VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
15 Nisan 2015 Çarşamba | Anasayfa > Haberler > Uçan halının püsküllü derdi
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Uçan halının püsküllü derdi

Tuna Kiremitçi “Uçan Halıların Ayrodinamik Sorunları“nda, Natalie Portman ile tanışmak için dünya çapında bir roman yazmaya çalışan bir yazarı anlatıyor.



“Git Kendini Çok Sevdirmeden”, “Bu İşte Bir Yalnızlık Var”, “Yolda Üç Kişi” vd... Tuna Kiremitçi, hemen her kitabı ile gündeme gelen, kendinden bahsettiren bir yazar. Bunda elbette, özel hayatının bir dönem magazin basınına yansımış olması, adının “aşk yazarına” çıkmış olmasının da etkisi var. Nitekim bir önceki romanı, “Sonun Geldi Sevgilim”in bir önceki evliliğini anımsatmasıyla “kahraman o mu değil mi?” söylentileri de satıraralarında dolaşmıştı.
Yeni romanı “Uçan Halıların Ayrodinamik Sorunları“ da yeni benzer soruları sorduruyor. Ancak bu kez gündeme gelen Kiremitçi’nin özel hayatı değil, mesleki hayatı. Zira romanın kahramanı da bir yazar: Berkay Uysal. Berkay, 2000’li yılların başında adını duyurmuş bir çoksatar yazar. Üstelik “Aşk romanlarının unutulmaz yazarı“ olarak anılan biri Kiremitçi gibi.

Kahramanımız yeni romanında ise çıtayı iyice yükseltiyor ve “dünyaca ünlü bir roman yazmak” istiyor. Çünkü Natalie Portman’la tanışmak gibi bir derdi vardır. Şayet dünyaca ünlü bir yazar olursa dünyaca ünlü bir oyuncu ile tanışabileceğini düşünüyor ve bir yol haritası yapıyor kendine. Diyor ki; “Dünyaca ünlü bir roman yazmak ne kadar zor olabilir?” Şayet bu amacını nesnel bir proje gibi görür, planlarını doğru yapar ve uygularsa başarılı olacağına inancı ise tamdır.

Berkay Uysal, dünyaca ünlü bir roman yazabilmek için Batıyı etkilemesi gerektiğini düşünür. Batı‘yı etkilerse dünyaya ulaşacaktır. Bunun için de önüne iki yazar modeli koyar: Orhan Pamuk ve Elif Şafak’ı. Çünkü her ikisi de Batı‘da başarılı olmuştur. Böylece İstanbul’dan Konya’ya, oradan kars’a, Van’a, Diyarbakır ve Hatay’a uzanan yolculuklar yapıyor. Ancak bir süre sonra bu yolculuklar polisiye bir nitelik de kazanmaya başlıyor çünkü kahramanımızın asıl adı Berkay Uysal değildir.

O, 80’li yılların başında evden kaçmış, kendine yeni bir isim ve kimlik edinmiş Abidin’dir ve cinayet şüphelisi, hapishane kaçkını iki de abisi vardır. “Peki neden Batılılar’ı etkilemeyen çalışan bir yazarın hikayesi”ni konu almış ? Bunu Kiremitçi’nin sözleriyle yanıtlayalım: “Batılıların hoşuna gidecek bir roman yazmaya çalışan Doğulu kahraman fikri, yıllar önce aklıma düştü. Bir yazar arkadaşım, yurtdışında bir festivale katılıyor. Onu takdim ederken, ‘Bakalım Türkiye’den gelen romancı, bize uçan halısında neler getirmiş?’ diyorlar. Haliyle arkadaşım bozuluyor.

Çünkü yazdıklarının uçan halıyla falan alakası yok. Batılı olmayan bütün yazarlar aynı kaderi paylaşıyor. Onların seni görmek istediği gibi, yani az gelişmiş, depresif ve turistik olmak zorundasın! Heyecan yaratmaya hakkın yok.”

Paylaş

Yeni sayı yeni heyecanBu ay kapağımıza Türk edebiyatının yaşayan en büyük yazarlarından Selim İleri'yi aldık. Selim İleri, edebiyatta 51 yılı geride bıraktı ve bu yıl karşımıza iki yeni romanla çıktı.

Devam