VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
14 Temmuz 2016 Perşembe | Anasayfa > Haberler > Warcraft’ın edebiyatla sınavı
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Warcraft’ın edebiyatla sınavı

Bir oyun olarak başlayan, ardından sinemaya uyarlanan “Warcraft” Christie Golden’ın kalemiyle macerayı roman sanatına taşıyor. Oyunu oynamamış, filmi izlememiş olsanız da okuyun. Hatta böylece bu kitaplardan daha çok keyif alabilirsiniz.

YONCA BOZTUNALI



Hayatımıza yılan, tetris vb. ile giren “human-computer interaction” (insan bilgisayar etkileşimli iletişim) artık illüstratif muazzam bir görsellik ile çekici bir fantastik dünya sunan büyük bir sektör hâline geldi. Bu konuyla haşır neşir olan milyonlar içerisinde her yaş, her ülke, her statü var. En son verilere göre; 55 milyar dolarlık büyüklüğe sahip olan sektör, harcadığı bütçeler ve getirdiği hasılat ile sinema endüstrisine de kafa tutuyor. Çin’in 14 milyar dolar ile en büyük payı aldığı sektörde sırasıyla; Amerika, Japonya ve İngiltere başı çekiyor.

Bu sektörün en büyüklerinden Blizzard Entertainment firmasının 1994 yılında piyasaya çıkardığı “Warcraft” oyunu bunlardan biri. Dünya genelinde 12 milyonu aşkın kullanıcısı ile “World of Warcraft”, “en popüler MMORPG oyunu” olarak da 2009 yılında Guinness Rekorlar Kitabı’na girmiş bulunuyor. (Yabancısı için; MMORPG; İngilizce: Massively Multiplayer Online Role-Playing Game, Türkçe: Devasa Çok Oyunculu Çevrimiçi Rol Yapma Oyunu.)
Oyundan filme, filmden kitaba
Yıllarla kullanıcısı katlanarak çoğalan ve fenomen hâline gelen oyundan yola çıkarak çekilen filmde, oyun sektörünün pazarlama deneyimini ne kadar iyi kullandığı apaçık ortada: Filmin yönetmen koltuğunda, geçtiğimiz yıl kaybettiğimiz David Bowie’nin oğlu Duncan Jones var; film müziklerinde imzası bulunan kişi ise, başka bir fantastik dünya olan “Game Of Thrones”un müziklerini yapan İran asıllı Alman Ramin Djawadi…

Ve tüm dünyayı kasıp kavuran bu oyunun ve filmin kitabı artık Türkçede. Dev endüstri, kitabı da başıboş bırakmamış elbette ve fantastik dünyanın güçlü kalemi, yedi kez New York Times Bestseller’ı olmuş ödüllü yazar Christie Golden’a emanet etmiş hikâyeyi. Bilim kurgu ve fantastik gerilim türlerinde kırktan fazla kitabı ve pek çok kısa hikâyeleri olan Golden, “Star Trek”, “Star Wars” serilerinde de pek çok kitaba imza atan bir isim.
Mitolojideki av tanrısı Artemis’in ismini taşıyan yayınevinden çıkan kitaplar, bu hâliyle de hoş bir buluşma ve uyum yakalamış aslında. Yayınevi, “Warcraft”la ilgili iki kitap birden sunuyor. Biri; filmden önceki Warcraft efsanesine dayanan epik bir macera olarak tanımlayabileceğimiz, “Warcraft Durotan.” Ülkemizde de vizyona giren “Warcraft: İki Dünyanın İlk Karşılaşması” filminde anlatılan hikâyenin öncesine uzanan bu kitapta, yazar Christie Golden, insanlarla orkları savaşın eşiğine getiren sebepleri usta kalemiyle büyülü ve fantastik bir dünya eşliğinde karşımıza çıkarıyor. Güçlü ve özgürlüğüne düşkün, kendine özgü yaşam ve savaş kuralları olan Buzkurdu Klanı’nın hayat şartlarının giderek güçleştiği Draenor dünyasında babasının yerine geçen Durotan’ın zorlu kararını ve klanıyla birlikte hayatta kalma ve bilinmeyene doğru yola çıkma mücadelesi anlatılıyor bu ilk kitapta.

Devasa bütçe ile çekilen filmin öyküsüne yer verilen diğer kitap olan “Warcraft”: Filmin Öncesinin Hikâyesi” ise, Azeroth medeniyetinin kapısında, topraklarını istila etmek için bekleyen korkutucu bir ırk olan ve tükenmenin eşiğindeki topraklarından göç eden orklarla yapılan mücadeleyi anlatıyor. İki dünyayı birleştirecek kapı açıldığında, ordulardan biri yıkımla, diğeri ise tükenme tehlikesi ile karşı karşıya kalıyor. Düşman taraflardan iki kahramanın, ailelerinin, halklarının ve memleketlerinin kaderini değiştirecek bir onur mücadelesine girişleri de destansı bir dille anlatılıyor. Her zaman pek çok farklı yüzü olan ve herkesin farklı mücadele verdiği savaşın ortasında, olağanüstü bir güç ve fedakârlık hikâyesi anlatılıyor.


Paylaş

Öyleyse ‘Yaşasın edebiyat!’ Geçen ay Grand Pera Emek Sineması’nda çok önemli bir edebiyat davetine katıldım. Davet önemliydi çünkü,Türk edebiyatının “yaşayan” 50 şairinin/yazarının, kendini, edebiyatını ve hayata bakışını anlattığı “Yüz Yüze Konuşmalar, Yaşayan Edebiyat” projesi tanıtıldı.

Devam