VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
25 Aralık 2013 Çarşamba | Anasayfa > Haberler > Takıntılı bay Auster''i taktimimdir
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Takıntılı bay Auster'i taktimimdir

Paul Auster’ın tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de büyük ilgi gören otobiyografik kitabı Kış Günlüğünün ikincisi ABD'de yayımlandı. Report the Interior (İçten Gelen Günlük) adını taşıyan kitap, yazarın çocukluğu üzerinden yalnızlığı keşfini ve ilk karısına yazdığı mektupları içeriyor.

EMRAH GÜLER

Bu kitapta Auster

* Yine ikinci tekil şahıs kullanıyor,
* Babasızlığı ve çocukluğuna eğiliyor,
* Böylece "Yalnızlığı keşfedişi" ortaya çıkıyor
* Her satırına yine takıntıları ve tesadüfler algısı sinmiş
* İlk karısına yazdığı mektupları,
* Ve elbette Brooklyn'in hayatındaki yeri var.


Okurla yazar arasındaki en heyecanlı ilişkilerden biri (kurgu yazarı diye daraltalım), okurun okuduğu kitaptaki karakterlerin davranışları, düşünceleri, duygusal tepkileri, saplantıları, takıntılarının ne kadarının yazarın kendisiyle doğrudan ilintili olduğuna kafa yorduğu anlarda yatar. Okuduğunuz kitabın ne kadarı otobiyografiktir?

Kimi zaman kabaca yazara da sorulan, cevabı hiç bir zaman okuyucuyu tatmin etmeyen bu sorunun çıkış noktası kitabın tümünün ne kadar otobiyografik olduğunu merak etmekten çok, belki de kitabı okurken yazarla mahremiyet noktasında yakınlık hissettiğiniz o özel satırları kendinize (ve kimi zaman yazara) hatırlatılmasında yatar.


AUSTER'İN TAKINTILARI
Paul Auster okurları ise kurgu ve gerçek arasında sürekli gidip gelirler. Romanları arasına serpiştirilmiş anılarını es geçmiş, yalnızca Auster’ın birkaç romanını okumuş okur bile yazarın iç dünyasına, kafasını yoran takıntılara, arızalarına aşina olur. Babasızdır ana karakterler ya da bir baba figürünün yokluğu bir yerlerde karşınıza çıkar. Büyük felaketler olmasa da büyük felaketlerin habercisi belirir yanı başında karakterlerin. Rastlantılar şekillendirir karakterlerin geleceğini.

Toplumsal kimlik parçalara ayrılır Auster’ın birçok romanında, yeni kimlikler filizlenir beklenmedik olaylardan. Hayatı algılama şeklimizin ne kadar öznel olduğunu sürekli hatırlatır Auster’ın anlatıcıları. Ve de kimliğimizin (kimliklerimizin) vücudumuzla ve kullandığımız dille şekillendiğini. Bir başka New York yazarı Woody Allen’ın karakterleri kadar olmasa da, takıntılı yazarlar sıkça çıkar karşımıza. Hatta Paul Auster isimli bir karaktere bile rastlarız kitaplarında.

Sonra Amerika’nın dönüşümüne, 20. yüzyıl Amerikan tarihindeki çatlaklara, ahlaki boşluklara takılmıştır Paul Auster. Belki de bu yüzden kendi vatanı Amerika’dan çok Avrupa’da sevilir Auster. Kendinin ve karakterlerinin Yahudi olması hikâyenin ve karakterlerinin gelişimini kritik noktalarda etkileyiverirler. Tanrıyla ve tek tanrılı dinlerle bir derdi vardır ama ilahi planları olan bir yaratıcıya da sürekli kafa yorar. Rastlantılarla ve felaketlerle şekillenen, tersyüz edilen hayatlar romanlarının önemli dönüşüm noktalarıdır.


BABASIZ BİR ÇOCUK ÇOCUKLUĞUNU ÖZLEYEN YETİŞKİN
Bu nedenlerden dolayı da, Paul Auster’ın romanlarına hayran olan okur anılarını ve otobiyografik eserlerini ayrı bir keyifle okur. Romanlarını daha keyifli, daha zengin yapar bu eserler. Auster’ın ilk basılı eseri “Yalnızlığın Keşfi”nin (The Invention of Solitude, 1982) ilk bölümü, babasının ölümü üzerinedir. Daha doğrusu, babasının ölümü üzerine Auster’ın ölüm, varlık-yokluk, anıların yaratılması-uçması, nesneler üzerinden bir insanın yeniden yaratılmasıdır.

Babasının küçüklüğünden beri Paul Auster’ın hayatında olmadığını öğreniriz. “Ölümünden önce bile yoktu. Çok uzun süre önce kendisine en yakın insanlar bu yokluğu kabullenmeyi öğrenmişti.” Hayatının çok belirgin bir dönemine yönelik ve belirgin bir kişi üzerinden yapılan bu sorgulamalar anı-roman, otobiyografik deneme gibi tanımlanırken, Auster’ın asıl otobiyografisi 30 yıl sonra, İngilizce’den önce Türkçe yayımlanan “Kış Günlüğü” (Winter Journal) ile geldi.


KENDİNE SESLENEN YAZAR
Riskli bir şekilde ikinci tekil şahısla yazılan (ve de yarattığı etkiyle işe yaramış olduğunu gördüğümüz), “Kış Günlüğü” yazarın hatırlayabildiği ilk andan kitabı yazdığı son anlar dizisine kadar olan anılarını “bedenin içinde yaşama nasıl bir duygu” olur sorusunu temel alarak anlatıyordu. Babasının hayatındaki yokluğunu, annesinin farklı kimlikler içinde hayatındaki varlığını, Fransa’da geçirdiği yokluk zamanlarını, ilk karısını, ikinci ve şu andaki karısını ve yazarlık yolculuğunu bedeninin sınırları, olumlu ve olumsuz sürprizleri çerçevesinde anlatıyordu.

