VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
29 Aralık 2009 Salı | Anasayfa > Haberler > Yapmacıktan uzak, zeki okurlar için zeki notlar…
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Yapmacıktan uzak, zeki okurlar için zeki notlar…

José Saramago, yeni kitabı ""Not Defterimden""de ise kişisel güncesini açıyor okuyucularına...

Ümit Kurt

"Körlük" bir anlamda Saramago"nun kapitalist toplumsal düzeni ve bu düzenin insanlığı düşürdüğü en kötü ve trajik durumları anlatan bir kara ütopyaydı. Fernando Meirreles"in sinemaseverlerle de buluşturduğu "Körlük", yakın zamanda kapitalizmin insanlık üzerinde yarattığı tahribatın, insanlığın en savunmasız ve mahremsiz hallerini resmeden Chuck Palahniuk"in Dövüş Kulübü"nün ve Dogville"in bıraktığı yerden devam ediyordu.

Kentli yaşamın yabancılaşmış bireylerini, insanlar arasındaki iletişim bozukluğunu, toplumsal birliktelik kuramamayı, insanlıktan çıkmayı Saramago kadar iyi anlatan yazar azdır. Saramago"nun anlattığı yolculuklar yol kat etmekle ilgili değildir, ruhsal değişim ya da dramatik dönüşüm etrafında gelişir. Yolcu da devinim halinde olmak zorunda değildir, devinim daha çok ruhsal ve zihinseldir.

Saramago, yolculuğu farenin tekerlek içinde dönmesinin devinimi gibi algılamaz, hareketin kendisi düşünce ve duygu yaratır. Onun için salt bir noktadan ötekine gitmek değildir hiçbir zaman "yolculuk". Yeni bir duygu ya da düşünceye ulaşılmadan yapılan yolculuğun önemi yoktur. Bu yüzden "Fillerin Yolculuğu" romanındaki Süleyman"ın yolculuğu yinelenmeyecek bir serüvendir. Süleyman"ın hortumuna elini uzatıp onunla vedalaşan bir ırgatın hıçkırıklara boğulması Saramago"nun tam da istediği türden bir yolculuk sahnesidir. Birlikte yolculuk etmiş, birbirlerini taşımış ve yüklerini omuzlamış varlıklar olarak duyguları bölünmez olmuştur artık.

Nobel ödüllü Saramago"nun "Kabil" romanında İncil"i "Kötü alışkanlıkların el kitabı" olarak tanımlaması ülkesindeki muhafazakârlardan ve Katolik Kilisesi"nden tepki almıştı. Portekiz"deki Piskoposlar Konferansı"nın sözcüsü Manuel Morujao, Saramago"nun "reklam" yaptığını savunurken, ne olursa olsun Nobel ödülü sahibi birinin "kutsal kitaplara karşı olmasına anlam veremediğini ve üzüntü duyduğunu" söylemişti. Hz. Âdem ile Hz. Havva"nın ilk oğlu olan Kabil"in kardeşi Habil"i öldürmesini konu eden "Kabil" adlı yeni romanını basına tanıtan Saramago ise, burada kullandığı İncil karşıtı sözlerini savunmayı sürdürmüştü. Saramago, "İncil"in Tanrı"sı güvenilir değil, kötü biri ve öç almaya kararlı. İncil"de acımasızlık, zina, her türlü şiddet ve kan dökme var. Bu inkâr edilemez" demişti.

BLOG PENCERESİNDEN DÜNYAYA NOTLAR

İşte böyle her yazdığı başlı başlına "olay" yaratan, son derece çarpıcı, ironik, nüktedan ve dibine kadar politik bir dile sahip Saramago, Turkuvaz Kitap"tan yayımlanan "Not Defterimden"de kişisel güncesini açıyor okuyucularına. "Not Defterimden", yazarın Eylül 2008-Mart 2009 arasında eşi Pilar Del Rio"nun çabalarıyla ve onun tarafından oluşturulan blog için yazdığı metinlerden oluşuyor. José Saramago burada kendine özgü üslubu ve politik tavrıyla dünyaya ve hayata bakıyor, düşüncelerini kayda geçiriyor. Neoliberalizmin ve küreselleşmenin iktisadi ve siyasi talanına duyduğu tepki, hayatı ve kişileri çürütmesi, yarattığı ahlaki çöküntü ve tahribat (Dövüş Kulübü, Dogville ve Körlük"te yansıtıldığı gibi ), hemen her yazısında karşımıza nefis üslupçuluğunun hoş anlatımıyla çıkıyor, dünyayı bir kez de Saramago"nun blog penceresinden algılıyoruz. "Not Defterimden", Saramago"nun eseri ithaf ettiği eşi Pilar del Rio"nun deyişiyle, "Yapmacıktan uzak, zeki okurlar için zeki notlar" ve yaşadığımız gerçekliğe Saramago"nun ironisiyle bakmak için iyi bir fırsat.

