet yazıları, düşün yazıları ve çocuk kitapları yazdım. Bu türler, benim, şiir sınırlarının ötelerinin olanaklarını ve özgürlüklerini kullanmamı sağladı. Bu, başka bir verim, başka bir sesleniş ve okurla değişik ilişki olanakları demekti. Yelpazesi geniş yazarlardan biri olabildiğimi düşünüyorum.


Paylaş

Bir VatanKitap’ın perde arkasıBu ay üç özel röportajla çıkıyoruz okur karşısına. Bunlardan ilki Türk tiyatro tarihine sahneleye çıkan ilk kadın oyuncu Afife Jale'nin yaşamını romanlaştıran Osman Balcıgil'le bu büyük değer üzerine Ece Erol'un yaptığı şöyleşi oldu. Diğer bir özel röportajımızı Cemre Nur Meleke, Aslı Perker'le yeni romanı Flamingolar Pembedir üzerine gerçekleştirdi. Sinemaya da uyarlanan Kocan Kadar Konuş kitabıyla büyük çıkış yakalayan Şebnem Burcuoğlu ise özlenen sıcak mahalle özlemimizi, Cemal Süreya'ya gönderme yaparak Cemal ve Süreyya aşkı üzerinden giderdiği yeni romanı Süreya Kuaför Salonunu anlattı.

Devam