VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
20 Eylül 2010 Pazartesi | Anasayfa > Haberler > Tenten’le Brüksel’de bir cumartesi
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Tenten’le Brüksel’de bir cumartesi

Fransa’nın efsane cumhurbaşkanı Charles de Gaulle, bir keresinde: “Tek uluslararası rakibim Tenten’dir. İkimiz de büyük insanlardan korkmayan ufak insanlarız” demiş.

Biz ona Tenten deriz ama dünyanın geri kalanı onu Tintin olarak bilir. Bu, oğlan çocukluğundan genç erkekliğe tam adım atacağı sırada yaşı orada donup kalmış, zeki ve kültürlü, dünya güzeli beyaz Terrier cinsi köpeği Milou’dan başka kimsesi olmayan idealist Brükselli gezgin, pilot ve araştırmacı-gazeteci Tenten hakkında bütün bildiğimiz bu kadardır. Varlıklı, aksi ama temiz kalpli, inatçı, geçimsiz ama yufka yürekli, çabuk öfkelenen ve bu öfke krizleri sırasında ‘Gagalımemeli’, ‘Ostorogot’, ‘Başıbozuk’, ‘Turta kalıbı’, ‘Ölü Gömücü’ gibi dünyanın en eğlenceli küfürlerini (!) icat eden, sık sık Loch Lomond marka viski içen, fakat sarhoşluğu başkalarına zarar değil, kendini komik duruma düşüren bir mizah unsuru olarak kullanılan, biraz kaba ama saygıdeğer ve cesur emekli amiral Kaptan Haddok (Mezgit Balığı), oğlu gibi sevdiği Tenten’le tehlikeli serüvenlere atılırken daima yanındadır. Bu ikiliye eşlik eden sakar ve talihsiz ikiz polisler Dupond ve Dupont ile kulakları hafif işiten, elinde sarkacıyla dolaşan, bunama derecesinde unutkan dâhi Prof. Turnösol (İngilizce’de Calculus) ve egosu yüksek, fazlaca bencil, gizlice Kaptan Hadok’a aşık dünyaca ünlü, İtalyan soprano Sinyora Bianca Castafiore.
Eğer çocukken Tenten’in Maceraları’nı (Les Aventures de Tintin) okumanın zevkini yaşamadıysanız, şimdi eski dostlarımdan bahseder gibi anlatırken gülümsediğim bu çizgi roman çizgi karakterleri size pek bir şey ifade etmez, hattâ çocuksu bulup, ‘ciddi iş’lerinize dönersiniz. Hâlbuki Tenten’in dünyası ciddi ve önemlidir. Orada her şeyden önce siyaseten doğruluğu tartışmaya açık da olsa, kültürel ve siyasi eleştiri vardır. Tenten’in dünyasında, uluslararası örgütlerden, sömürgeciliğe, uzay seyahatinden opera sanatına bilimkurgu, fantezi ve polisiye türlerinde ilerleyen, her biri titizlikle incelenmiş, ince hiciv sanatıyla öne çıkan şahane bir mizah anlayışı vardır. Evet, her yaşın bir son kullanma tarihi vardır, doğru ama 200 milyondan fazla baskı yapmış, 50’den fazla dile çevrilmiş, karakterleri canlı kişilikler olarak farklı kültürlerde dillere girmiş bir çizgi romandan bahsediyoruz; yani Tenten’le tanışmak için hâlâ şansınız var. Üstelik 1994’de iyi çeviri ve korsan olmayan-telifli, orijinaline birebir sadık baskısıyla YKY bütün Tenten koleksiyonunu Türkçe yayımlamış, şimdi Mandolin Yayınevi bunu sürdürmektedir.
10 Ocak 2004’de dünyada tanındığı bütün ülkelerde 75. yaşı kutlananın Tenten, neredeyse Don Kişot kadar ünlü bir hayalperest, James Bond kadar acar bir dedektif, Sherlock Holmes gibi zeki bir mücadeleci, Red Kid ve Asteriks kadar sevilen, onlar kadar popüler bir karakterdir. Dünyanın neresine gitseniz Tenten okurları birbirine benzer. Çocukken bu hınzır, gezgin, sevgilisi olmayan, neredeyse çocuk kadar cinsiyetsiz, ‘büyümüş de küçülmüş’, Peter Pan’ımsı, golf pantolonlu sade giysisi artık üniforması olmuş, fazlasıyla idealist, sorunlara daima barışcıl çözüm arayan ve çok yalnız bu delikanlı ile arkadaşlarının maceralarını yer yer kahkahalarla okumuş insanlar, şimdi kaç yaşında olursa olsun ‘Tenten ve Dostları’nın adını duyunca çocuk oluverirler. Nasıl olmasınlar, bir düşünün henüz “Discovery”lerin vızır vızır uzayda dolaşmadığı, astronotluğun kadın ve erkekler için bir meslek olmasının ancak fıkra sayıldığı, bir siyah Amerikalı’nın ABD Başkanı olacağı hayalinin bile kurşunlandığı ve seyahat etmenin ancak çok zenginlere mahsus olduğu yıllardan çok önce, 10 Ocak1929’da Belçikalı çizer HergÈ (Erje okuyorlar) tarafından önce ‘İzci Tutor’ olarak yaratılan Tenten çizgi karakteri, çocuklar kadar yetişkinleri de ilgilendiren sosyal, siyasi ve kültürel olay örgüsüyle daha 1930’larda kült olmuştur.

