VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
14 Mayıs 2015 Perşembe | Anasayfa > Haberler > Yazarlar sizi evine bekliyor
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Yazarlar sizi evine bekliyor

Yaşadıkları şehirlerin, sokakların, evlerin ruhu yazılarına, yazdıklarının ruhu da yaşadıkları mekanlara sinmiş Türk Edebiyatı’nın önde gelen isimlerinin evlerini sizin için gezdik.



CEMRE NUR MELEKE

Onlar, hayal dünyamızın derinliklerine işleyen şiirleriyle, kahramanı içimizden biri olan romanlarıyla yaşantımızda izler bırakan edebiyatçılar; Tevfik Fikret, Orhan Pamuk, Sait Faik, Ahmed Arif, Orhan Kemal, Behçet Necatigil ve daha niceleri… Türk edebiyatına ismini kazımış yazarlarımızın-şairlerimizin evlerini tanıdıkça, neredeyse eserleri kadar kendilerinden izler taşıdığına şahit oluyorsunuz şaşkınlıkla. O muhteşem şiirler, o fantastik öyküler bu evlerde kaleme alınmış, hanelerin ruhu yazdıkları öykülere, şiirlere, romanlara işlemiştir.
Yazarların vefatının ardından yaşadıkları evlerin çoğu müze haline getirilip, ziyaretçilere açılmış.Gönül isterdi ki, Türk Edebiyatı’na eserleriyle katkı sağlamış kadın edebiyatçılarımızın da evlerini ziyaret edip, onları yaşatabilelim. Ama maalesef ki hemen hiçbir kadın edebiyatçımızın evi müzeye dönüştürülmemiştir. Dileriz ki bu eksiklik, Kültür Bakanlığı ve belediyeler tarafından bir an önce fark edilip, kadın edebiyatçılarımızın evlerini müzeye dönüştürme girişimlerine de ivedilikle başlanır.

Usta kalemlerin yaşamış oldukları evlerine dair yapacağımız bu etkileyici yolculuğa, evlerin ruhunu ve sahipleriyle ilişkisini eserlerinde en çok işlemiş olan yazarımız, Behçet Necatigil ile başlamayı uygun bulduk...

Behçet Necatigil’in Evi- Beşiktaş/İstanbul

“ İnananların kaderi besbelli evlere bağlı,
Zengin evler fakirlere çok yüksekten baktılar,
Kendi seviyesinde evler kız verdi, kız aldı.
Bazıları özlediler daha yüksek hayatı, daha üste çıkmaya
Evler bırakmadı. “
“Gizli Sevda”, “Kitaplarda Ölmek”, “Evler”, “Sevgilerde” gibi birçoğu bestelenmiş şiirleriyle yaşattığımız Behçet Necatigil için ev, hem hayatına en çok etki eden hem de şiirlerinde en çok kullandığı mekan özelliğine sahiptir. Şiirlerinde evleri ve evlerin biçimlendirdiği insanları anlatan Necatigil, “evler şairi” olarak hafızalarda yer etmiştir.

Behçet Necatigil’in 16 Nisan 1916’da İstanbul’un Fatih semtinde, Atik Ali Paşa’da doğduğu konak, büyük Fatih yangınında harap olduğu için ne yazık ki günümüze kadar gelememiştir. Necatigil, yangından sonraki 15 sene Beşiktaş Camgöz Sokağı’ndaki 23 numaralı ahşap evde yaşamıştır. Necatigil’in “Eski Sokak” şiirine de konu olan Camgöz Sokağı’nın adı, ölümünün ardından 1987 yılında yakın arkadaşlarının çabalarıyla Belediye tarafından “Behçet Necatigil Sokağı” olarak değiştirilmiştir.

Şairin 1964 yılından 1979 yılında vefatına dek yaşadığı, Beşiktaş’ta Nüzhetiye Caddesi üzerindeki Deniz Apartmanı’ndaki 23 numaralı daireyse, maalesef müze olarak ziyaret edilemiyor, ancak dışarıdan görülmesi mümkün. Deniz Apartmanı’nın girişinde Şehr-i İstanbul Derneği tarafından yapılan bir de plaket bulunmaktadır.

