VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
04 Kasım 2010 Perşembe | Anasayfa > Haberler > Simit, şehirli olma serüvenimizin köşe taşlarından biri...
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Simit, şehirli olma serüvenimizin köşe taşlarından biri...

Yazara soruyorum: Bu kitabı okurken aldığım kiloların hesabını kim verecek?

Aynur Tartan

Kitap yazmak başka, kitap eleştirisi yapmak bambaşka bir iştir. Ben kitap eleştirisi yapmayı bilmem; kitap okumayı bilirim... Bu nedenle Vatan Kitap’dan Buket Aşçı Hanım böylesi bir ricada bulununca korkmadım dersem, yalan olur.
Ama gelgelim; böyle de isabetli bir tercih yapılmaz ki!.. İnsana, en sevdiği yiyeceğe dair, yazılmış bir “ilk kitap”la ilgili görüşleri sorulmaz ki?.. İşte, üstat Artun Ünsal’ın muhteşem Anadolu lezzetleri yolculuğu’nun son halkası, “Susamlı Halkanın Tılsımı” böyle bir kitap... Vay be, dedirtiyor; şu köşe başındaki simidin geçmişine bak!.. Ve insanın canı bu kitabı okudukça simit yemek, simit yemek istiyor!..

Meğer; yemeye bayıldığım, tadına doyamadığım gevrek neymiş? Malum biz İzmirliler, simide gevrek deriz. Bizim gevrek, Artun Hoca’nın çift burmalı İstanbul simidine benzemez... İzmir gevreği başka bir lezzettir, ama İstanbul’un simidi de ayrı güzeldir. Laf aramızda ben, İstanbul’a her gelişimde simit yemeden dönmem. Size bir sır vereyim, aslında ben İstanbul’a simidi için gidenlerdenim... Yani İzmir gevreğini zaman zaman İstanbul simidi ile aldatırım. Bu kitabı okurkenki halimi artık siz düşünün... Üstelik Artun Ünsal’ın kalemi, Orhan Cem Çetin’in iştah açan fotoğraflarıyla da birleşmiş. Bu kitap mis gibi, çıtır çıtır, lezzetli mi lezzetli bir simit gibi...

Şimdi, gelelim benim can simidim Simit’e dair öğrendiklerime... Simit niye çıtır çıtırdır? İşte, Artun Ünsal’ın yanıtı: “Yuvarlak somun ekmeği düşünelim, fırında kapladığı yüzey ile toplam hamur kitlesi (hacim) oranı çok yüksek değildir. Oysa, 15 cm çapında halka simitte daha geniş bir yüzey/kitle oranı (rasyo) oluştuğundan içi daha az hamur, kabuğu ise daha sert, dolayısıyla içi daha pişkin, dışı da gevrek çıkıyor. Simit hamuru burgulanırsa, pişerken “çatlama” yapar, bu da her tarafının aynı kıvamda pişmesini sağlar.” Korkmayın canım, bu kitap, bir kimya kitabı değil... Tam aksine mutfak ustalarının fizik ve kimyanın kurallarını, yaşama nasıl uyarladığını en güzel anlatan kitaplardan biri. Kısacası mutfağın, usta ellerin, binlerce yıllık tecrübesi saklı üç paraya aldığımız Simit’te... Ancak, kitap bu kadarla bitmiyor; simidin sosyal hayatımızdaki, edebiyatımızdaki yerine de değiniyor. Zengin, fakir ayrımı yapmayan susamlı halka, bizim “şehirli” olma serüvenimizin de köşe taşlarından biri; çünkü simit, bir şehir yiyeceği. Şehre özgü bir figür... Yandaşları ise peynir ve çay... Çay, yeni demlenmiş olacak... Yanında benim tercihim pek çok İzmirli gibi teneke tulum, hocamınki eski kaşar... Ama, bu muhteşem üçlünün dümeninde ne çay, ne peynir oturur. Başrol simitte... Siz de benim gibi bir simit tutkunuysanız, bu kitabı hemen edinin... Susamlı Halkanın çok eskilerden gelen tılsımı sizi de sarıp sarmalasın...Bu yazıyı, Hocamın kitabın başında sorduğu bir İstanbul bilmecesiyle bitirelim, bakalım yanıtı biliyor musunuz?

“Can kurtaran halkası
Susamdandır markası
Kimseye karşı yoktur
Gösterişi cakası...”

Paylaş