VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
20 Ocak 2010 Çarşamba | Anasayfa > Haberler > "Taşranın çocuğu" olan birinin Başbakan olması önemli bir rol model
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

""Taşranın çocuğu"" olan birinin Başbakan olması önemli bir rol model

AKP muhafazakar bir parti mi yoksa yeni merkez sağ mı? Ümit Kurt yeni kitabında yaptığı röportajları bu soruların ışığında ele aldı...

Canan Hatiboğlu

AKP’yi AKP yapan nedir?

AKP’yi AKP yapan Türkiye’deki diğer merkez sağ partilerin de içselleştirdiği pragmatizmdir ve Türkiye’deki sol muhalefet boşluğudur. Bu pragmatizmin altını dolduran Kürt sorunundan küresel krize, sosyal politikalardan insan hak ve hürriyetleri gibi bir dizi problematik de var.
Bu durumda AKP seçeneksizliğin seçeneği mi? Alternatifi olsaydı şu anki konumu ne olurdu?
Esas itibariyle AKP siyasi hayatımıza kendini merkez sağda ve solda konumlandıran partilerin seçmenler tarafından deyim yerindeyse tarihin çöplüğüne atılmasıyla yeni bir “umut” olarak girdi.

Bugüne gelirsek şu anda piyasa ekonomisine ve neoliberal politikalara bel bağlayan bir siyasetin, yoksullar ve emekçilerden mürekkep bir tabandan dikkate değer bir biçimde yoğun destek alması tabii ki garip bir durum.

AKP, Kürt meselesindeki tutumundan sonra kitleler üzerindeki etkisini koruyacak mı?

AKP’nin tavır almaktan kaçamayacağı bir sorun olarak duruyor Kürt sorunu. Bir demokratik açılım süreci de başlatıldı. Ancak bazı şehirlerde Kürt-Türk çatışmasını andıran olaylar yaşandı ve DTP’nin de kapatılmasıyla birlikte demokratik açılım sürecinde AKP frene basmış gibi gözüküyor. Ben açıkçası AKP’nin buradan dönüşünün zor olduğunu düşünüyorum.

Taşradan gelip kültürel değerlerini korumaya devam edenlerin AKP’yi desteklemesinde Erdoğan’ın rol model alınması etkili mi?

Şerif Mardin’in merkez-çevre diyalektiği çerçevesinden bakarsak AKP’nin sahih anlamda kendini “çevre”de konumlandıran taşranın çıkarlarına ve onun manevi dünyasına sahip çıkmaya çalıştığını pekâlâ söyleyebiliriz. Weberyan anlamda karizmatik bir lider olarak Erdoğan’ın geldiği sosyo-ekonomik sınıfsal yapı ziyadesiyle taşranın değerleriyle yoğrulmuş bir çerçeve arz ediyor. Dolayısıyla bu yapıdan gelen, taşranın çocuğu olan birinin Başbakan olması bu kesimler için önemli bir rol model.

Kitapta AKP’yi erkeklerden ziyade kadınların desteklediğine dair bir ifade geçiyor. Ataerkil AKP kabinesinde kadın varlığı parmakla sayılacak kadar azken bu desteği nasıl yorumlamak gerek?

Evet, söyleşi yaptığımız Nazlı Ilıcak’ın böyle bir gözlemi olmuştu. Aslında kadınların AKP’ye olan bu desteği daha da eskilere ta Refah, Fazilet ve Saadet partilerine kadar uzanan bir geleneğe dayanıyor. Tabii kadınının niceliksel olarak varlığının son derece sınırlı olduğu bu kabinede bu durum bir paradoks gibi gözüküyor. Yani aslında Erdoğan, AKP’ye destek veren kadın kolları için de bir rol model.

Paylaş

Öyleyse ‘Yaşasın edebiyat!’ Geçen ay Grand Pera Emek Sineması’nda çok önemli bir edebiyat davetine katıldım. Davet önemliydi çünkü,Türk edebiyatının “yaşayan” 50 şairinin/yazarının, kendini, edebiyatını ve hayata bakışını anlattığı “Yüz Yüze Konuşmalar, Yaşayan Edebiyat” projesi tanıtıldı.

Devam