Tevfik Fikret’in Evi- Aşiyan/İstanbul

“Tarih-i Kadim”, “Rübab-ı Şikeste”, “Sis” ve “Rücû” gibi önemli eserleriyle tanıdığımız çok yönlü bir sanatçı olan Tevfik Fikret, şairliğinin yanı sıra, ressam, mimar, gazeteci, öğretmen kimlikleri ile de yaşadığı döneme damgasını vurmuştur.
Aşiyan Müzesi, Tevfik Fikret’in 1906-1915 yılları arasında yaşadığı Bebek’teki üç katlı evidir. Tevfik Fikret mimarisini ve planlarını kendi çizdiği bu eve, Farsçada “yuva” anlamına gelen “aşiyan” ismini vermiştir. Aşiyan’ın yapımına 1905 yılında başlanmış, inşaatı 1906 yılında tamamlanmıştır. Aşiyan, Fikret’in ölümünün ardından eski durumunu korumuşsa da bir süre sonra Fikret’in eşi tarafından ihtiyaç gereği öğrencilere kiralanmış, hatta satılma tehlikesi ile gündeme gelmiştir. Bunun üzerine Aşiyan, 1940 yılında dönemin Belediye Başkanı Lütfi Kırdar tarafından alınıp müze haline dönüştürülmüştür.

Müzenin birinci katında; Nigar Hanım’a ait fotoğraf ve eşyaların sergilendiği “Şair Nigar Hanım Odası”, Abdülhak Hamit’e ait eşya ve belgelerin sergilendiği “Abdülhak Hamit Salonu” ve Edebiyat-ı Cedide yazarlarına ait eserlerin sergilendiği “Edebiyat-ı Cedide Odası” bulunmaktadır.

Müzenin ikinci katı ise Tevfik Fikret’e ayrılmıştır. Dünyada Boğaz’ı gören en güzel pencere olarak bilinen Aşiyan’ın yatak odasında şairin hayata gözlerini yumduğu yatağı ve özel eşyaları, Fikret’in yazılarını ve şiirlerini kaleme aldığı çalışma odası bulunmaktadır. Aşiyan Müzesi’nin bahçesinde ise Tevfik Fikret’in mezarı yer almaktadır.
Bir edebiyat müzesi niteliği de taşıyan Aşiyan Müzesi, Bebek’te Aşiyan Yokuşu’nda bulunmaktadır. Müze, Pazartesi günü hariç 09:00-16:00 saatleri arasında ücretsiz olarak ziyarete açıktır.

Cahit Sıtkı Tarancı’nın Evi- Diyarbakır Sur Camii Kebir Mahallesi/Diyarbakır

“Yaş otuz beş! Yolun yarısı eder. Dante gibi ortasındayız ömrün” dizeleriyle hafızalarda yer edinen, Cumhuriyet dönemi Türk şiirinin en önemli şairlerinden olan Cahit Sıtkı Tarancı’nın evi, Diyarbakır il merkezinde Camii Kebir Mahallesi’nde bulunmaktadır. 1733 yılında inşa edilmiş, bir dönem eski Trahom Hastanesi olarak da bilinen yapı daha sonra Tarancı’nın ailesine intikal etmiştir. 1973 yılında Kültür Bakanlığı tarafından satın alınarak müze haline getirilen evde şaire ait özel eşyalar, Tarancı’nın mektupları ve kitapları ile etnografik eserler de sergilenmektedir. Müze, Pazartesi dışında her gün 07:30-12:00/13:30 - 17:00 saatleri arasında ücretsiz olarakziyarete açıktır.

Orhan Kemal’in Evi- Beyoğlu/İstanbul

“Baba Evi”, “Hanımın Çiftliği”, “72. Koğuş”, “Gurbet Kuşları” gibi önemli roman ve öyküleriyle tanıdığımız gerçekçi Türk Edebiyatı’nın ölümsüz ustası Orhan Kemal’i yaşatmak ve gelecek nesillere tanıtmak amacıyla Orhan Kemal Müzesi, Orhan Kemal Kültür Sanat Vakfı tarafından 2000 yılında kurulmuştur. Beyoğlu’nda bulunan müzede yazarın çoğu Ara Güler tarafından çekilmiş 70 fotoğrafı, aile albümleri, özel mektupları, kitaplarının orijinal ilk baskıları, makaleler, doktora tezleri ve özel eşyaları bulunmaktadır. Müze, hafta içi 09:00 - 18:00, Cumartesi günü 10.00-18.00 saatleri arasında ücretsiz olarak ziyaretçilere açıktır.