SÖMÜRGECİ OLMAKLA SUÇLANINCA DEĞİŞTİ
Gerçek adı olan Georges RÈmi’nin başharfleri G.R.’yi imza olarak kullanan Tenten’in çizeri, 1924 yılında imzasından sıkılarak harfleri tersine çevirdi, yani “R.G.” yaptı. Bu Fransızcada “Erje” diye okunuyordu, yani dünyaca ünlenen adı böylece yazıldığı şekliyle “HergÈ olarak kaldı. Bizim Türkiye’de bazı fıkralarımızda bize benzemeyenle özensizce alay ettiğimiz gibi, HergÈ de Tenten’in ilk maceralarında özellikle Avrupalı olmayan karakterlerini karikatürize edip, gülünç duruma düşürdüğü için eleştirilmişti. Irkçı ve sömürgeci olarak eleştirilmesi üzerine HergÈ tavrını değiştirerek, 1936’da yazıp-çizdiği Tenten’in Çin macerası: “Mavi Lotüs” hikâyesinde o sırada devam etmekte olan Çin-Japon savaşı konusunda Japonya’nın ve Batı’nın Çin’e karşı sömürgeci tutumunu eleştirerek, Çinliler hakkında yaygın olumsuz önyargıların giderilmesinde ciddi bir rol oynamıştır. Zaten bu tarihten sonra daha önce yazıp-çizdiği Tenten Maceraları’ndaki ırkçı ögeleri de değiştirmiş, aslında kendi ideolojisinde büyük bir dönüşüm yaşarken, Tenten de bilinçlenmiştir. Bense Tenten’in çok kadınsız olmasından her kız çocuğu gibi rahatsızlık duymuştum, hâlâ bunu eleştiririm. Ancak çok şükür artık kızların da kısmen özgürce macera yaşayabildiği zamanlara erdik!
Tenten’in 24. macerasını çizerken 1983’de, 77 yaşında yaşamını yitiren HergÈ adına Brüksel’in 25km. dışında geçen yıl kurulan müzeye gitme arzum, İstanbul Goethe Enstitüsü’nün Türk Yazarları AB parlamentosu ziyareti için Brüksel’e davet ettiği seyahatimde gerçekleşti. Böylece benim gibi bir Tenten-sever olan Brüksel Büyükelçimiz Murat Ersavcı’nın eşi ve çok değerli hocam (sayılır) Prof. Bozkurt Güvenç’in kızı antropolog Zeynep Güvenç Ersavcı ile bütün bir cumartesi gününü neredeyse Tenten ve Dostları’na kavuşmuşçasına keyifle geçirdik. Türkiye’de 1950 İlk kez Doğan Kardeş’te özgün adıyla dizi olarak yayınlanan Tenten, daha sonra yerli çizerlerce yeni korsan maceralar şeklinde devam etmiş, benim kuşağım hem bu kopya çizimler ile 1970’lerde hem Milliyet Çocuk’un orijinalleri hem de Methuen Yayınları’nın İngilizce çevirileri arasında bir Tenten okuma serüveni yaşamıştır ama evimde YKY Tenten tam set olarak hâlâ zaman zaman okumak üzere hazır bekler.
Karanlık ve kötü adamların para ve iktidar için küresel olarak her türlü legal ve illegal yollardan cinayet ve hırsızlık eylemlerini hepimizin üzerinden, yiyeceklerimizi GDO’lamaktan, tarımcılığımızı yok etmeye, sularımız, denizlerimiz, havamızdan ve haklarımızı elimizden almaya kadar çeşitli politik oyunlarla rahatlıkla sürdürdükleri günümüzde, bu rezilleri artık “Tenten ve Dostları”nın masum dünyasındaki gibi siyah pardösü, karanlık gözlükleri ve melon şapkalarından ya da asık suratları ve lanetli bakışlarından tanıma şansımız yok. Çünkü artık zalimler bazen arkadaşlarımız, bazen oy verdiğimiz partinin üyeleri olarak yakınımızdalar. Bu yüzden yeniden Tenten ile nefes almak zamanı değilse, nedir?
video.google.com’dan pek çok Tenten videosuna da erişiyorsunuz.

Paylaş

Bir VatanKitap’ın perde arkasıBu ay üç özel röportajla çıkıyoruz okur karşısına. Bunlardan ilki Türk tiyatro tarihine sahneleye çıkan ilk kadın oyuncu Afife Jale'nin yaşamını romanlaştıran Osman Balcıgil'le bu büyük değer üzerine Ece Erol'un yaptığı şöyleşi oldu. Diğer bir özel röportajımızı Cemre Nur Meleke, Aslı Perker'le yeni romanı Flamingolar Pembedir üzerine gerçekleştirdi. Sinemaya da uyarlanan Kocan Kadar Konuş kitabıyla büyük çıkış yakalayan Şebnem Burcuoğlu ise özlenen sıcak mahalle özlemimizi, Cemal Süreya'ya gönderme yaparak Cemal ve Süreyya aşkı üzerinden giderdiği yeni romanı Süreya Kuaför Salonunu anlattı.

Devam