VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
30 Ekim 2013 Çarşamba | Anasayfa > Röportajlar > Yayıncılıkta 25 yılı geride bıraktık
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Yayıncılıkta 25 yılı geride bıraktık

Dünya edebiyatının pek çok usta kaleminin eserlerini Türkçeye kazandıran Ayrıntı Yayınları, yayıncılıkta 25 yılı geride bıraktı. Patronların Ofisinde dizimiz için, yayınevi ortaklarından İlbay Kahraman’la Ayrıntı Yayınları’nı konuştuk.

İpek Ceylan Ünalan

Kapılarını yayıncılık sektörüne açtığı 1988 yılından beri sektörde önemli bir yeri olan Ayrıntı Yayınları, bu yıl 25’inci yılını dolduruyor. Ivan Illich’ın yazdığı “Şenlikli Toplum” kitabıyla yayın hayatına başlayan Ayrıntı, Michel Foucault’dan Jean Baudrillard’a, Chuck Palahniuk’tan Julian Barnes’a dünyanın sayılı yazarlarının kitaplarını Türkçeye kazandırdı. Ursula Le Guin’in “Hep Yuvaya Dönmek”i, Georges Perec’in “Kayboluş”u ve Jack Kerouac’ın “Yolda”sı yine Ayrıntı Yayınları etiketiyle çıktı. Türk yayıncılık sektörüne 600’ün üzerinde kitap kazandıran Ayrıntı Yayınları’nı ortaklarından İlbay Kahraman’la konuştuk.

12 Eylül’ün boğucu atmosferinin henüz dağılmadığı bir dönemde kurulmuştu Ayrıntı Yayınevi. Türkiye’nin farklı dönemlerdeki siyasi atmosferi yayınevlerini nasıl etkiledi / etkiliyor?
Her yenilgi kendi içinde bir eleştiri-özeleştiri mekanizması geliştirir. Bazıları bunu çok başarılı bir şekilde uygularken, diğer bazıları gereken dersleri çıkaramayabilir. Biz genel çizgimizden sapmadan gelişmelerden okuyucularımızı haberdar eden bir çizgi izliyoruz. Bazı okuyucularımız bizim bu çizgimizi yanlış yorumlayabiliyor. Örneğin sol-ilahiyat tartışmalarının yoğunlaştığı bir dönemde “İnananlar neye inandığını, inanmayanlar niçin inanmadığını” bilmeliler düsturuyla oluşturduğumuz İdea dizimizi “Ayrıntı hidayete mi erdi?” diyerek yanlış yorumlayabiliyor. Bu dizide yayımladığımız “Kurtuluş Teolojisi“ , “Hristiyanlıktaki Ateizm” ve bin yıldır başka bir dile çevrilmemiş olan “İhvan-ı Safa Risaleleri” kitaplarının okuyucu ile buluşturulması bile çok önemli bir yayıncılık hizmetidir; ki “İhvan-ı Safa Risaleleri” bin yıl önce bitkilerin minerallerden, hayvanların ise bitkilerden oluştuğunu söyleyerek, Evrim Teorisi’ni doğrular. Bizim “Mesnevi”yi yayımlamamızı eleştirenler bu eserin ilk kez tam çevirisinin yayınlandığını ve mütedeyyin çevirmenlerin işlerine gelmeyen bölümleri çevirmediklerini unutmasınlar.

Yayımlayacak kitaplarınızı seçerken nelere dikkat ediyorsunuz?
Yayın politikamıza uygun olmasına ve yayınladığımız dizilere uygun olmasına dikkat ediyoruz.

“Keşke biz yayınlasaydık” dediğiniz bir kitap var mı?
Çok sayıda kitap var. Marksist klasikleri yayımlamak isterdim. Son olarak İletişim Yayınları’ndan çıkan “Afişe Çıkmak”ı çok kıskanarak aldığımı söyleyebilirim.

“Asla yayınlamayız” dediğiniz kitaplar var mı?
Yayın çizgimize uymayan bir kitabı yayınlamayız. Bunu denetleyen bir “Yayın Kurulu”muz var. Genel çizginin dışında tek tek kitapları da bu kurulda tartışıyoruz. Emeğe, demokrasiye, insan haklarına saygı duymayan yazarların kitaplarını yayınlamayız. Bu kitapları o çizgiye saygı duyan yayınevleri yayınlayabilir; ama biz yayınlamayız. Örneğin gezi olaylarında insanları haksız yere coplayan, gazlayan kişileri güzelleyen kitapları yayınlamayız. İktidar yalakalığı yapan kişilerin kitaplarını yayınlamayız.