"Not Defterimden", Anglikan Kilisesi"nin Darwin"den özründen, George Bush"un vasat zekâsı, devasa cehaleti, karmaşık ve sürekli saf saçmalığına, mükemmel bir yalan programına sahip olduğuna; Tanrı ve Ratzinger"den Carlos Fuentes ve Borges"e; insanlığa karşı işlenen suçlardan, küresel krizin yarattığı yeni kapitalizmin eleştirisine; ekmekleri, unu, yağı, mercimeği ve şekeri olmayan, İsrailli politikacı ya da askerin o zulüm uzmanlarının, o eğitimlerinin temeli olan küstahlığın tepesinden dünyaya bakan aşağılama doktorası yapmışların eleştirisine; Berlusconi ve Sarkozy"den; Obama ve Clinton"a, Guantamo"daki insanlık dramından, savaşlardan Davos"a daha birçok başlıkta yazılar içeriyor.

"Tanrı evrenin sessizliğidir ve insan da bu sessizliğe anlam veren çığlık"tır diyen Saramago, "Not Defterimden"de umuda karşı olmadığı, ama sabırsızlığı tercih ettiğini, umutla beslenmemizi tercih edenlerin bir şeyler öğrenmesi için sabırsızlığın dünyada dikkat çekmesi zamanının geldiğinin altını çiziyor. Yazarın özellikle kadınlar ve sol üzerine yazdıkları okunmaya en fazla hak eden metinler. Saramago kadınlar için bakın ne diyor: "Az önce televizyon haberlerinde bütün dünyada kadınların gösterilerini gördüm ve bir kez daha, nüfusun yarısının artık aşikâr olması gereken bir şeyi talep etmek için hâlâ sokağa çıkmak zorunda olduğu bu dünyanın nasıl talihsiz bir dünya olduğunu sordum kendime. Onlar ne istediklerini biliyorlar, yani, aşağılanmamak, eşya yerine konmamak, küçümsenmemek, öldürülmemek. İşleriyle ölçülmek istiyorlar. Benim en iyi kahramanlarımın kadınlar olduğunu söylüyorlar ve sanırım haklılar" (s. 170-171). Sol da Saramago"nun o sarkastik, grotesk, mizanseni ve absürtlüğü bol, ironi yüklü üslubundan ziyadesiyle nasibini alıyor. Sol"un düşünmediğini, eyleme geçmediğini, bir fiske bile riske girmediğini söyleyen yazar, Türkiye için geçerli olan "Sol nerede" sorusunu sormadan edemiyor.

Hâsılı, "Not Defterimden" bir anlamda Saramago"nun eserlerini yazarken hangi düşüncelerden beslendiğinin de eskizlerini çizen, alçakgönüllülüğü hor gören, emeğiyle çalışmayı ve dönüştürmeyi cezalandıran, vicdansızlığı ödüllendiren, adaletsizliği doğanın kanunu addeden bu suç, korku ve delilik çağını; tersliklerin normal sayıldığı bu tersine dünyayı bir nebze de olsa anla(t)maya çalışan bir kitap. Her şeyden önce buradaki metinler politik, vicdani, etik, tavrı ve duruşu olan yazılar. Aslında "Not Defterimden" erdemini tam da bu noktada ifşa ediyor.

Paylaş

Bir VatanKitap’ın perde arkasıBu ay üç özel röportajla çıkıyoruz okur karşısına. Bunlardan ilki Türk tiyatro tarihine sahneleye çıkan ilk kadın oyuncu Afife Jale'nin yaşamını romanlaştıran Osman Balcıgil'le bu büyük değer üzerine Ece Erol'un yaptığı şöyleşi oldu. Diğer bir özel röportajımızı Cemre Nur Meleke, Aslı Perker'le yeni romanı Flamingolar Pembedir üzerine gerçekleştirdi. Sinemaya da uyarlanan Kocan Kadar Konuş kitabıyla büyük çıkış yakalayan Şebnem Burcuoğlu ise özlenen sıcak mahalle özlemimizi, Cemal Süreya'ya gönderme yaparak Cemal ve Süreyya aşkı üzerinden giderdiği yeni romanı Süreya Kuaför Salonunu anlattı.

Devam