VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
18 Haziran 2012 Pazartesi | Anasayfa > Haberler > Yaşam vaad eden bir yıkım
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Yaşam vaad eden bir yıkım

Chuch Palahniuk’un, son romanı “Pigme”, yazarın alameti farikası olduğu üzere bir manifesto olma özelliği taşıyor.

Amerika Amerika olalı, kapitalizm olalı böyle acımasızca sokulmamıştır yerin dibine. Dünyanın tüm enerji kanyaklarını tüketerek değil sadece, Afrikalı çocukların kanını da emerek ölümcül derecede obezite ile pençeleşen Amerikalılar, yoz kültürlerini dünyaya ihraç ederek ayakta kalmaya çalışıyorlar. Öfke ve tiksinti duyuyor bu sömürü pratiğinden ve bu yoz kültürden Palahniuk. Öfkesinin enerjisi o kadar yüksek ki sayfalar dünyadaki tüm pisliğin, kilisenin, dev şirketlerin, mezbahaların, silah tüccarlarının, emperyalist sermaye baronlarının üzerine bir asit sağanağı gibi yağıyor: “İğrenç Amerikan mahlukatı istemediğin kadar boş şey sürüyor piyasaya, istemediğin kadar başarı formülü, istemediğin kadar din, meslek, hayat tarzı. Seçim yapmak imkansız. Varılan sonuç mutluluk değil, sürekli yeni bir şeyin peşinde koşmak. Yeni bir mal ya da mülkün, yeni bir deneyimin, yeni bir üretken eşin.”

APTALLIK VE YOZLAŞMA
Amerika’ya bakan her göz şunu görecektir: Aptallık, yozlaşma, çürüme ve önyargı. Amerikalıların en popüler olanı belirlemek için girdiği ölümcül rekabet, ilgiyi, şefkati ve sevgiyi esir eden ‘acil hayranlık ihtiyacı’ yoz bir kültür yaratmıştır ve üçüncü dünya ülkelerinden çalınan her şeyin yerine bu yoz kültür nesneleri (Hollywood starları, rafine şeker, spam, tuvalet kağıdı, ısıtmalı otomobil, TV şovları) boca edilmektedir.

Aslında, dili çok daha sert olan yazar, bu romanında daha mizahi ve neredeyse daha insani, daha sevecen bir üslupla yazmış diyeceğim. Palaniuk bir Amerikalı olarak bu romanla tüm dünyadan özür diliyor. “Bu delege sizden özür diliyor. Amerikan milletinin dünya nüfusunun yalnızca 3.6’sını oluştururken, dünya enerji kaynaklarının yüzde 95’ini tükettiğini muazzam bir pişmanlık göstererek duyuruyor. Her on Amerikan yurttaşından yedisinin ölümcül derecede obez olduğunu üzüntüyle ifade ediyor. Zengin Amerikan ekonomisinin Afrika kölelerinin kemikleri üzerinde yükseldiğini pişmanlıkla anlatıyor. Yerli halkların soyunu kuruttuğunu, etnik göçmenleri sömürdüğünü, kadın yurttaşları boyunduruk altına aldığını ve erkekleri emperyalist savaşta kurban verdiğini...”

Zengin ulusların üçüncü dünya ülkelerinin kanını emmeleri ve buna karşın yoz kitle kültürü ihraç etmeleri; devletin birey üzerindeki, bireyselliği ortadan kaldıran tahakkümü; kilisenin ve kitle üzerinde bağlayıcı etkisi bulunan cümle dinlerin insanların kalbine bir yandan suçluluk duygusu ve pişmanlık ekerken öte yandan dini duyguları sömürerek hayasızca semirmeleri; medyanın haysiyetsizleşen dili, sunumu; eğitimin bireylerin benliğini silerek, devletin emrine amade beyinsiz sürüler yaratmadaki büyük rolü; alışveriş merkezlerinin artık bir şey satmak yerine insanların elinden hayatlarını alması... Kısacası bu bozuk düzen, bu kirli çark, bu kanlı pazar bundan sonra bu denli rahat ayakta kalamaz ya da kalmamalı gibi bir ruh hali sarıp sarmalıyor sizi roman boyunca.

Troçki, Lenin, Marx, Mao, Che, Hitler, Mussolini, Stalin gibi deliler ve dahilerden alıntılar eşliğinde modern dünyanın yapay değerleri, sahte ritüelleri, mutluluk serapları üzerinde bir bombardıman uçuşu yapmak isterseniz eğer Palahniuk’la, “Pigme” sabırsızca sizi bekliyor olacak romanın kapağını açtığınızda.




PigmePigme

Chuck Palahniuk

Detay için tıklayın

Paylaş

İtimatGaliba en iyisi bir çırpıda söylemek. Doktorların yaptığı gibi. Ekim’den beri kanser tedavisi görüyorum ve biraz daha yolum var.

Devam
15 Eylül 2017 Yıl : 13
Sayfa : 163