VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
28 Aralık 2009 Pazartesi | Anasayfa > Haberler > Türkler kürtler ve yüzleşmenin binbir kitabı...
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Türkler kürtler ve yüzleşmenin binbir kitabı...

Kürt sorununu anlamak ve çözmek isteyenler için küçük bir yol haritası...

Belma Akçura

Vatan Kitap Eki Yönetmeni Buket Aşçı; sadece kitapları değil, Türkiye"nin siyasi gündemini de yakın takibe alanlardan… Kürt Sorunu üzerine son yıllarda yazılmış kitapları inceleyip benden analiz yapmamı isteyince Kürtleri Hasan Cemal"den sonra sanki bir tek ben yazmışım gibi hemen kabul ettim... Kolay diye düşündüm, yazabilirim sandım. Ancak küçük bir araştırma yapmak için kitapçıları dolaşınca şu kitap, bu kitap derken işin rengi bir anda değişti...

Türkiye"de "Kürt sorunu" ve "Kürtler" üzerine neredeyse yazılmamış konu kalmamış... Öyle ki yıllar önce yazılan, kendini unutturmuş kitaplar bile yeni baskı yapmış...

Kendi kitaplığımın arkalarında unuttuğum "Kürtleri" de çıkartınca elimin altında, Kürt sorunu üzerine yazılmış onlarca kitap bir anda önüme yığıldı...

Oysa kitap aramak ve bulmak için en doğru adres olarak bilinen İdefixe"e göre Kürt ve Kürt sorunu üzerine yazılmış, çeşitli yayınevlerinden çıkmış 287 kitap var...

Kitapların önemli bir bölümü öncelikle ortak toplumsal hafıza yaratmak, geçmişle yüzleşmek üzerine... Yani Türkiye"nin 1920"li yıllardan beri Kürtlerin varlığını niçin "yok" saydığı, baskıcı, şiddet yanlısı asimilasyon politikalarıyla Kürt sorununu nasıl çözümsüz bıraktığı konusunu ele alan kitapların sayısı hayli fazla.

Kürt sorunu "Var mı yok mu" tartışmasını sürdüren kitaplar halen raflardaki yerini korusa da "Kürt sorunu vardır ve çözülmelidir" üzerine yazılmış kitaplar ise en yeni olanlar... Bunlar açılımla ilgili süreci hızlandırmak isteyenlere katkı sağlayabilir. Çünkü Türk ve Kürt aydınlarının Kürt sorununa ilişkin çözümü nasıl ve nerede aradığı, hatta bugünkü hükümetin muhalefetin baskısına rağmen Kürt açılımını bir devlet politikası olarak yeniden nasıl şekillendirmesi gerektiği üzerinde duruluyor.

Bazı kitaplar ise işin teferruatına girmek isteyenler açısından yararlı olabilir. Çünkü bu alan Kürtlerin Osmanlıya karşı ilk isyanlarından Atatürk"ün Doğu ve Güneydoğu Politikaları"na Derebeylerinden Kürt aşiretlerine, bölgedeki ekonomik sorunlardan kimlik sorununa, PKK ve Öcalan"dan Türkleşen Kürtlere, Kürt sorunundan Türk sorununa doğru uzanan geniş bir yelpaze...

Kürt sorunu okuruna "ayrıştırarak" sunan, "Kürdüm", "Kürtsün", "Kürtler" diyerek yazılmış, bu sözlere belli bir ideolojik yaklaşımla vurgu yapan kitaplar da yok değil.

Ama Kürt kimliği üzerine demokratikleşme yönünde önemli bir adım atılmasının önemi üzerinde duranlar, muhalefete rağmen kurumlar arası mutabakatı sağlayan hükümetin Kürt açılımı için devleti değil toplumu ikna etmesi gerektiğinin de bilincinde olanlar hiçte küçümsenmeyecek kadar fazla. Dolayısıyla her üç kitaptan ikisi ortak toplumsal bilincin yaratılması üzerine...

Kürt sorununu anlamak ve çözmek isteyenler için bu da benim yol haritam...

KÜRTLERİN TARİHİ VAR MI?
İletişim Yayınları"ndan çıkan Mardin van Bruinessen"in "Kürdistan üzerine Yazılar" adlı kitabı bu alandaki en iyi kitap. Kürtlerin toplumsal tarihini geniş bir coğrafya ve geniş bir zamana yayan bir çalışma... Türkiye İran Irak"taki Kürt hareketleri, Nakşibendîliğin Kürtler arasındaki etkisi, 1880"den bu yana tarikat ile siyasi ayaklanmaların ilişkisi, Kürt toplumunda şeyhin rolü, Kürtlerin Osmanlıcılıktan ayrılıkçılığa geçiş süreci, İstanbul"da kurulan Kürt örgütleri, ayaklanmaları, Kürt milliyetçiliği ve PKK"nın yükselişi incelenmeye değer.

