VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
15 Nisan 2015 Çarşamba | Anasayfa > Haberler > Söz büyücüsü
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Söz büyücüsü

“Zaman Ve Mekan” Nobel ödüllü Mısırlı yazar Necip Mahfuz’un yüzlerce öyküsünden bir kısmını içeriyor. Yirmi öykünün yer aldığı kitap adeta su gibi okunup bitiveriyor. Yazarın duru, sakin, abartısız ancak bir o kadar derinlikli, belleklerde tortu bırakan anlatısına bir kez daha hayran oluyorsunuz.

LEVENT TÜLEK


Çocukluğu 90’lardan önce geçenler (benimki 70’ler ve 80’lerin başını buluyor) mahalle kavramını çok iyi bilirler. Dünyanın her yerinde olduğu bizim ülkemizin de mahalleleri, sokakları henüz arabalarla, büyük binaların arsız çıkıntılarıyla ve insani tehlikelerle dolu değilken insanların her anını yaşadıkları, çocukların oynadığı, kadınların kaldırımlarda toplaşıp eğlendiği, gençlerin bir aşağı bir yukarı arşınladığı, yaşlıların ise kahvelerinde oturup bir saatte evlerine döndüklerinde görüldükleri şahane dünyalardı... Henüz sosyal medyanın s’si yokken yediden yetmişe herkesin birbirini bulduğu, konuştuğu, dokunduğu, sevindiği, ağladığı, kısaca insanca sosyalleştiği alanlardı mahalleler. Tıpkı bizde olduğu gibi aynı zaman dilimlerinde Latin Amerika’da da, Uzak Doğu’da da, Avrupa’da da toplumsal yaşamın özü mahallelerden geçiyordu. Ve tabi bu yaşam tarzı, bu renklilik ve hareketlilik edebiyatçıların da en büyük beslenme kaynaklarından biriydi.

Bizde Atmışlı yıllardan sonrasına denk gelen ve sanatsal anlamda toplumcu-gerçekçi olarak adlandırılan, temelinde yoksulluk, işsizlik, yeni yeni şehirleşme gibi temaların temellendirdiği bir süreçti bu. Ta ki küreselleşme dünyayı bir kanser gibi sarana dek.

Yakın döneme kadar bizim bilmediğimiz ya da önyargıyla baktığımız Arap kültüründe ise mahalle fikrine dair pek de bilgimiz yoktu açıkçası. Bize göre dindar muhafazakar toplumlarda mahalle yaşamı, insanların kadın- erkek- çocuk bir arada olması pek de olamazmış gibi gelirdi. Ancak Arap yarımadasının değil de Kuzey Afrika’nın kadim devleti Mısır’ın mahallelerini, sokaklarını, insanlarını okudukça başka bir ufuk açılıverdi zihnimizde. Bu da pek tabii Mısırlı yazar Necip Mahfuz sayesinde oldu desek yeridir. Yabancı edebiyat deyince yüzümüz direk batıya ya da kuzeye çevirdiğimizden göremediğimiz bir Güney yazınını keşfetmemize yol açtı Mahfuz’un kitapları. İşte Necip Mahfuz Külliyatını yayınlayan Kırmızı Kedi’den yepyeni bir Necip Mahfuz çevirisi daha: “Zaman Ve Mekan”.

MAHALLE SOKAK FONU

“Zaman Ve Mekan” Necip Mahfuz’un yüzlerce öyküsünden bir kısmını içeriyor. Yirmi öykünün yer aldığı kitap adeta su gibi okunup bitiveriyor. Nobelli yazarın duru, sakin, abartısız ancak bir o kadar derinlikli, efsunlu, belleklerde tortu bırakan anlatısına bir kez daha hayran oluyorsunuz. Binlerce yıllık tarihin ve geleneğin damıtılmış, süzülmüş berrak özünü görüyorsunuz öykülerde. Necip Mahfuz’un fonu da mahalleler, sokaklar. Sıradan, abartısız, zaafları olan, zaman zaman fantastik denilebilecek ancak şaşırmayacağınız tuhaf karakterleri resmeden şahane hikayelerden oluşuyor kitap. Ayça Çınaroğlu’nun temiz çevirisinin de verdiği lezzet bu yalınlığı daha da tatlandırıyor. Yazın tuzaklarına düşmeyen, betimleme denizlerine dalmayan, gerilimi olaylara değil insanın içine yüklemeyi adeta büyü gibi uygulayan bir yazar Necip Mahfuz. O yüzden yazının başlığını Söz Büyücüsü diye attım. Çünkü anlattığı öyküler kaba deyimle sömürülmeye, sündürülmeye, abartılmaya o kadar müsait ki, fakat yazar bir an bile bu tuzaklara düşmüyor. Anlatısının titizliği, dilinin berraklığı, ayrıca muzip mizahı öykülerini gerçekten de tadından yenmez hale getiriyor.

