VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
15 Mart 2012 Perşembe | Anasayfa > Haberler > Yaşar Kemal’in çığlığı
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Yaşar Kemal’in çığlığı

Yaşar Kemal’in kitabını bu nedenle bir abiden, bir dosttan, vicdanlı bir insandan gelen bir tavsiye olarak okumakta fayda var.

Zülfü Livaneli

Vicdansız edebiyatçı olur mu?

Belki olur. Mesela Marki de Sade vicdansız mıydı bilmem ama benim tanıdığımn, okuduğum, saydığım her büyük yazar, aynı zamanda çağını kucaklayan bir vicdana sahiptir. En önemli özellikleri de savaşa, zulime, haksızlığa, insan hakları ihlallerine karşı çıkmış olmalarıdır.

Aklıma hemen Dreyfus davasında ‘’Suçluyorum’’ diyerek sesini yükselten Emile Zola; savaşlara, savaşa isyan eden Euripides, Dante, Charles Dickens, Upton Sinclair, Thoreau, Tolstoy geliyor.

Bu yazarlar yeteneklerini ve kalemlerini; daha iyi, daha yaşanası bir dünya amacının emrine vermişlerdi.

Son yüzyılın savaşlarını lanetleyen Erich Maria Remarque, Henry Barbuse, Böll, Grass, Malaparte gibi yazarların önünde de şapka çıkarmamız gerekiyor elbette.

Aslında aklıma gelen yazarları sıralarken, bir parça haksızlık yaptığmın da farkındayım çünkü zulme karşı direnmiş yazarlar, saymakla bitecek gibi değil.

En iyisi ‘’Yürü bire Hızır Paşa-Senin de çarkın kırılır- Güvendiğin Padişahın- O da bir gün devirilir’’ diyen Pir Sultan Abdal’la sözü bağlayıp, yazının amacına geçeyim.

Yaşar Kemal’in savaş ve zulüm düşmanı bir yazar olduğu bilinir zaten. Her romanı; şiddeti, insanın insana yaptığı zulmü lanetleyen satırlarla doludur.

Çanakkale’den söz açar, Sarıkamış’tan, Ermeniler’den, mübadeleden dem vurur ama en verimli çağlarını karartan Kürt meselesi özel bir ilgi alanıdır.

Çünkü o Sait Faik’in deyimiyle ‘Türklerin en Kürdü, Kürtlerin en Türkü’’dür. Türk ve Kürt kardeşliğinin simgesidir.

Gözümle tanık oldum ki bu savaş ona çok acı çektirdi. Son yıllarda konuşmalarımız hangi konuda olursa olsun, lafı çevirdi, döndürdü dolaştırdı Kürt meselesine getirdi.

Hep şunu söylüyordu: “Yahu yazık değil mi bu gençlere? Bu kan niye dökülüyor? Hem de gereksiz yere. Kürtler bölünmek istemiyor ki. Bölünme Kürtler için iyi bir şey de değil. Sadece dillerini istiyorlar. Bir insana ana dili verilmez mi hiç? Sırf bu sebepten insan öldürülür mü? Kürt meselesi çözülmeden Türkiye’de ne demokrasi olur, ne uygarlık. Bu iş, memleketi çürütüyor.’’

BARIŞ İSTEMEK SUÇ MU?

Bunları tekrarlayıp dururken acı çektiği, isyan ettiği o kadar belli oluyordu ki.

Bu uğurda çok mücadele etti: Yazılar yazdı, söyleşiler verdi, basın toplantıları düzenledi, geniş katılımlı toplantılar düzenledi.

Yazılarından dolayı yargılandı, hapse mahkum oldu. Çünkü bu ülkede savaş istemek, savaş kışkırtmak, hatta “devlet adına şerefle kurşun sıkmak”, adam öldürmek suç değildi ama barış istemek suçtu.

Şimdi Yaşar Kemal, barış isteyen yazılarını, savunmalarını, söyleşilerini bir kitapta topladı. Kitabın adı herşeyi anlatıyor zaten: “Bu Bir Çağrıdır.”

Konuyu en iyi bilen insan hepimizi bu toplu çılgınlıktan kurtarmak için belki de son bir çağrı yapıyor.

Ve kitabın arka kapağında şunları söylüyor:

‘’Gençliğimde, gazetecilik yıllarımda Çanakkale’de, Kurtuluş Savaşı’nda birlikte savaşmış Türkler’i de, Kürtler’i de, onların sevgi ve dostluk dolu anılarını da çok dinledim. Bugün onların çocukları, torunları böyle bir kardeş savaşını kabul etmemeli.

Ey Türk halkı, ey Kürt halkı, bu toprakların kültür zenginliği olan tüm halklar, sözüm hepinizedir. Yirmi yıldan fazladır bu ülkede herkesin onuruyla barış içinde yaşaması için çağrıda bulundum.

Gelin doğru dürüst bir demokratik düzenin kurulması için aklımızla, yüreğimizle el ele verelim.

Bu bir çağrıdır.

Sözüm sizedir.’’

Nâzım ‘’Yüreklerin kulakları sağır’’ demişti.

Bakalım o kulaklar biraz açıldı mı, yoksa hala körkütük bir sağırlık devam mı ediyor? Göreceğiz.

Yaşar Kemal’in bu çağrısı ülke için bir fırsattır.

Unutmayalım ki silah tutan el güzel bir el değildir.

Biz ‘’Kurban olam kalem tutan ellere’’ ilkesinin çocuklarıyız ve son nefesimize kadar da öyle kalacağız.

Yaşar Kemaller sayesinde.

Paylaş