VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
21 Ekim 2010 Perşembe | Anasayfa > Haberler > Tanzimat’la evlerimiz de aydınlandı!
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Tanzimat’la evlerimiz de aydınlandı!

Türkiye’de belediyecilik nasıl bir seyir izledi? Mehmet Seyit Danlıoğlu’nun “Tanzimat Döneminde Modern Belediyeciliğin Doğuşu” kitabı bu alandaki ilk modernleşme çabalarını anlatıyor.

Atom Damalı

Belediye tarihimiz incelediğinde topraklarımızda kurulan şehirlerin, farklı dönemlerde, farklı yönetim anlayışları ile yönetildiğini görürüz. Bu da sırasıyla; “Dini, Merkezi ve Yerel Yönetim Anlayışları”ydı. Osmanlı Devleti’nin kuruluşundan Tanzimat Fermanı’nın ilan edildiği 1839’a kadar, kentsel yönetimlerde en önemli kurum kadılıktı. Her yerleşim biriminde saltanatın görevlendirdiği kadıların, şeriata uygun olarak adalet dağıtma görevine ek olarak, şehrin huzurunun sağlanması, ticaretin sağlıklı yürütülmesi, esnaf faaliyetlerinin kontrolü, önemli malların fiyatlarının belirlenmesi, şehrin temizliği, imar düzeninin gözetilmesi gibi görevleri de vardı. Bu hizmetlerin yerine getirilmesinde de ona, yeniçeri ocağına bağlı kolluk kuvvetleri ve görevliler yardım ederdi.

Bu yüzden 1826’da yeniçerilik kurumunun ortadan kalkması, şehircilik yönetiminde önemli bir boşluk yaratmıştı. Nitekim, Tanzimat Fermanı Osmanlı Devleti’nin alt yapısında da önemli değişiklikler yapılmasına neden olmuş; Osmanlı yaşamına kanunlar, yönetmelikler, tüzükler girmeye başlamıştı. Tüm bunlar uygulamalarda çeşitli sorunlar yaşanmasına neden olsa da devlet vatandaşların inançları ne olursa olsun tümüne eşit mesafede olmak durumunda kalmıştı.

ŞEHİR MECLİSLERİNİN DOĞUŞU
Tanzimat’ın getirdiği en önemli yeniliklerden biri de yerel yönetimlerde ortaya çıkmış, birçok yeni uygulama başlamıştı. Mesela şehremaneti (belediye) ve şehir meclisi adı verilen yeni kurumlar hayata geçti. Gelişen teknoloji ulaşımda yenilikler yaratırken elektrik ve gaz insan yaşamına girmiş, yeni imar, temizlik, aydınlatma ve çevre anlayışları da oluşmaya başlamıştı. Ancak artan nüfus, devleti içinden çıkılması zor sorunlarla karşı karşıya bırakıyordu. Devlet, çözüm yaratmak için yönetim modelleri oluşturmaya çalışırken, bir taraftan da elindeki merkezi otoriteyi kaybetmeme gayreti içindeydi. Bu da yerel yönetimlere kendilerini yönetecek mali gücü temin etmelerine izin vermedi. Ve bu anlayış Osmanlı Devleti’nden Türkiye Cumhuriyeti’ne taşındı. Ta ki Turgut Özal döneminde, 1984’te çıkartılan Büyükşehir Belediye Kanunu’na kadar. Bu kanunla yerel yönetimlere birçok imkanlar verildi. En önemlilerden biri merkezi imar planlama yetkisinin yerel yönetimlerle paylaşılması olurken, diğeri yerel yönetimlere kendi mali güçlerini kazanma imkanı verilmesiydi. Böylece merkezi yönetim modeli, yerel yönetim anlayışına dönüşürken yerel yönetimler de geleceğin politikacılarının staj gördükleri demokratik kurumlar haline gelmeye başladı. Bugün zaman zaman yaşanan birçok teknik ve mali yanlışa rağmen, bu anlayışla birçok şehrimizde önemli ve başarılı yönetimler oluştu.

İşte, Mehmet Seyit Danlıoğlunun “Tanzimat Döneminde Modern Belediyeciliğin Doğuşu” isimli kitabı, kadıların görev aldığı “din” merkezli yerel yönetim anlayışından yavaş yavaş “merkezi” yönetim anlayışına dönüş sürecini anlatıyor. Kitap, bu dönemde Osmanlı hükümetlerinin birbiri ardına değişik yönetim modelleri denemesini ve bu modellerin sorunları çözemedikçe, bir başka yeni model arayışına geçişlerini detaylandırarak ortaya koyuyor. Danlıoğlu, kitabında Tanzimat idaresinden Cumhuriyet’in kurulmasına kadar geçen sürede çıkartılan tüm kanun ve yönetmeliklerin metinlerine sırasıyla yer vermiş. Güncelliğini kaybetmiş eski lisanlı bazı kelimelerin yeni anlamlarının da parantez içinde verildiği kitapta, ilk Belediye Kanunu’nun 1854’te çıkartılmış olduğunu okuyoruz. Ve bu kanunla kurulan, “Şehremaneti” adı verilen başkent İstanbul Belediyesi’nin, sorunları çözmekte yeterli olamaması üzerine “İntizam-ı Şehir Komisyonu”nun kararıyla, İstanbul’un geliştirilmeye en yatkın ve önemli semti Beyoğlu için (hiç olmazsa) Altıncı Belediye Dairesi’nin kuruluşu takip ediyor. 1871’de yürürlüğe giren Vilayet Kanunu ile Belediyelere yardımcı güç yaratma çabaları ve 1877’de İstanbul için ayrı bir Belediye Kanunu’nun çıkartılması ile son buluşu da... Kitapta bunlara ilaveten sokaklar, yol ve binalar, rıhtımlar, sağlık hizmetleri, zabıta görevleri, belediye gelirleri, esnaflar, evcil hayvanlar ve ekmek hakkındaki yönetmelikler de verilmiş. Bu nedenle Danlıoğlu’nun kitabı araştırmacılar için kolay erişilebilecek bir referans kitabı niteliğinde. Osman Nuri Ergin’in ciltler halindeki “Belediye Mevzuatları” ile ilgili önemli eserinden sonra bu bilgileri güncellemiş olmasından dolayı Mehmet Seyit Danlıoğlu’na teşekkürler...

Paylaş

İki King güçlerini birleştirdiKitapları toplamda yaklaşık 350 milyon adet satan yazar King bu kez gücünü kendisi gibi yazar olan oğlu Owen’la birleştirdi; tüm kadınları uyutan bir virüsün peşine düştü.

Devam