Öykülerinde mahalle kültüründen beslenirken asla ona dışarıdan bakmıyor Mahfuz. Kahramanlarını bütün marazalarına rağmen bize sevdiriyor, onların içine girip onların diliyle konuşuyor ve garip bir samimiyet ilişkisi kuruyor okuyucusuyla. Pek de iyi bilmediğimiz bir ülkeyi, sokaklarını, evlerini, kahvelerini ve insanlarını birden içselleştiriveriyorsunuz. Zaman zaman fantastik denilebilecek tuhaflıkta konuları temel almasına rağmen son derece gerçek bir dünyada ağırlıyor sizi yazar. Ve coğrafi olarak yerel bir sınırda da tutmuyor öykülerini.

Dünyanın neresinde yaşarsanız yaşayın size tanıdık gelecek öyküler bunlar. İyi ve kötü, yaşam ve ölüm, doğru ve yanlış gibi evrensel basit kavramları tekrar tekrar okumak isteyeceğiniz kısa metinlerle sorguluyor. Derin felsefe girdaplarına sokmadan, basit öyküler mırıldanıyor size. Ama size kalan bayağı yoğun bir düşünce tortusu. Onu sadece yüzyılın değil, zamansız bir dünyanın yazarı yapan da bu zaten. Temiz, duru edebiyatı özleyenlerdenseniz, bu büyü gibi öykülere tutuluveriyorsunuz.

YERELDEN EVRENSELE

Öykülerin içinde benim özellikle beğendiğim kitaba adını veren “Zaman Ve Mekan”,” Yarım Gün”, “Adam Ve Diğer Adam”, “Çorak Topraklar” ve bence bir kara mizah başyapıtı olabilecek “Norveç Sıçanı“nı sayabilirim. Diğer öykülerin ise tamamı kayda değer. Ayrıca öykü anlatma geleneğini kendi toprağının söylencelerinden, eski Yunan mitlerinden ve Arap yarımadasından yeşerten yazar, modern anlatım tekniği ile en klişe tabiriyle “yerelden evrensele” dersi veriyor.
Son yıllarda Kırmızı Kedi Yayınevinin çokça yayınladığı Necip Mahfuz kitapları onu tanımayan, okumayan kuşaklar için bulunmaz fırsat. Daha önce aynı yayınevinden çıkan “Cebelavi Sokağı‘nın Çocukları“, “Başkanın Öldürüldüğü Gün”, “Aşk Zamanı“, “Midak Sokağı“,
“Zamanın Hükmü“, “Kuştimur Kahvehanesi”, “Ezilenler”,”Hırsız ve Köpekler”, “Miramar”, “Karnak Kafe” kitaplarını da bir yerlere not edin lütfen.

Çünkü eğer “Zaman ve Mekan”ı okursanız hemen ardından yazarın diğer külliyatını da okumak isteyeceksiniz.

Senarist arkadaşlarımla her sohbetimizde sinemada, televizyonda, edebiyatta en büyük sıkıntılardan birinin yerel öykücülüğümüzün çok da üretken ve yaratıcı olmamasıdır.

Disiplininiz ne olursa olsun yaratacağınız, üreteceğiniz işte temelde öykü var. Çağdaş, üretken, iyi öykü yazarlarımızı tenzih ederek söylüyorum, öykü yazmak, senaryo yazmak isteyen yazarların Necip Mahfuz’u incelemelerinde yarar var.

Bize yakın bir yaşam ve coğrafya sunan bu Söz Büyücüsünün eserleri mutlaka sizde bir ışık yakacaktır. Ayrıca edebiyatseverlerin de zaten kaçırmayacağı bir kitap olacağını biliyorum “Zaman ve Mekan”ın...
İyi okumalar.

Paylaş

Bir VatanKitap’ın perde arkasıBu ay üç özel röportajla çıkıyoruz okur karşısına. Bunlardan ilki Türk tiyatro tarihine sahneleye çıkan ilk kadın oyuncu Afife Jale'nin yaşamını romanlaştıran Osman Balcıgil'le bu büyük değer üzerine Ece Erol'un yaptığı şöyleşi oldu. Diğer bir özel röportajımızı Cemre Nur Meleke, Aslı Perker'le yeni romanı Flamingolar Pembedir üzerine gerçekleştirdi. Sinemaya da uyarlanan Kocan Kadar Konuş kitabıyla büyük çıkış yakalayan Şebnem Burcuoğlu ise özlenen sıcak mahalle özlemimizi, Cemal Süreya'ya gönderme yaparak Cemal ve Süreyya aşkı üzerinden giderdiği yeni romanı Süreya Kuaför Salonunu anlattı.

Devam