Sait Faik Abasıyanık’ın Evi-Burgazada/İstanbul
Modern Türk hikâyeciliğinin öncülerinden olan Sait Faik Abasıyanık, çağdaş hikâyeciliğe yaptığı katkılarla Türk Edebiyatı’nın unutulmaz usta isimlerinden olmuştur. Sait Faik yaşamının son 10 yılını Burgazada’da geçirmiştir. Yazarın yaşadığı ev 1959 yılında müzeye dönüştürülmüş, 1964 yılında ise Abasıyanık’ın mirası Darüşşafaka Cemiyeti tarafından koruma altına alınmıştır. 2009 yılında restorasyon çalışmaları sebebiyle kapalı olan müze, 11 Mayıs 2013 tarihinde yenilenmiş haliyle tekrar ziyarete açılmıştır. Müzede yazarın hayatına tanıklık etmiş fotoğraflar, kartpostallar, mektuplar ve Sait Faik’in kişisel eşyaları bulunmaktadır. Burgazada’daki Sait Faik Müzesi, Pazartesi ve Salı günleri hariç 10:00 - 19:00 saatleri arasında, yazarın vasiyeti üzerine ücretsiz olarak ziyaretçilerine açıktır.

Ahmed Arif’in Evi- Diyarbakır Sur Camii Kebir Mahallesi/Diyarbakır

21 Nisan 1927 Diyarbakır doğumlu ünlü Türk şair Ahmed Arif’in evi Diyarbakır’da bulunmaktadır. Ahmed Arif’e ithaf edilen konak 2011 itibariyle “Ahmed Arif Edebiyat Müze Kütüphanesi” adını almıştır. Cahit Sıtkı Tarancı Evi’ne komşu olan müzede, Ahmed Arif’in el yazısıyla kaleme aldığı şiirler, mektupları ve özel eşyaları bulunmaktadır. Ayrıca kütüphanede Güneydoğu’da yetişmiş birçok şairin fotoğrafları ve sergilenmektedir. Müze, Pazartesi dışında her gün 07:30 - 12:00/13:30 - 17:00 saatleri arasında ücretsiz olarak ziyarete açıktır.

Orhan Pamuk/Masumiyet Müzesi-Çukurcuma, Beyoğlu/İstanbul

Nobel ödüllü yazarımız Orhan Pamuk’un 10 yıllık çalışmasının ardından 2008 yılında çıkardığı “Masumiyet Müzesi” romanından esinlenerek yaptırdığı Masumiyet Müzesi 2012 yılında ziyaretçilerine açılmıştır. Romanı yazmayı düşünürken müzesini de bir arada düşündüğünü söyleyen Orhan Pamuk, müzenin ilk eşyalarını romanı kaleme almadan önce toplamaya başladığını, romanı bu eşyalara bakarak yazdığını dile getirmektedir.

ilk şehir müzesi olma özelliğini taşıyan Masumiyet Müzesi’ni gezerken, romanı yeniden yaşıyorsunuz. Kitapta geçen her kareyi, her anı bu müzede bulabilirsiniz. Müzede, Kemal’in sekiz yılda biriktirdiği Füsun’a ait 4213 adet sigara izmariti, Füsun’un elbisesi, Füsun’un küpesi, Kemal’in Orhan Pamuk’a hikâyesini anlattığı yer olan çatı katındaki oda gibi romanda anlatılan kahramanların giydiği, kullandığı, biriktirdiği, hayal ettiği şeyler kutu ve vitrinlerde sergilenmektedir. Müze; Salı, Çarşamba, Cuma, Cumartesi ve Pazar günleri 10:00 - 18:00 saatleri arasında, Perşembe günü ise 10:00 - 21:00 saatleri arasında ziyarete açıktır. Masumiyet Müzesi’ne giriş biletiniinfo@masumiyetmuzesi.org adresinden rezervasyon yaptırarak ve müze girişinin solunda kalan bilet gişesinden Salı - Pazar günleri 10:00-17:30 saatleri arasında satın alabilirsiniz. Bilet ücretleri tam 15 TL, öğrenci 10 TL’dir. Müzeyi Orhan Pamuk’un sesi eşliğinde gezmek istiyorsanız, sesli rehber ücreti 5 TL’dir.

Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın Evi-Heybeliada/İstanbul
Sokağı edebiyata getiren sanatçı, usta romancı Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın Heybeliada’da 1912-1944 yılları arasında yaşadığı ev, 2000 yılında Kültür Bakanlığı’nın yaptığı restorasyonla müze haline getirilmiştir. Müzede yazarın yaptığı el işlerinin de bulunduğu eşyalar ve kitapları sergilenmektedir. Heybeliada’da bulunan müze, Pazartesi dışında her gün 10:00 - 16:00 saatleri arasında ücretsiz olarak ziyarete açıktır.