KÜRTLER NİÇİN İSYAN EDİYOR?
Kürt isyanlarının tarihteki yerini kısaca "Hiç bitmeyen bir var olma mücadelesi" olarak tanımlamak mümkün. Her isyan kendi tarihinin kapısını aralıyor. Aynı darağacında sallanan babalar ve oğullar; topluca yok edilen köyler; kurşunlanmış bedenler... Olaylara tanık olmuş kişiler ile bunların yakınlarıyla yüz yüze yapılmış görüşmelere Ahmet Kahraman"ın Evrensel Yayınları"ndan çıkan "Kürt İsyanları" adlı kitabı canlı bir belgesel özelliği kazandırıyor. Koçgiri, Şeyh Said, Ağrı ve Dersim isyanları öyküsel bir üslupla anlatılıyor.

Belgelerle anıların örtüşmesinin önemini ise Ali Rıza Erenler"in Kalan yayınlarından çıkan "1. Dünya Savaşı, Koçgiri, Seyh Said ve Dersim"e Dair Yazılmayan Tarih ve Anılarım" adlı kitabıyla ortaya çıkıyor. Erenler 1915 - 1938 yılları arasındaki sürece katkısını belgeleriyle ortaya koyuyor… Hüseyin Aygün"ün kaleme aldığı "Dersim 1938 ve Zorunlu İskan" adlı kitabını okunca da her isyanın neden ayrı bir kitaba dönüşebildiğinin önemini daha iyi anlıyorsunuz. Dönemin İskan müdürü Dr Reşat Tanyeri"nin kişisel arşivinden alınan belgelere göre batıya yaklaşık 12 bin kişinin nasıl göç ettirildiğine tanık oluyorsunuz… Üstelik tüm bu kitaplarda dersim raporlarını da bir arada inceleme şansınız oluyor.

TÜRKİYE"DE KÜRT OLMAK NASIL BİR ŞEYDİR?
Türkiye"nin Kürt sorununu PKK ile şiddet ve terör yıllarını perde arkasında olup bitenleri öğrenmek isterseniz o zaman bu sene TÜYAP"ta Kürt sorunu üzerine en çok satan kitaplar listesinde yerini koruyan Hasan Cemal"in Doğan yayınlarından çıkan "Kürtler" kitabını okuyacaksınız. Çünkü bu kitap Türkiye"yi 1984 yılından başlayarak kanatan sorunun ne olduğunu anlamanız, Cudi Dağı"nın tepesinde askerle sabahlamanın, Diyarbakır"da, Şırnak"ta PKK"lılarla, Kürt aydınlarıyla buluşmanın, Genelkurmay başkanlarıyla, istihbarat yetkilileriyle Kürt sorununu konuşmanın ne anlama geldiğini bilmeniz için... Bir Kürt aydını Orhan Miroğlu"nun Everest Yayınları"ndan çıkan "Dıjwar" adlı kitabı ise Türkiye"nin en karanlık faili meçhul cinayetlerinden birine ışık tutuyor. Musa Anter cinayetinin birinci elden tanığı olan Orhan Miroğlu sadece barıştan yana bir aydının nasıl ortadan kaldırıldığını değil, Diyarbakır Cezaevi"nin ve itirafçılığın karanlık dünyasını da gözler önüne seriyor.

DEVLET "KÜRT SORUNU"NDAN NE ANLIYOR?
Türkiye siyasetinin aktörleri, bürokrasi, siyasi akımlar ve sıradan yurttaşlar Kürt meselesini nasıl algıladı? Cumhuriyet, milliyetçilik, sol, yurttaşlar Kürt meselesine nasıl, hangi kavramlarla yanıt bulmaya çalıştı? Mesut Yeğen İletişim Yayınları"ndan çıkan "Devlet Söyleminde Kürt Sorunu" başlıklı kitabında Kürt sorununun çözümsüzlüğünde devletin bu konuya bakışının "ret" ve "inkâr" düzeyinde kalmasının önemine değiniyor. Kürt sorununa ilişkin söylenecek sözün tükenmesini kanıksayan tutuma karşı duruyor. Türkiye"deki başka etno-politik meselelerle ve bunları "halletmek" için kullanılan araçlarla benzerlik ve farklılıklarına da göz atılıyor. Kürtlerin algılanma biçimindeki değişim eğilimlerine ve bu değişimdeki tehlikelere dikkat çekiliyor.

KÜRTLER DAĞA NİÇİN ÇIKIYOR? DEMOKRASİDEN NE ANLIYOR?
Prof. Dr Doğu Ergil bu soruya "PKK Gerçeği" adlı kitabında dağa çıkışın ardındaki sosyal ekonomik ve siyasal nedenleri irdeleyerek yanıt bulmaya çalışıyor. Timaş Yayınları"ndan çıkan "Kürt Raporu / Güvenlik Politikalarından Kimlik Siyasetine" isimli kitabında ise Türkiye"nin doğusunun demokratik sürece güven duyup duymadığı Sınır ötesi operasyonların terörü engelleyip engellemediği üzerinde duruluyor. Kürtlerin kendi içinde ayrıldığı noktalar ve Kürt milliyetçiliği üzerinde duruyor. Ancak Kürt milliyetçiliğinin ne olduğu sorusunun gerçek yanıtını mı arıyorsunuz o zaman İletişim Yayınlarından çıkan "Kürt Milliyetçiliği Tarihi" adlı kitap yine bence alanındaki en iyi kitaplardan biri...

