VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
15 Şubat 2017 Çarşamba | Anasayfa > Haberler > Yalanlar üzerine kurulu açık hava hapishanesi
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Yalanlar üzerine kurulu açık hava hapishanesi

Lee Kelly imzalı “Barbarlar Şehri”, III. Dünya Savaşı sonrası hayatta kalan bir avuç insanın açık hava hapishanesine dönüşmüş New York’ta hayatta kalma ve kendilerinden saklanan gerçeği açığa çıkarma mücadelesini anlatıyor.



Sarah Miller, kucağında yeni doğmuş kızı Skyler ve kocası Tom’un kardeşi Mary ile hayvanat bahçesine gitmek üzere metrodadır. Durduklarından bu yana bir saatten fazla zaman geçmiş ancak metro ilerlememektedir. Aradan bir saat daha geçer. Sonra birkaç saat, günler ve haftalar geçer… Metrodan çıkıp vagonlarda mahsur kalanlara dışarıdan haber getirenlerin söyledikleri akıl almaz niteliktedir. III. Dünya Savaşı çıkmış, tüm New York yerle bir olmuş ve işgal edilmiştir. Dünyanın geri kalanı da bu şehirden farksızdır. Kimin düğmeye bastığı, ilk füzeyi fırlattığı ise meçhuldür. Çin? Orta Doğu? Japonya? Kesin olan tek şey bunun bir nükleer savaş değil, kara saldırısı olduğudur.

Bu felaketin ardından neredeyse yirmi yıl geçmiştir. New York’u kendine mesken tutan, işgalci Kırmızı Müttefiklerin savaş tutsağı olarak yaşamını sürdüren üç yüz küsur kişi, yazı tarlalarda çalışarak, kışı ise kendilerine tahsis edilen bir otelde geçirmektedir. Skyler artık 17, metroda saklandıkları günlerde doğan kız kardeşi Phoenix ise 16 yaşındadır. Savaş tutsağı olmayı kabul ederek, güvende yaşayan bu insanların lideri Rolladin, tebaasını demir yumrukla yöneten bir kadındır ve kışı geçirecekleri otele kayıt yaptırmakta geç kalan Sarah ve kızlarını cezalandırmakta bir an bile tereddüt etmez. Neticede Phoenix, kendilerini affettirmek için bir sokak dövüşüne katılmak zorunda kalır. Bu dövüşle kendini kanıtlayan Phoenix, savaş tutsaklarına ayrılan parkın sınırında yakalanan yabancılarla Rolladin’in konuşmasına kulak misafiri olur ve müthiş bir gerçekle yüzleşir. Yabancılar İngiltere’den gelmekte ve New York’ta cennet gibi bir ortamda yaşadığına inandıkları bir topluluğu aramaktadırlar. Üstelik yol boyunca tek bir Kırmızı Müttefik’e ya da düşmana rastlamamışlardır. Yabancıların yalan söylediğini iddia eden Rolladin öldürülmelerini emreder.

Phoenix ile Skyler ise gerçek bildikleri şeyin aslında koca bir yalan olduğundan şüphe duymaya başlarlar. Yabancıları hapisten kurtarıp anneleri ile birlikte, bahsedilen cennet gibi yere ya da İngiltere’ye gitmek kısacası özgürlüğe kavuşmak için kendi savaşlarını başlatırlar. Ancak peşlerindeki Rolladin’in muhafızlarından, sınırda bekleyen Kırmızı Müttefiklerden ve metroda yaşayan yamyamlardan nasıl kurtulacaklarını hiçbiri bilmemektedir. Bugünün dünyasını yolda İngilizlerden öğrenirken, annelerinin onlardan sakladığı eski günlük de iki kız kardeşin geçmişlerini aydınlatacaktır.

Lee Kelly’nin çıkış romanı “Barbarlar Şehri”, bugünden çok da uzak olmayan bir gelecekte geçiyor. Kıyamet sonrası bir atmosferde, III. Dünya Savaşı’nın ardından hayatta kalmayı başaran bir avuç insanın korku içinde, zorlu şartlarla mücadelesini birbirinden çok farklı iki kız kardeşin gözünden aktaran yazarın hikâyesi ilk satırdan son söze kadar temposunu hiç kaybetmiyor. Asıl mesleği avukatlık olan Lee Kelly, bu romanı çok stresli bir döneminde kaleme almış. Üst üste yığılan işler, talepkâr patronlar, uzun çalışma saatleri derken New York’un kendisini yutacağını hissetmiş olacak ki, kenti hayalinde yerle bir etmiş. Sonra açık hava hapishanesi olarak yeniden canlandırmış. Bu katastrofik atmosferde, bakış açıları ne denli farklı olsa da birbirlerine güvenerek hayatta kalmayı başaran aile bireyleri yazara hikâye içinde hikâye anlatma imkânı sunmuş. Genç yetişkinler için yazılmış olsa da kıyamet sonrası hikâyelerini sevenlerin keyifle okuyacağı bir roman.

Paylaş

Yeni sayı yeni heyecanBu ay kapağımıza Türk edebiyatının yaşayan en büyük yazarlarından Selim İleri'yi aldık. Selim İleri, edebiyatta 51 yılı geride bıraktı ve bu yıl karşımıza iki yeni romanla çıktı.

Devam