Kemal Tahir’in Evi-Kadıköy/İstanbul

“Esir Şehrin İnsanları”, “Yol Ayrımı”, “Devlet Ana” gibi romanlarıyla tanıdığımız Kemal Tahir, sol dünya görüşüne sahip olup bunu romanlarına da yansıtmış bir düşünürdür. Tahir’in eşi tarafından kurulan vakıf sayesinde müze haline getirilen Kemal Tahir’in son 10 yılını geçirdiği ev, Şaşkınbakkal’da bulunmaktadır. Müze evde, yazarın kullandığı daktilosu, eserleri, el yazmaları, yatağı, meşhur kalın çerçeveli gözlüğü, fotoğrafları ve ödülleri yer almaktadır. Müzede ayrıca Kemal Tahir’in uzun süre cezaevinde mektuplaştığı Nazım Hikmet’e ait daktilo ve ikilinin karşılıklı mektupları da sergilenmektedir. Müze, hafta içi her gün 09:00 - 17:00 saatleri arasında ücretsiz olarak ziyarete açıktır.

Yahya Kemal Beyatlı’nın Evi-Beyazıt/İstanbul

“Artık demir almak günü gelmişse zamandan,
Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan”

Unutulmaz usta, Cumhuriyet Dönemi Türk şiirinin öncülerinden Yahya Kemal Beyatlı’nın1958 yılında vefatından sonra, İstanbul’da Yahya Kemal’i Sevenler Derneği ile Yahya Kemal Enstitüsü kurulmuş, Yahya Kemal’in “Sessiz Gemi”yi yazdığı Beyazıt’taki evi Yahya Kemal Beyatlı Müzesi’ne dönüştürülmüştür. Müzede Yahya Kemal’in kişisel eşyaları, Londra albümü, pasaportları, kalemi, gözlüğü, bavulu, golf oynadığı spor aletleri, madalyaları, radyosu ve doğum tarihinin yazılı olduğu annesine ait Kuran’ı Kerim yer almaktadır. Ayrıca müzede hiç evlenmemiş olan Beyatlı’nın sevgilisinin saçları ve sevgilisinden aldığı karanfil de sergilenmektedir. Müze hafta içi her gün 10:00 - 17:00 saatleri arasında ücretsiz olarak ziyarete açıktır.

Orhan Veli Kanık’ın Evi-Beykoz/İstanbul

“Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel,
Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu
Bu derde düşmeden önce.
Bir yer var, biliyorum;
Her şeyi söylemek mümkün;
Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum;
Anlatamıyorum. “


Sokak dilini şiire taşıyan, Garip akımının öncülerinden usta şairimiz Orhan Veli, 36 yaşında beyin kanaması geçirerek sonlanan hayatına kadar hep aynı evde yaşadı. Orhan Veli’nin evi, Beykoz’a bağlı Yalıköyü’nde bulunan İshak Ağa Yokuşu’ndaki Çayır Sokağı’nda 9 numaralı konaktır. Maalesef şairin evi henüz müzeye dönüştürülmemiştir, ancak dışarıdan görülmesi mümkündür.

Nazım Hikmet’in Evi-Kadıköy/İstanbul

“Gökyüzünü başımın üstünde görmek bana yasak…”
Şiirleriyle Türk Edebiyatı’nda çığır açan Nazım Hikmet’in eserleri 50’den fazla dile çevrilmiş ve tüm dünyaya yayılmıştır. Mezarı Moskova’da bulunan şairimizin şiirleri hâlâ yazıldığı günkü değerini korumakta ve nesilden nesile aktarılmaktadır.Ayrıca Hikmet’in birçok şiiri ünlü sanatçılar tarafından bestelenmiştir. Şairin İstanbul’dan ayrılmadan bir süre önce yaşadığı evi Kadıköy’dedir. Mühürdar Mahallesi Dumlupınar Sokak’taki üç katlı ev, maalesef hâlâ müzeye çevrilmediğinden içine girilememektedir.

Mehmet Akif Ersoy’un/Mithat Cemal Kuntay’ın Evi-Mısır Apartmanı Beyoğlu/İstanbul

Şair ve düşünür Mehmet Akif Ersoy’un hayatının son 6 ayını geçirdiği ev İstiklal Caddesi üzerindeki Mısır Apartmanı’dır. Bu apartman aynı zamanda ünlü şair Mithat Cemal Kuntay’ın uzun süre yaşadığı ve hayata gözlerini yumduğu yerdir. Akif’in hayatının son günlerini geçirdiği Mısır Apartmanı’ndaki dairenin müzeye dönüştürülmesi ise hâlâ tartışma konusudur.