Auster, bedenini bilinçli ve bilinçdışı varlığının evi olarak kabul edip, hayatındaki gerçek evler (doğumundan şu anda yaşamakta olduğu Brooklyn’deki son evine kadar) “Kış Günlüğü”nün çerçevesini oluşturuyordu. Adres adres sıraladığı evlerde neler yaşadığını anlatmaktan çok, her evdeki yaşam kesitinden şu andaki varoluşunu etkileyen, beden sınırları içinde iz bırakan anılarını sıralıyordu.


"EVLERİ" ARASINDAKİ KÖPRÜ: BROOKLYN
“Kış Günlüğü”nde babasının yokluğuna ve kaybına ara verip, annesinin ölümünü ve sonrasındaki panik ataklarını ayrıntılıyor; karısı, kızı ve köpeğiyle geçirdiği araba kazası sonrası araba kullanmaya karşı geliştirdiği mesafeyi anlatıyor; geceleri uyuyamadığı zamanlarda içini basmaya devam eden anılarını paylaşıyordu. “Kış Günlüğü,” bir insanın biyografisinin kronolojik sırayla anlatılmasından öte, kitabın adından da anlaşılacağı gibi, 60’larında bir adamın hayatın üçüncü perdesine geçişini sorgulamasına ayna tutuyordu.

“Kış Günlüğü”nden etkilenen Auster hayranlarının bekledikleri devam kitabı “Report the Interior” (Türkçe’ye nasıl çevrilecek henüz bilmiyoruz ama, “İçten Gelen Günlük” olabilir) Aralık ayı başında Amerika’da yayımlandı. Devam kitabı derken, iki kitap arasında kalan bir-iki yıllık dönemi anlattığı sanılmasın Auster’ın. “İlk kitabında bedenin hakkında yazmaya çalıştın,” diyor Paul Auster, “Kış Günlüğü” için. “Fiziksel benliğinle deneyimlediğin bir dolu yıkımı ve zevki sıralamaya çalıştın. Bu kitapta ise çocukluğundan hatırladığın şekliyle zihnini keşfetmeye çalışacaksın.”


YAZARIN ÇOCUK OLARAK PORTRESİ
“Report Interior”ın yaklaşık üçte birini kapsayan ilk bölümü, yazarın dünyayı çocuk gözüyle nasıl keşfettiğini hatırladığı satırlarla başlıyor. “Makasların yürüdüğü, telefon ve çaydanlıkların yakın akraba olduğu, gözlerin ve gözlüklerin kardeş olduğu” bir dünyadan söz ediyor. İlk okuduğu kitapların, filmlerin kendi üzerindeki etkisini elinden geldiğince ayrıntılamaya çalışıyor.

Çocukken okuduğu Sir Arthur Conan Doyle ve Robert Louis Stevenson kitaplarından, sonra ilk satın aldığı Edgar Allan Poe kitabının bir çocuk olarak kendisi üzerindeki etkilerini, edebiyatın büyülü dünyasına nasıl balıklama dalmasını sağladıklarını anlatıyor. Altı yaşında “Dünyalar Savaşı”nı sinemada izlediğini ve bir sahnede tanrıyı sorgulamaya başlamasının tohumlarının nasıl atıldığını hatırlıyor.


ARTIK ÇOCUK DEĞİLSİN: YALNIZLIĞIN KEŞFİ
Paul Auster kitabın başında on iki yaşın ötesini anlatmayacağını yazıyor. “Çünkü on iki yaştan sonra artık çocuk değildin,” diyor. “Yaşamı durmadan yeniye atlamak olan, her gün bir şeyi ilk defa yapıyor olan küçük insandan farklı bir insana dönüşmüştün.” Auster kitabının yarısına doğru sözünden vaz geçiyor ve 20’li yaşlarına giderek, ilk karısına yazdığı mektuplardan alıntıları paylaşmaya başlıyor. Kırk sene öncesinin Paul Auster’ının gençlik karmaşasıyla yazdığı mektuplar, altmışlarındaki Paul Auster’ının ince ve süzülmüş gözlemlerinden sonra yavan geliyor. Sevdiğiniz bir yazar hakkında çok değerli arşiv niteliği taşıyan, özel hayatına biraz daha girmenizi sağlayan bu mektuplar çok kısa süre sonra gereksiz yere uzun gelmeye başlıyor.

Kitabın son bölümü ise, bu kitap ve bir öncekinde anlatılanların gözümüzde birazcık daha fazla canlanmasını sağlayacak fotoğraflardan oluşuyor. “Yalnızlığın Keşfi”ne benzer bir şekilde birbirlerinden bağımsız bölümlerden oluşan “Report the Interior”ın her bölümünden bir diğeri kadar etkilenmeyebilirsiniz ama bir çocuğun gözünden keşfedilen dünya ile 1950’ler ve 1960’ların Amerikası’nın anlatıldığı bölümlerin Paul Auster hayranlarında özledikleri bir tat bırakacağı kesin.

Report the Interior (İçten Gelen Günlük)
Paul Auster
Yayınevi: Henry Holt and Company
28 Dolar

Kış Günlüğü
Paul Auster
Can Yayınları
15 TL

 Kış Günlüğü Kış Günlüğü

Paul Auster

Detay için tıklayın

Paylaş