VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
15 Mart 2013 Cuma | Anasayfa > Haberler > Sıradan insanların sıra dışı hayatı
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Sıradan insanların sıra dışı hayatı

Harry Potter efsanesinin yaratıcısı J.K. Rowling’in “yetişkinler için” yazdığı ilk roman “Boş Koltuk” Türkçede. Roman, sakin bir kasabadaki sıradan insanların bir ölümün ardından sıra dışı hale gelen öyküsünü anlatıyor.

Özlem Akalan
ozlemakalan@gmail.com


1997-2007 yılları arasında yayınlanan ve yedi kitaptan oluşan “Harry Potter” serisi, tüm dünyada 450 milyon kopyadan fazla sattı, 74 dile çevrildi, sinemaya aktarıldı. Haklı olarak da yazarı J.K Rowling’i günümüzün en çok ses getiren ve kazanan kadınına dönüştürdü. Kendi çocukları için yazmaya başlayıp, serinin ilk kitabı yayınlanınca fenomene dönüşen Rowling, bu kez yetişkinler için yazdığı ilk romanla gündemde. Eylül ayında ABD’de piyasaya çıkan “Casual Vacancy”, Dost Körpe’nin çevirisiyle ve “Boş Koltuk” adıyla şimdi de Türkçede.
Roman, Pagford Kasabası’nda yaşayan Barry Fairbrother’ın 44 yaşında, beyin kanaması sonucu ölümüyle başlıyor. Çevresinde sevilen (ya da en azından bazıları tarafından sevilen) Fairbrother’ın beklenmedik ölümü, ailesini ve yakınlarını üzüntüye boğarken, kasabanın geleceğini de yeniden şekillendirir. Zira Belediye Meclisi Üyesi olan Fairbrother’dan boşalan koltuğa yeni bir üye seçilmelidir. Adaylar tek tek gün yüzüne çıkmaya başlayınca çoğu sıradan insanlar olan kasaba halkının hayatı, çocukların da büyük orandaki dahliyle, sıra dışı hale gelmeye başlar.
İşin içine siyasi kavga girince, kendi hallerinde görünen insanların birbirlerine duydukları nefret, mutsuzlukları, kıskançlıkları, hırsları ve en önemlisi de sırları bir bir açığa çıkar. Kasabanın varoş bölgeleriyle aralarına bir sınır çizme fikri de Belediye Meclisi’nde tartışılır hale gelince anlaşılır ki, sanki Barry Fairbrother’ın ölümüyle birlikte merhamet ve tolerans duygusu da kasabadan uçup gitmiştir.

KALABALIK KADRO
Romanda 80’in üzerinde karakterin adı geçerken, başrolü yine çocuklar üstleniyor. Ancak bu romandaki çocukları Harry Potter’dan ziyade Draco Malfoy ile kıyaslamakta yarar var! Zira, anne-babalarından nefret eden ergenlerin cinsellik ve uyuşturucuyu keşfetmeleriyle kasabanın beyaz yakalılar bölgesiyle “varoşlar” arasında pek de sınır kalmaz… 16 yaşlarındaki Andrew, Gaia, Krystal ve Stuart yaşadıkları kasabayı, ailelerini ve hatta okuru derinden etkileyecek kararlar alırlar.
“Boş Koltuk” henüz yayınlanmadan önce dikkatleri üzerine çekmişti. Kitapta, seks ve uyuşturucudan bahsedildiği duyulunca Rowling’in ne yapacağını büyük bir merak konusu oldu. Şiddete uğrayan kadınlar ve çocuklar; uyuşturucu kullanan ebeveynler ve çocuklar; yüksek sesle küfreden babalar ve babalarına içlerinden küfreden çocuklar… Rowling, çocuklar için yazdığı romanları yetişkinler okuduğundan, yetişkinler için yazdığı romanları da çocukların okuyabileceğini düşünmüş olmalı ki her şeyi dozunda bırakmaya çalışmış. Yine de bir uyuşturucu satıcısının tecavüzü, intihar sahnesi ve 4 yaşındaki bir çocuğa yönelik taciz, okuru derinden etkiliyor.



ERGENLİKTEN NEFRET ETTİM
Romanındaki ergenlerin cinsellik, uyuşturucu, birbirleriyle ve aileleriyle ilişkilerinin kendi çocukluğundan izler taşıdığını söylüyor Rowling. Pagford’u anımsatan, küçük bir kasabada büyüyen yazar, o günlerini şöyle hatırlıyor: “Ergenlik dönemimim hayatımın en iyi yılları değildi. Ne verirseniz verin o yıllara dönmeyi istemem. Asla; nefret etmiştim!”
Kitabın satışlarını pek de önemsemediğinin altını çiziyor Rowling; “Şimdi artık kendimi kanıtlama zamanı diyerek oturup düşünmedim. Bu sebeple ve kaygıyla bir hikâye yazabileceğimi sanmıyorum. Bu romanı yazmaya ihtiyacım vardı. Çok sevdim ve yaptığım işten gurur duyuyorum. Benim için de önemli olun bu.”


Kitaptan bir bölüm
“Siz otuzbire devam edin oğlum. Ben düzüşmek istiyorum.”
Bunu duyunca sırıtmayı kesmişlerdi. Şişko tek hedefin, tek gerçek hedefin peşinde koştuğunu utanıp sıkılmadan itiraf etmesine, Andrew da dahil olmak üzere hepsinin hayranlık
duyduklarını ve dalga geçmekten vazgeçmek zorunda kaldıklarını
görmüştü. Şişko hedefe ulaşmak için en kestirme yolu seçmişti şüphesiz; onun pratik sağduyusuna hiçbiri itiraz
edemezdi ve Şişko hepsinin de onun gittiği yoldan giderek mutlu sona ulaşacak cesareti neden toplayamadıklarını kendi kendilerine sorduklarını anlamıştı.
“Bana bir iyilik yap; anneme bundan bahsetme, tamam mı?” diye mırıldanmıştı Krystal’a, birbirlerinin ağzını uzun uzun, şapur şupur keşfederken, nefes almak için verdikleri aralardan birinde; o sırada bir yandan da kızın meme uçlarını
başparmaklarıyla okşuyordu.”

Paylaş

Bir VatanKitap’ın perde arkasıBu ay üç özel röportajla çıkıyoruz okur karşısına. Bunlardan ilki Türk tiyatro tarihine sahneleye çıkan ilk kadın oyuncu Afife Jale'nin yaşamını romanlaştıran Osman Balcıgil'le bu büyük değer üzerine Ece Erol'un yaptığı şöyleşi oldu. Diğer bir özel röportajımızı Cemre Nur Meleke, Aslı Perker'le yeni romanı Flamingolar Pembedir üzerine gerçekleştirdi. Sinemaya da uyarlanan Kocan Kadar Konuş kitabıyla büyük çıkış yakalayan Şebnem Burcuoğlu ise özlenen sıcak mahalle özlemimizi, Cemal Süreya'ya gönderme yaparak Cemal ve Süreyya aşkı üzerinden giderdiği yeni romanı Süreya Kuaför Salonunu anlattı.

Devam