VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
15 Nisan 2015 Çarşamba | Anasayfa > Haberler > Suçun peşinde bir Seyyah
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Suçun peşinde bir Seyyah

Gerçek adını gölgeleyen bir ajan, ailesinin intikamını almak için ABD’yi hedef almış bir Suudi ve her an her şeyin değiştiği bir dünya düzeni. “Seyyah” casus romanı sevenler için.

İPEK CEYLAN ÜNALAN



Biraz siyasal analiz, biraz komplo teorisi, bol bol macera ve aşk içeren polisiye romanları seviyorsanız “Seyyah” ilginizi çekebilir. Neden mi? Çünkü “Seyyah” hem Ortadoğu meselesine değiniyor hem de Amerika’nın dünya siyasetindeki belirleyiciliğine... Elbette tüm bunlar ABD’li bir yazarın gözünden sunuluyor.

Hikayemiz şöyle; kahramanımız Sarazen henüz çok gençken ailesi Suudi Arabistan’da asılarak öldürülür. Çünkü babası kraliyet ailesine ve yönetimine muhalif bir biliminsanı, zoologdur. İşte o gün, genç adam yemin eder. Bu krallığı yıkacaktır. Bunun için de krallığın gücünün kaynağını yok etmesi gerektiğini düşünür ve bu güç ABD’dir. Şayet krallığı destekleyen ABD olmazsa krallık da olmayacaktır. Formül bu kadar basittir.

Bu amaç için tüm hayatını adaması gerekse bile bunu yapacaktır, yapar da. Cihat çatışmalarına katılır, deneyim kazanır. Okur, onur derecesiyle tıp mezunu olur ve zamanla ihtiyacı olan bilgilere ulaşır. Hedefi kimyasal bir silah üreterek ABD’yi içeriden çökertmektir. Aklına, uzun zaman önce yok olan çiçek virüsü gelir, bu virüsü üretip ABD topraklarına geri salarsa süper güç yok olacaktır.

Ancak uygulamaya koyduğu bu vahşi planı, beklenmedik bir şekilde ortaya çıkar ve ABD üst yönetimi plandan haberdar olur. Sadece birkaç kişinin haberdar olduğu bu korkunç planı engellemesi için, bu işin altından kalkabilecek biri devreye sokulur. Bu kişi, çok gizli bir ABD istihbarat biriminden emekli olmuş, artık normal bir yaşam süren bir ajanıdır. Adını sürekli değiştiran asla gerçek adı bilinmeyen bir ajan... Hatta isimlerinden biri ile bir kitap bile yazmıştır. İşin tuhaf yanı tüm bunlar olurken biri onun kitabındaki gibi cinayetler işlemeye başlar.

“Seyyah” olarak kodlanan bu gizli ajan, Sarazen’i ve virüsünü bulup engellemek için hemen harekete geçer. Elindeki tek ipucu ise onu Türkiye’ye, Bodrum’a sürükler. Çünkü bu ipucu, onunla Bodrum’daki bir telefon kulübesinden konuşan bir kadındır. Artık karşısında onu dünyanın dört bir yanına sürükleyecek bir görev, ABD’deki cinayetlerle bağlantılı olarak Bodrum’da da işlenen bir cinayet ve bu sırada tanıştığı güzel Türk kadın polis Leyla vardır.

Romanın sonunda ajanımız, elbette terör eylemini engeller yani başarılı olur. Sarazen ise hayatını adadığı yolu kaybeder. Aslında bu iki kahraman yani Seyyah ve Sarazen birbiriyle mücadele etse de birbirini çok benzeyen iki kişidir. Tıpkı mensubu oldukları coğrafyalar gibi. Bu yüzden roman onların hikayesi üzerinden Doğu ve Batı‘nın ya da bir paradoksa dönüşen ABD ve Ortadoğu’nun hikayesi olarak da yorumlanabilir.

Seyyah ise tüm bunların az çok farkındadır. Zaten bu yüzden mesleği casusluğa dönmek yerine kimsenin gerçek adını bilmediği sakin hayatına geri dönmek ister ve bir tekneyle denize açılır. Kendine seçtiği teknenin adı da ismi gibi manidardır: Göçebe!

Paylaş

İtimatGaliba en iyisi bir çırpıda söylemek. Doktorların yaptığı gibi. Ekim’den beri kanser tedavisi görüyorum ve biraz daha yolum var.

Devam
15 Eylül 2017 Yıl : 13
Sayfa : 163