VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
14 Ekim 2012 Pazar | Anasayfa > Haberler > Yazarın ve kahramanının ölümü
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Yazarın ve kahramanının ölümü

“Vergilius'un Ölümü” Ahmet Cemal çevirisiyle Türkçede...

Viyana 1933. Edebiyat bahçesi coşmuş. Evet, bir yandan Almanya'dan Nazi iktidarından kaçan birçok önemli yazarın ilk durağı olmuş durumda kent. Bunun etkisi büyük. Ama asıl Avusturya'nın yerli yazarları art arda modern edebiyatın ya da klasik modernizmin dünya çapındaki başyapıtlarını üretiyor. Canetti'den “Körleşme” (Die Blendung, 1935), Horvaths'dan “Zamanımızın Bir Çocuğu” (Ein Kind unserer Zeit, 1938), Von Handel-Mazetti'den “Graf Richard” (1938-39), “Takım”, (Torberg'den Die Mannschaft, 1935), Kraus'dan “Üçüncü Walpurgis Gecesi” (Die dritte Walpurgisnacht, 1933), Lernet-Holenia'dan “Standartlar” (Die Standarte, 1934). Musil, “Niteliksiz Adam”ın (Der Mann ohne Eigenschaften) ikinci cildi üzerinde çalışıyor. Broch ise “Tanınmayan Büyüklük”ü (Die unbekannte Grösse, 1933) bitirmiş tiyatro oyunlarının ve çok sayıdaki makalesinin yanı sıra 1936'da “Vergilius'un Ölümü”nün (Der Tod des Vergil) ön çalışması olan radyo oyununa yoğunlaşmış. Ve sonra 1938'de Nazizm’in bıçağı dalıyor bahçeye ve bu müthiş edebi hareketlilikte büyük bir kesintiye yol açarken Avusturya da Almanya'ya bağlanıyor. En verimli çağlarında çoğu sürgüne gidecek bu büyük yazarlar ancak kendilerine bir başka ülkede bir ev bulduktan sonra kesintiye uğramış üretimlerine geri dönecek, yarım kalmış eserlerini tamamlama uğraşına girişecektir. Bahtı açık olanların eserleri tamamlanıp klasik modernizmin rafına dizilirken, hayatlarındaki dev kesinti de biraz olsun kapanacaktır. Yine de o dönemden kalmış birçok eser fragmanı bugün hâlâ edebiyatbilimcileri meşgul etmektedir. 1886 yılında Viyana'da doğan Hermann Broch, Viyana Teknik Yüksek Okulu'nda aldığı tekstil tekniği ve tekstil makine mühendisliği eğitiminin ardından 20 sene babasının tekstil fabrikasında çalışacak, 1927'de fabrika satıldıktan sonra da bu kez de Viyana Üniversitesi'nde matematik, felsefe ve fizik okuyacak ve nihayet serbest yazar olarak çalışmaya başlayacaktır. En önemli ve ilk yapıtlarından biri olan üçlemesi “Uyurgezerler” (Die Schlafwandler , 1930-32) bugün Avrupa edebiyatının başyapıtları arasında sayılan Broch, 1938'deki bu büyük kesinti, yani Avusturya'nın Nazi Almanya’sına bağlanmasının hemen ardından kısa süreliğine tutuklanır, serbest kalınca da Thomas Mann ve Albert Einstein'ın yardımlarıyla İngiltere ve İskoçya üzerinden ABD'ye iltica eder. Gerek romanlarında bilinç akışı tekniğini kullanışı gerekse bilimsel bilgi ve araştırmaları yapıtlarına monte edişiyle James Joyce ile karşılaştırılan ve kendisi de üzerine bir makale yazacak kadar James Joyce ile ilgili olan Hermann Broch, bugün artık James Joyce'un yanı sıra Heinrich Mann, Thomas Mann, Robert Musil gibi klasik modernizmin en önemli isimleri arasında değerlendirilmektedir.
Kendi edebi üretiminin yanı sıra Almanca edebiyattan neredeyse bir ömür boyu yaptığı itinalı tercümelerle kuşkusuz usta konumunda olan Ahmet Cemal'in çevirdiği “Vergilius'un Ölümü” (Der Tod des Vergil) de işte Hermann Broch'un üslubu ve tekniğini en kapsamlı biçimde kullandığı bir başyapıttır.
“Vergilius'un Ölümü”nün oluşum hikâyesi de ilginç. Bir kitabın nasıl da bazen bir yazarın hayatında bir yaşam serüvenine dönüşebildiğini, yazarın bireysel serüvenine başlı başına bir serüven olarak nasıl sindiğini göstermesi açısından. Sahiden de daha 1937'de Broch, bir radyo oyunu olarak tasarladığı “Vergilius'un Ölümü” (Die Heimkehr des Vergil) adlı novelasını tamamlamıştır. 1938'de tutuklandığında aynı novelanın “Ölüm Anlatısı” (Erzaehlung vom Tode) adını uygun gördüğü üçüncü versiyonu üzerinde çalışmaktadır. Broch, ancak Amerika'da sürgündeyken bu novelayı bir romana dönüştürmeye karar verecek ve 1945'te “Vergilius'un Ölümü”nü (Der Tod des Vergil) yazmayı bitirecektir.
Bu yapıt aynı zamanda Broch'un uzun psikanaliz seanslarıyla baş edemediği kişisel ve hayati sorunlarından kurtulmak için tutturduğu bir yol olmuş, kahramanını tasarlarken kendisini de rehabilite etmiştir. Ancak yolun sonu ölüme çıkacaktır. Ama ölüm bu romanda bir eve dönüş olarak da tahayyül edilebilir. Broch ise romanını tamamladıktan altı yıl sonra New Haven'da, sürgünde ölür. Thomas Mann ve Albert Einstein'ın onu yeniden ele almaya ikna ettikleri ve daha Avusturya'dayken yazmaya başlamış olduğu kitle psikolojisi üzerine çalışmasını fragman halinde bırakarak...

Paylaş

Bir VatanKitap’ın perde arkasıBu ay üç özel röportajla çıkıyoruz okur karşısına. Bunlardan ilki Türk tiyatro tarihine sahneleye çıkan ilk kadın oyuncu Afife Jale'nin yaşamını romanlaştıran Osman Balcıgil'le bu büyük değer üzerine Ece Erol'un yaptığı şöyleşi oldu. Diğer bir özel röportajımızı Cemre Nur Meleke, Aslı Perker'le yeni romanı Flamingolar Pembedir üzerine gerçekleştirdi. Sinemaya da uyarlanan Kocan Kadar Konuş kitabıyla büyük çıkış yakalayan Şebnem Burcuoğlu ise özlenen sıcak mahalle özlemimizi, Cemal Süreya'ya gönderme yaparak Cemal ve Süreyya aşkı üzerinden giderdiği yeni romanı Süreya Kuaför Salonunu anlattı.

Devam