VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
14 Ekim 2014 Salı | Anasayfa > Haberler > Sobacılar’ın ve Makriköy’ün tarihi
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Sobacılar’ın ve Makriköy’ün tarihi

Mehmet Yüce’nin kaleme aldığı “Osmanlı Melekleri” futbolun bu topraklardaki tarihini anlatan keyifli bir kitap. Sporla ilgili olarak Cumhuriyet dönemine sıkışıp kalmış araştırmaların bile yetersiz olduğunu dikkate alırsak Yüce’nin araştırmasını 1875’lerden başlatması başlı başına takdir edilesi bir cesaret.

SERDAR GÜREL



Bu satırlar Gülden Karaböcek’in “Sürünüyorum”, Erol Evgin’in “Söyle Canım” ve Ömür Göksel’in “Sevemem Artık” adlı şarkıları dinlenerek yazılmıştır...

Etraf alışık olmadığım kadar kalabalık. Bağırtılar, köfte kokuları, kaynana zırıltıları ve binlerce insan. Gerçekten tüm bunları hatırlıyor muyum yoksa olsa olsa böyledir diye yıllar boyu yaptığım eklemelerle hatırama bir dekor mu yaratıyorum emin değilim. Ama dört-beş yaşlarımdayken babamla gündüz vakti Ali Sami Yen Stadı’na bir Galatasaray-Fenerbahçe maçı izlemeye gittiğimizi, kapıyı kapatmış görevliye babamın kendine has üslubuyla seslenip kapıyı açtırmasını, benim sıkılıp babama dünyayı zindan edişimi ve maçın ikinci devresini izlemeden stadyumdan çıkışımızı gerçekten hatırladığıma dair en ufak bir şüphem yok.

Babam o maçı ona zehir ettiğime aldırmamış olmalı ki daha sonralarda da birlikte birçok maça gittik. İlerleyen yıllarda yalnız, dostlarla, abilerle gidilen futbol-basketbol-voleybol karşılaşmalar dört haneli rakamlarla ifade edilebilecek sayıya ulaştıysa da senesini, skorunu, kadrolarını bilmediğim (ve öğrenmek için özellikle de çaba sarf etmediğim) o karşılaşma benim gittiğim en unutulmaz maçtır. Artık Ali Sami Yen Stadyumu yok, yarı yarıya tribünler yok, Fenerbahçeli babamın çok sevdiği dostu Galatasaraylı Metin Oktay yok, birlikte maçlara gideceğim babam da yok artık. Özlemek var çokça...

SPORUN TARİHİ

Tüm bu özlemler İletişim Yayınları’ndan çıkan Mehmet Yüce’nin yazdığı “Osmanlı Melekleri” adlı kitabın önsözünü okurken bir kez daha el salladılar hiç toz tutmayan yerlerinden bana.
Mehmet Yüce’nin gittikleri ilk futbol karşılaşmasının bir yıl sonrasında yitirdiği babasına ve ömrünün uzun olmasını dilediğimiz evladına ithaf ettiği ithaf ettiği bu kitap ciddi ve bir çalışma ve araştırmanın ürünü. Ülkemizde spor tarihine dair yayınlanan eserlerin bir elin, hadi bilemediniz iki elin parmakları kadar olduğu göz önünde bulundurulduğunda bu toprakların spor geçmişine dair ortaya konulan bu eslerle yapılan katkıyı oldukça önemsiyorum. Çoğunlukla Cumhuriyet dönemine sıkışıp kalmış araştırmalar bile oldukça yetersiz ve özellikle spor tarihine dair bilgiye, belgeye ulaşmak bir hayli güçken araştırmayı 1875’lerden başlatmak başlı başına takdir edilesi bir cesaret.

Türkçe, İngilizce, Fransızca, Osmanlıca, Rumca, Ermenice vesikalar, gazeteler taranarak titizlikle oluşturulan kitap bu konularda yazılmış birçok örneğin aksine birbirinden alıntı yapmaktan ziyade daha önceleri ulaşılmamış kaynaklarla yepyeni bilgiler ortaya koyuyor. Üstelik kitapta Sadece futbol yok. Tenisten, krikete, rugbyden, çim hokeyine, yüzmeye kadar birçok spor dalının o dönemlere ait izleri de mevcut.

Üç büyükleri herkes bilir de Sobacılar’ı, bugünün Ankaragücü olan ama o tarihlerin Turan Sanatkarangücü’nü, Makriköy, Ramblers Panionios kulüplerini bu kitap sayesinde ilk kez duyanların sayısının hiç de azımsanmayacak miktarda olacağına eminim.

Ne yazıktır ki yok olmuş kulüplerin yegâne fotoğraflarına, o tarihlerde yazılmış şimdi bizlere fantastik geleceğine emin olduğum gazetelerin fotoğraf altı yazılarına, bazısını bildiğimizi bazısını da hiç duymadığımız futbol mabetlerine, Aleko, Danyal ve Ali Sami beylere rastladığımızda sayfalar arasında, futbolu bir kez daha seviyoruz, sadece futbol olduğu için.


KİTAPTAN

Yakışıklılar ve tipsizler


1880 senesi, 27 Kasım Cumartesi, öğleden sonra İstanbul Kadıköy’de İngiliz Futbol Federasyonu kuralları ile (bu bizim bildiğimizfutboldur) yarım saat de olsa bir futbol maçı yapılmıştır. Yani futbol daha önce ezberletildiği gibi 1890’lı yılların ortalarında değil, çok önce İstanbul’da oynanmıştır. Bunun ilk futbol maçı olmadığı da açık. Gazete ‘birlik kuralları’ derken bunu herkesin bildiği ve daha önce de oynandığı havasında yazıyor. Tıpkı ragbi gibi futbol da 1880’lerden önce İstanbul’da İngilizler tarafından oynanıyor. Gazete müsabaka ile ilgili ayrıntıları da yazmış: “Yakışıklılar ve Tipsizlerden oluşan iki takımın bu maçında bol gol gördük.
Maça kulüp üyelerinin büyük bir bölümü havanın yağışlı olması ve hastalık gibi mazeretlerle katılamadı. Bu yüzden maç yetersiz sayıda oyuncu ile yapıldı. Yarım saatlik birlik kuralları ile oynanan maçtan sonra yapılan ragbi maçında Bay Block ve Graves güzel sayılar yaptılar. Öğleden sonra yapılan maç sırasında tuhaf bir gelişme de yaşandı. Bir atak sırasında çizginin içine giren bir ‘Muhacir’ (Muhtemelen Kırım savaşı göçmeni) o sıra birbirleriyle çarpışan oyuncuların arasında kalarak fena halde yaralandı.
Umarız önümüzdeki hafta katılım daha çok olur da daha güzel maçlar izleriz.” Kayıtlara geçen ilk futbol maçı diyebileceğimiz Yakışıklılar-Tipsizler maçının takım kadrolarını da vermiş gazete:
Handsomes: Block, Lambe, Heap, Bigelow, Eyres, Holmes, Whittall, Kerr.

Osmanlı MelekleriOsmanlı Melekleri

Mehmet Yüce

Detay için tıklayın

Paylaş