RAPORLAR "KÜRT SORUNU"NA NASIL BAKIYOR?
85 yıllık Türkiye Cumhuriyeti"nde çeşitli kurum ve kuruluşlar Kürt sorunu üzerine sayısız rapor hazırladı. New Age Yayınları"ndan çıkan "Devletin Kürt Filmi" kitabımda Cumhuriyetten bu yana Kürt sorununa ilişkin hazırlanan 80"in üzerinde raporlara yer vermeye çalıştım. Ancak her raporun kendi içerisinde bir önem taşıdığını düşünüyorum. Dolayısıyla raporların hazırlandığı tarihsel süreci de yorumlamak açısından bu raporları belki de tek tek incelemek gerekiyor. Örneğin Gazeteci-yazar Saygı Öztürk "İsmet Paşa"nın Kürt Raporu", Kaynak Yayınları"ndan çıkan "Celal Bayar"ın Şark Raporu" gibi...

KÜRT SORUNUN ÇÖZÜMÜ MÜMKÜN MÜ?
Bazı Kürt yazarları sorunun çözümünde insanı ve demokrasiyi, bazıları ise dini referans alıyor. Dini referans alanlardan biri de Kürtlerin kökeni, coğrafyası, dili, dini üzerinde yapılmış araştırmaları irdeleyen Altan Tan.

Tan"ın Timaş Yayınları"ndan "Kürt Sorunu" adıyla çıkan kitabın önemli bir bölümü Kürtlerin tarihi üzerine. Bu kitapta Ahmede Xani ve Kürt milliyetçiliği, ikinci meşrutiyet sonrası Kürt örgütleri, Kürt Ermeni ilişkileri, Kurtuluş Savaşı"nda Kürtler, Cumhuriyet öncesi, sonrası Kürtler, Lozan Antlaşması ve Kürtler, Musul meselesi-Irak Kürtleri, Hilafetin kaldırılması, 1925 sonrası Kürt siyaseti, Dersim isyanı, 1960 İhtilalı ve Kürtler inceleniyor.

Ancak Diyarbakır Askeri Cezaevi"nde gördüğü işkence sonrasında hayatını kaybeden Bedii Tan"ın oğlu Altan Tan"ın çözüm önerisi İslam dini içindeki ümmet anlayışı, sadece bizim ülkemizin değil, tüm bölgenin etnik problemlerini çözebileceği yönünde. Ancak sorunun çözümüne yönelik Tan"ın Ümmetçi bakış açısı bazı Kürt ve Türk aydınlarının gözünde onun Kürt tarihini yorumlayış biçimini de tartışmalı hale getiriyor.

Yine de karşılaştırma yapmak için bu alanda yazılmış sayısız kitap var. Örneğin Kürt sorununa sosyal demokratik yaklaşımı referans olarak gösteren ise Ercan Karakaş "Kürt Sorununa Sosyal Demokratik Yaklaşımlar" başlıklı kitabını Kalkedon Yayıncılık"tan çıkarttı. Karakaş kitabında hükümetin açılımı bir an önce TBMM ile paylaşması gerektiğini belirtiyor. Türkiye"de aydın siyasetçi ve bürokratların çözüme yönelik ne düşündükleri ise Devrim Sevimay"ın dizi çalışmasını kitaplaştırdığı Özgür Yayınları"ndan çıkan "Kürt Sorununda 29 Temmuz Sonrası Tartışmalar" kitabından izleyebilir...

Mehmet Altan ise Hemen Kitap Yayınları"ndan çıkan "Kürt Sorununu İnsanileştirmek" adlı kitabında çözüm için "insanı" referans alıyor. Şöyle diyor: " Herkes sorup duruyor: `Kürt sorunu nasıl çözülür?` Benim kısaca cevabım şudur: Fazla siyasileşmiş ve askerileşmiş bu meseleyi insanileştirerek. İnsanileşmeyi sağlayacak olan da hukuksallaşmadır… Türk ya da Kürt... İnsanının acısına aldırmadan, çare aramadan, sadece gerginlik politikası sürdüren hiçbir siyasi partinin ve hareketin şansı yok..."

Paylaş

İtimatGaliba en iyisi bir çırpıda söylemek. Doktorların yaptığı gibi. Ekim’den beri kanser tedavisi görüyorum ve biraz daha yolum var.

Devam
15 Eylül 2017 Yıl : 13
Sayfa : 163