VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
14 Aralık 2015 Pazartesi | Anasayfa > Haberler > Yaralarımızın ışığı
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Yaralarımızın ışığı

“Başlangıçta hepimiz tamdık, sonra yarım kaldık. Şimdiyse çeyreğiz” diyen Bedia Ceylan Güzelce, aşkı ve ölümsüzlüğü sorguluyor “Göğün Bütün Çeyrekleri”nde.

CEMRE NUR MELEKE



Temel olarak bir çocuk hastanesinin baş hekimi olan Timur’un başından geçen olaylara tanıklık ettiğimiz romanda, tek bir karakter üzerinden karşılıksız aşkı, ölümü, ölümsüzlüğü ustaca detaylandıran Güzelce, aşka kapısını aralayanları bu romanıyla bir kez daha yakalamayı başarıyor. Göğün Bütün Çeyrekleri, Timur ve çevresindeki karakterler üzerinden hem günümüzü anlatırken hem de geçmişteki mistik olaylardan faydalanıp, neden sonuç ilişkisini doğal ustalığında kurguluyor. Güzelce, kurgusu ve mitolojik öğeleriyle okuyucuyu sık sık şaşkınlığa uğratacağa benzeyen romanında, ilk romanı “1473” e de “Otlukbeli’nde yürürken toz çıkaran iki kirpi gibi, tarihte kimse bizi hatırlamayacak” sözleriyle atıfta bulunuyor.
Romanda en ilgi çekici kısımlardan biri de gerçekçi betimlemeler...

Kadın cinayetlerinin ülkemizde sıkça ve trajikomik bir kolaylıkla yaşandığını gerçekçi bir şekilde yansıtması ile düşündüren Güzelce, yaramıza dokunan cümlelerle örgülemiş romanını: “Kocası eksik erkek olduğunu hatırlayıp onu her evde bulunan ekmek bıçağıyla katledebilirdi ve gazetelerde bu feci ölümün haberi ancak birkaç sütun yer bulurdu. Bindiği dolmuşun şoförünün canı çekebilirdi ve ona öldüresiye tecavüz edebilirdi.”

ÖLÜM VE BEDEN

Romanda bir diğer ilgi çekici betimlemeler ise Doktor Timur’un ölüm hakkındaki düşüncelerine dair... “İnsan ölünce, ceset, rahmetlik, mevta, naaş ya da cenazeye dönüşüyor, hayvanlarsa öldüklerinde hiç tartışması leşe dönüşüyor. Bunca hayvanın yaşadığı bir şehirde, neden hiç hayvan ölüsü görmüyor insanlar ama her gün en az üç beş cenaze aracının usul usul gidişine tanık oluyorlar? Hem neden hala gömüyoruz birbirimizi?”

Birçok çarpıcı hikayeyi dolaşan “Göğün Bütün Çeyrekleri”, Timur karakteri üzerinden “insanın sevdiği kızı ilk kez serbest kıyafetle görme hakkının da elinden alındığı yer” olarak tanımlayan yetimhanelere de değinmiş. İnsanın gerçekten zaman zaman içini parçalayan öyküleri yine etkileyici bir dille ele alan Güzelce, “bazı çocuklar yanımızda, bazıları da kalplerimizde büyür” sözüyle de Timur’un çocukluğuna ince bir nokta koyuyor. Bu noktalarda Timur’un can dostuyla da bizi buluşturan Güzelce, karakterimizin çocukluğuna dair okuyucuya ipuçları veriyor.

Roman, Timur’un sırtında doğuştan beri var olan yaraları sebebiyle çektiği bedensel acı ve Nilgün’e karşı duyguları, ona olan özlemi ve aşk acısıyla ilerlerken, bir diğer taraftan Timur’un karşısına çıkan geçmişi ve aslında özü olan Enuh karakteri ile mitolojik havayla karışıyor. Yine bir solukta okuyacağınız bu aşamalarda Güzelce’nin mistik zekasını ve hayal dünyasından kesitleri seyrediyoruz hayranlıkla.
Aslında bildiğimiz veya bilmediğimiz bir sürü hayatımız olduğunu ve bunların zincirleme bir şekilde bağlı olduğunu şaşırtan olaylarla okuyucusuna aktaran Güzelce, “Başlangıçta hepimiz tamdık, sonra yarım kaldık. Şimdiyse çeyreğiz” sözüyle de “Göğün Bütün Çeyrekleri”ne romanının isminin nereden geldiğine atıfta bulunuyor.

Romanda Nilgün’ün Tarık’a göndermiş olduğu mektuplardaki şiirler de, bir başka duygu yoğunluğuna çağrı yapan unsur. Bazen bir yarayla, bazen aşk acısıyla, bazen bir kadınla, bazen bir adamla, bazen yalnızlıkla ama illa ki yaramızın ışığını görüp onunla bütünleştiğimiz her anımızla, biriz. Yoksa çeyrek miyiz?
Göğün bütün çeyreklerine…

Paylaş

İtimatGaliba en iyisi bir çırpıda söylemek. Doktorların yaptığı gibi. Ekim’den beri kanser tedavisi görüyorum ve biraz daha yolum var.

Devam
15 Eylül 2017 Yıl : 13
Sayfa : 163