VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
15 Nisan 2018 Pazar | Anasayfa > Haberler > Vatanından ayrılmış eserlerin içli sesi
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Vatanından ayrılmış eserlerin içli sesi

“Maskeli Tarih” ve “Kayıf Halife” romanlarının yazarı M. Yahya Coşkun yeni kitabı “İncilerin Yıldızı”nın merkezine Kaşıkçı Elması’nı alıyor. Coşkun, tarihi eser kaçakçılığına dikkat çeken romanı için “Vatanından uzak topraklarda esir düşmüş bir insanla, vatanından koparılmış bir eser arasında fark yoktur” diyor.

İPEK CEYLAN ÜNALAN



"İncilerin Yıldızı”nın odağında yüzyıllardır gerek değeri gerek güzelliğiyle dillerden düşmeyen Kaşıkçı Elması var. Böylesine çok hikâyeye konu olan Kaşıkçı Elması’nı seçmenizin özel bir nedeni var mı?
Elmas, efsanevî bir taş. Tarih boyunca elmasa onlarca anlam yüklenmiş. Elmas, insanlar tarafından yalnızca özel değil aynı zamanda ilginç bir nesne olarak kabul edilmiş. Antik Yunanlılar, elmas için “Tanrıların gözyaşı” demiş. Kaşıkçı Elması da büyüklüğü, güzelliği ve efsaneleriyle elmaslar içinde özel bir yerde duruyor. Kendi hikâyesi var bir kere. Merak edilen bir tarafı var. Ben de bu hikâyeden hareketle kendi hikâyemi anlattım. Elmasın gölgesinde bir macera kurguladım. Bilinen bir nesnenin ışığında bilinmeyenlere dikkat çekmek için Kaşıkçı Elması’nı seçtim.

Sizi Kaşıkçı Elması’nın hikâyesinde çeken ne oldu?
Topkapı Sarayı’na gidenlerin en çok dikkatini çeken eserlerin başında Kaşıkçı Elması gelir. Küçük bir çocukken bu saraya gittiğimde elmas, gözlerimi kamaştırmıştı. Eh, hikâyesi de oldukça ilginçti. Farklı rivayetler, bana farklı hikâyeler anlatma imkânı tanıyordu. Bu yüzden çıkış noktam Kaşıkçı Elması’ydı. Asıl meselem ise tarihi eser kaçakçılığına dikkat çekmekti.

“İncilerin Yıldızı”nda kıdemli bir tarih profesörünün bir anda kendini Kaşıkçı Elmasını çalmakla görevli bir ekibin parçası olarak bulması üzerinden tarihi eser kaçakçılığının nasıl bir bilinçle yok edilebileceğinin altını çiziyor ve tarihi eserlerimizi korumanın önemine odaklanıyorsunuz. Böyle zorlu bir konuyu işlemenin zorlukları nelerdi?
Tarihi eser kaçakçılığı, dünyanın bilinen tarihi kadar eski neredeyse. Birçok millet, en eski devirlerden itibaren savaşlarda yendikleri milletlerin eserlerini, bir zafer nişanesi olarak alıp yanlarında götürmüşler… Aslında aynı acı tecrübeler bugün de yaşanıyor. Yanı başımızda dün Irak’ta, bugün Suriye’de yaşanan tarihi eser kaçakçılığı da geçmiş devirlerinkinden eksik kalır mahiyette değil. Bu ve benzeri yağmalar, aradan zaman geçip acılar azalınca ortaya çıkıyor. Dünyanın müzelerini gezin, özellikle antik çağ ve İslam eserleri bölümlerine göz atın, muhakkak coğrafyamızdan çalınan eserleri görürsünüz. Dünyanın en önemli müzelerinde, en bilinen, en mutantan sergilerinde hep coğrafyamızın eserleri vardır. Ben onlara bakınca, vatanından koparılmış, toprağından sökülmüş eserlerin hüznünü görüyor, içli seslerini duyuyorum. Zaten bu roman, en çok, vatanından ayrılmış eserlerin içli sesidir. Fransa’dan Danimarka’ya, İngiltere’den Almanya’ya, aslında coğrafyamıza ait olan, bu toprağın bilgisi, tecrübesi ve hikmeti ile üretilmiş eserler sergileniyor.

* Tarihi eserlerin önemi hakkında farkındalık yaratabilme konusunda neler söylemek istersiniz?
Vatanından uzak topraklarda esir düşmüş bir insanla, vatanından koparılmış bir eser arasında fark yoktur. Her ikisi de ait oldukları coğrafyanın hür varlıkları olarak daha anlamlıdırlar. Bir tarihi eseri coğrafyasından koparmak, o coğrafyanın şuurunu çorak bir araziye dönüştürmek gibidir. Her yaş grubundan insanın bu idrake erişmesi gerekir.

Farkındalık oluşturulmalı
Tarihi eser kaçakçılığı, yalnızca hukuki yollarla, polisiye tedbirlerle çözülemez. Toplumsal bilinç, bireysel sorumluluk ve ahlaki normlar diri tutulmalıdır. Tarih şuurunu sahip olmayan bir toplumun tarihten kalanlara artık muamelesi yapması doğaldır. Bu sebeple evde, okulda, hayatın her alanında eğitimin işlevinden maksimum düzeyde yararlanılmalıdır. Farkındalık oluşturmadan, çocuklara, gençlere bu şuur verilmeden bu sorun çözülemez.


İncilerin Yıldızı
M. Yahya Coşkun
Profil Kitap
17,5 TL

Paylaş

İtimatGaliba en iyisi bir çırpıda söylemek. Doktorların yaptığı gibi. Ekim’den beri kanser tedavisi görüyorum ve biraz daha yolum var.

Devam
15 Eylül 2017 Yıl : 13
Sayfa : 163