Sizce Türkiye’de okuma trendlerine yön veren faktörler nelerdir?
Mevcut hükümet politikalarının okuma (okumama!) üzerinde etkili olduğunu düşünüyorum. Okuyan ve düşünen insanları düşman belleyen, onları potansiyel suçlu ilan eden zihniyetin kitap ve okuyucu buluşmasındaki engellerden biri olduğunu düşünüyorum. Bir diğer sorun okuma karşısındaki TV, cep telefonu vb. alternatiflerin (!) sürekli özendirilmesi ve teşvik edilmesidir. Eğitim ve öğretim sistemindeki çarpık düzenlemenin de okumaya engel olduğu söylenebilir.

Biyografi kitapları da yayımlıyorsunuz. Türkiye’de biyografi kitaplarının okunma oranı ne durumda?
Çok sayıda olmamakla birlikte biyografi kitapları da yayımlıyoruz. Bu kitapların çok okunduğunu düşünmüyorum. Mandela’yı anlatan “Düşmanla Oynamak” adlı kitap filme de çekilmesine karşın fazla satmadı. Ben bu kitabın bir kaç baskı yapacağını tahmin ediyordum; ama okuyucu ilgi göstermedi. Bizdeki politikacılar açısından da yol gösterici olabilirdi.

Uluslararası fuarlara katılıyor musunuz? Fuarların kitap sektörüne ne gibi etkisi oluyor?
Katılıyoruz. Uluslararası fuarları, yeni yazar ve kitaplarla tanışmamızı sağlaması açısından yararlı buluyorum. Türkiye’deki kitap fuarları giderek kitap panayırlarına dönüşme riski taşıyor ve bu da küçük kitabevlerini yok etme tehlikesi içeriyor. Bir yanıyla okuyucu ile buluşma, okuyucu-yazar, okuyucu-yayınevi ilişkilerinin kurulması gibi olumluluklara neden olurken tehlikelerini de gözardı etmemek, önlemler almak gerekir.

GENÇ YAZARLARI DESTEKLİYORUZ
Genç yazarlara yaklaşımınız nasıl? Kendine güvenen genç yazarlara / yazar adaylarına tavsiyeleriniz neler?
Genç yazarları teşvik etmeye çalışıyoruz. Bu amaçla “Türkçe Edebiyat” dizisi oluşturduk. Çok iyi ve soluklu yazarların yanısıra “Hayatım Roman” diyerek yazan insanlarla da karşılaşıyoruz. Benim gençlere önerim, bol bol okumaları.

Bir yayınevi çalışanı hangi konularda donanımlı olmalı?
Sorumlu oldukları alanlar hakkında yenilikleri takip etmeleri ve gerekli bilgilerle donanımlı olmalı, gelişmeleri ve yurtiçi ve yurtdışı yayın dünyasını takip etmeleri gerekir.

Sizce yayıncılık sektörü yeni oyunculara açık mı? Yayınevi kurmak isteyenlere ne gibi tavsiyeleriniz olur?
Yayınevi sektörü ile okuyucu arasında doğrudan bir ilişki olduğunu düşünüyorum. Okuma oranı arttıkça kaçınılmaz olarak yayınevi sayısı da artacaktır. Kitap almaktan çok ilgili bölümün fotokopisini çekmeyi tercih eden öğrencilerin olduğu bir toplumda yayıncılık istenilen noktalara gelmez. Kitapların 1000-2000 baskı ile yayımlandığı bir ülkede ne yazar, ne çevirmen ne de yayımcı geçimini sürdürebilir. Önce bu sorunları gidermeliyiz.

Paylaş

Mungan’ın odaları Murathan Mungan’ın edebiyatıyla tanışmam eve kapanıp günlerce Dostoyevski, Albert Camus, Kafka okuduğum üniversite yıllarına rastlar.

Devam
15 Mart 2017 Yıl : 12
Sayı : 157