VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
14 Eylül 2014 Pazar | Anasayfa > Haberler > Suçun cezası aşkta
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Suçun cezası aşkta

Usta kalemiyle kaçakçılık ve aşkı, iyi ile kötüyü tek bir hikayede harmanlayan Şebnem Şenyener, yeni polisiye romanı “Bin Gözle Sevdik Birbirimizi” ile okuyucularına yeni bir açmaz sunuyor.

CEMRE NUR MELEKE


Kitap, İstanbul’un iki ‘yaka’sında geçen iki ‘kara’ öyküyü anlatıyor: Sedir ve Divan. Ortaköy ve Kandilli. “Bin Gözle Sevdik Birbirimizi” ile bir yandan Yusuf ile Cevriye’nin tutkulu aşkına tanıklık ederken, bir yandan da kaçakçılık belasının gerçekliğinde sürükleneceksiniz.

TUTKUMUZ TUTSAKLIĞA MUHALEFET

“Kaderi yazıya dökülen aşkın sesi tuhaftır” diyor Şenyener kitabında. İşte aynı öyle bir tuhaflıkla kitabın ilk öyküsünde Cevriye (nam-ı diğer Parlak) ile Yusuf’un aşkını okuyoruz. Cevriye, hayat tarzı suç ve sanatı sevmek olan bir çingene güzeli. Yusuf, idamla yargılandığı için aranan kaçak bir iş adamı. Bu aşkta üçüncü karakter olan Cevriye’nin kocası Süleyman, karısına delice aşık bir asker kaçağı. Bütün bu aşk üçgeninde kaçakçılık olayını çözmeye çalışan asıl karakterimiz ise, kuş diline meraklı dedektif Nazar Nigoğos.

Gerçek olan bir suçun cezası aşkta mı ödenir? Beyazlığından arındırılmış simsiyah bir İstanbul hikayesinde Şenyener, suç ve cezanın, aşkın ve acının farklı karakterlere bürünmüş halini gözler önüne seriyor.

İnsan aşkı için suç mu işlemeyi göze alırdı yoksa ceza çekmeyi mi? Güzel, alımlı ve fettan bir tavrı olan Cevriye’nin, Yusuf’a olan aşkında gördüğümüz kadın ile kocasının gözünden gördüğümüz Cevriye arasındaki fark, belki de bu üç kişilik aşkta en önemli yanılsamaydı.
“Suç, en saf haliyle de suç mudur?” paradoksunda gezdiren bu öyküde, Dostoyevski’ye öykünen polisiye bir maceranın içinde buluyorsunuz kendinizi.

Sarayın sahibi kadındır!

SARAYIN SIRRI

Cevriye karakterini derinlemesine incelemesini ikinci öyküye taşıyan Şenyener, ana olay örgüsünden kopmayarak yeni bir hikayeyle karşımıza çıkıyor. Suç, ceza ve sarayın sırrı etrafında dönen ikinci hikayede Cevriye karakterini daha yakından tanıyoruz. Bu öyküde en dikkat çekici kısımsa, kadınların daha ön planda tutulmuş olması. Adile Sultan, Osmanlı Hanedanı’nın Divan sahibi tek kadın hattatı. Sarayı, kadınları yetiştirecek bir okul olarak tasavvur etmiş. Kız Lisesi’nin bekçisi Hamza, Cevriye, öğretmen Osman Bey ve lisedeki diğer kızlar arasında geçen suç ve ceza örgüsünü çözmeye çalışan yine asıl karakterimiz dedektif Nazar Nigoğos.

Birinci öyküde olduğu gibi ikincide de Dedektif Nazar Nigoğos’un kuş diline olan merakı suçları çözümlemesinde başrol oynuyor. Bu da romanı hem gizemli hem de sıra dışı kılarak okuyucuya polisiye yorumlamasında yeni bir pencere açıyor.
Bu masalsı öyküde kısa cümlelerle vurguyu en güçlü noktada tutan, aşk tarih ve gizem üzerine ustaca bir kurgu inşa eden Şenyener, Ömer Türkeş’in de dediği gibi oyuncaklı bir anlatı sunmuş bizlere. Bir an Cevriye ile Yusuf’un aşkını yaşarken, birden suç ve ceza örgüsünde olayı çözerken buluyorsunuz kendinizi. Bu döngü kitabın sonuna kadar yakanızı bırakmıyor.
Peki sizin için aşk, suç, ceza, sır; en saf haliyle de olsa aynı anlamı mı taşır? Şenyener’in yeni romanı, bolca soru sorduracak gibi her birimize...

Bin Gözle Sevdik BirbirimiziBin Gözle Sevdik Birbirimizi

Şebnem Şenyener

Detay için tıklayın

Paylaş

İtimatGaliba en iyisi bir çırpıda söylemek. Doktorların yaptığı gibi. Ekim’den beri kanser tedavisi görüyorum ve biraz daha yolum var.

Devam
15 Eylül 2017 Yıl : 13
Sayfa : 163