VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
11 Haziran 2011 Cumartesi | Anasayfa > Haberler > Wole Soyınka ile NEW YORK
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Wole Soyınka ile NEW YORK

Her zaman üzerinden zaman geçmesi gerekmez. Bazen içindeyken bile tarihi bir anı yaşadığını anlar insan. Öyle bir akşamdı; günlerden Dünya İş/çi Bayramı olan 1 Mayıs Pazar günüydü ve New York şehrinin (5. Cadde ile 42. sokak köşesinde) muhteşem bir mimari ve tarihi değere sahip olan Halk Kütüphanesi’nin (Public Library) önündeki uzun kuyrukta insanlar akşam altıda başlayacak bir konferans için bekliyordu. Bağımsız kütüphanelerin medeni bir şehir kültürü için olmazsa olmazı olduğunu düşünen New York’un medeni ve varlıklı ailelerinin desteğiyle 19.yy’da tamamlanan bu mimari şahaser hâlâ kentin önemli mobilyalarındandır ve “Tiffany’de Kahvaltı”, “Zaman Makinası“, “Spiderman 3“ gibi pek çok filme de mekan olmuştur.
New York Halk Kütüphanesi’nin (www.nypl.org) daha önce Arthur Miller’dan Salman Rüştü’ye, John Steinbeck’ten Orhan Pamuk’a tanınmış birçok yazarın konferans verdiği Celeste Bartos Salonu’nda 1 Mayıs 2011 akşamı, PEN Yazarlar Derneği: Uluslararası Dünya Sesleri Edebiyat Festivali’nin kapanış konuşmasını, düşünce özgürlüğü konusunda dünya edebiyatının en güçlü seslerinden biri olan Woli Soyinka yaptı. O akşam çoğunluğunu dünyanın farklı coğrafyalarından ve Amerika’nın farklı şehirlerinden New York’a gelmiş yazarların oluşturduğu 500’den fazla kişi neredeyse nefeslerini tutmuş olarak 90 dakikadan fazla süren ve insanlık tarihinin en onur kırıcı konularından düşünme ve yazma özgürlüğü üzerine yapılmış yetkin, incelikli, derin ve cesur bir konuşmaya şahitlik ettik. O akşam, 76 yaşında bembeyaz saçlarıyla ayakta dimdik dikilerek, kendisinin de bizzat çok acısını çektiği sansür konusunda Afrika ülkeleri başta olmak üzere düşünceye, yazmaya ve yayımlamaya örtülü ve/ veya açık yasak koyan sahte demokrat ve/ veya açık diktatörlerden verdiği örnekleri, ünlü kara mizah yeteneğiyle şık bir edebi metne dönüştüren Nijeryalı önemli yazar Wole Soyinka, tarihe bir not daha düşmüş oldu.
KİTAPLAR, ANCAK GERÇEĞİ
SAKLAMAK İSTEYENLER İÇİN
TERÖR ANLAMINA GELİR
Nobelli yazarların önemli kitapları yerine skandal yaratan sözleriyle tanınıp, gündeme geldiği bir ülkede yaşadığımız için, bu sayfada yazar portrelerini çizerken artık Nobel ödülü kriterini arka planda tutma kararı alışımı umarım anlayışla karşılarsınız. Bu yüzden Nijeryalı Wole Soyinka’nın ilk Nobelli Afrikalı siyahi yazar ve şair olduğunu (1986) ilk paragrafa yazmadım.
Özellikle Nijerya’da geçen çocukluğunu anlattığı anıları ve şiirleriyle Batı’da önemsenen bir yazar ve şair olan Wole Soyinka’nın bu yıl New York’ta 6’ncısı yapılan Arthur Miller “Yazmak için Özgürlük” konferansındaki konuşması, özellikle günümüz Türkiye’sinde yaşadığımız derin ve hazin düşünme ve yazma sansürü nedeniyle hemen ACİLEN Türkçeye çevrilip, yayımlanmalıdır. Umuyorum, bu çağrımı duyacak bir gazeteci veya yayımcı çıkar. Çünkü Woli Soyinka bizleri çok ilgilendiren bu konuda şöyle diyor: “Kitaplar ve yazının her çeşidi, gerçeği saklamak isteyenler için terörle eş anlamlıdır.” 1 Mayıs akşamı, sansürün anatomisi ile sessizlik ve hoşgörüsüzlük ikliminde yazarın amaç ve sorumluluklarını derinlikli bir metinde çözümleyen Soyinka, Hitler’den Kaddafi’ye ve henüz adları tarihe geçmemiş olan diktatörlerin, düşünce ve yazma özgürlüğüne karşı kurdukları kanlı baskıyı mizah ve metaforlarla yoğunlaştırılmış bir üslupla anlatırken, aynı zamanda sözün ve yazının diktatörler için neden bu kadar güçlü ve korkutucu olduğunu da açıklıyordu aslında. O akşam tam da orada insanlığın onuru olan özgür düşünme, yazma ve yayımlama hakları konusuna yoğunlaştığımız sırada Usame Bin Ladin’in öldürüldüğünü daha sonra öğrenecektik. Dışarıda bir grup insanın bayraklarla çığlıklar attığı sırada biz bir büyük salonda özgür düşünüp yazalım derdindeydik! Kaderin ve tarihin garip bir cilvesi demek olası mı, ya da bu ölümün gerçek zaman ve tarihi de bize söylendiği gibi miydi, Usame’yi kimler nasıl yaratıp yok ettiler, hangi oyunlar ve oyuncular bu işte kullanıldı, bilmiyorum. Ben sorular sormayı, sordurtmayı, anlamaya çalışmayı iş edinenlerdenim. Ancak o akşam, zamanlama olarak ironinin en unutulmazına tanıklık ettiğimizden eminim! (Bu konuşmayı dinlemek isteyenler için video linki şöyle: http://www.pen.org/viewmedia.php/prmMID/5743/prmID/2126)

Paylaş

Yeni sayı yeni heyecanBu ay kapağımıza Türk edebiyatının yaşayan en büyük yazarlarından Selim İleri'yi aldık. Selim İleri, edebiyatta 51 yılı geride bıraktı ve bu yıl karşımıza iki yeni romanla çıktı.

Devam