Ahmet Haşim’in Evi-Kadıköy/İstanbul

“Nasıl istersen öyle dinle, bakın,
Dalların zirvesindeyiz ancak,
Yarı yoldan ziyade yerden uzak.
Yarı yoldan ziyade maha yakın”
“Göl Saatleri”, “Piyale” gibi şiirleriyle tanıdığımız Türk Edebiyatı’nın usta yazarlarından Ahmet Haşim’in evi Kadıköy’de Rıhtım Caddesi’nde bulunmaktadır. Şuan harabe halindeki ahşap konağın Kadıköy Belediyesi tarafından restore edilerek müzeye çevrilmesi beklenmektedir.

Necati Cumalı’nın Evi-Urla/İzmir

Yaşar Kemal’in ifadesiyle “yaşlanmaz şair çocuk”, Cumhuriyet döneminin tanınmış kişilerinden yazar, şair Necati Cumalı, “Ay Büyürken Uyuyamam”, “Susuz Yaz”, “Güzel Aydınlık” gibi önemli eserleriyle Türk Edebiyatı’na katkıda bulunmuştur. Yazarın çocukluk ve gençlik yıllarını geçirdiği Urla’daki evi, Urla Belediyesi tarafından alınıp, restore ettirilerek 2004 yılında Necati Cumalı Anı ve Kültür Evi’ne dönüştürülmüştür. Necati Cumalı Anı ve Kültür Evi’nde yazara ait özel eşyalar, İstanbul’da iken kullandığı yazı takımı, eserlerinin afişleri, satranç takımı sergilenmektedir. Ayrıca yazarın her ölüm yıl dönümünde düzenlenen "Cumalı Buluşması" da burada gerçekleşmektedir. Yazarın evi, Pazartesi hariç her gün 08:30 - 18:00 saatleri arasında ücretsiz olarak ziyarete açıktır.

Rıfat Ilgaz’ın Evi-Cide/Kastamonu

“Hababam Sınıfı” romanıyla herkesin tanıdığı şiir, roman ve öykü yazarı Rıfat Ilgaz, 7 Mayıs 1911 yılında Kastamonu’nun Cide ilçesinde doğmuştur. Eserlerinde yöresinden sıkça bahseden Ilgaz’ın Cide’deki evi, restorasyon çalışmalarının ardından 2007 yılında “Rıfat Ilgaz Kültür ve Sanat Evi” adıyla ziyaretçilerine açılmıştır. Aynı zamanda müze bünyesinde bulunan Rıfat Ilgaz Kitaplığı’nın da açılışı yapılmıştır. Müzede Rıfat Ilgaz’ın özel eşyaları, çalışma masası, kitaplığı, karyolası, hakkında çıkan yazılar ve fotoğrafları sergilenmektedir. Ayrıca Cide’de her yıl 7-8-9 Temmuz tarihleri arasında “Cide Rıfat Ilgaz Sarı Yazma ve Kültür Sanat Festivali” yapılmaktadır.

Ziya Gökalp’in Evi-Melik Ahmet Caddesi/Diyarbakır

Diyarbakırlı sosyolog, yazar Ziya Gökalp’in evi Diyarbakır’da Melik Ahmet Caddesi’nde bulunmaktadır. Ev 1808 yılında inşa edilmiş olup, iki katlıdır. Ziya Gökalp’in 1876 yılında doğduğu bu ev, 1953’te varislerinden satın alınarak 23 Mart 1956 tarihinde müze ev olarak ziyaretçilerine açılmıştır. Müzede yazara ait eşyalar, fotoğrafları, kütüphanesindeki kitapları ve etnografik eserler sergilenmektedir. Ancak Ekim 2014’teDiyarbakır’daki eylemler sırasında müze yakılmış, arşiv ve kütüphane bölümü yok olmuştur. Müze Pazartesi dışında her gün 07:30 - 12:00/13:30-17:00 saatleri arasında ücretsiz olarak ziyarete açıktır.

Paylaş

Bir VatanKitap’ın perde arkasıBu ay üç özel röportajla çıkıyoruz okur karşısına. Bunlardan ilki Türk tiyatro tarihine sahneleye çıkan ilk kadın oyuncu Afife Jale'nin yaşamını romanlaştıran Osman Balcıgil'le bu büyük değer üzerine Ece Erol'un yaptığı şöyleşi oldu. Diğer bir özel röportajımızı Cemre Nur Meleke, Aslı Perker'le yeni romanı Flamingolar Pembedir üzerine gerçekleştirdi. Sinemaya da uyarlanan Kocan Kadar Konuş kitabıyla büyük çıkış yakalayan Şebnem Burcuoğlu ise özlenen sıcak mahalle özlemimizi, Cemal Süreya'ya gönderme yaparak Cemal ve Süreyya aşkı üzerinden giderdiği yeni romanı Süreya Kuaför Salonunu anlattı.

Devam