VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
15 Aralık 2016 Perşembe | Anasayfa > Haberler > Yazarlardan 2017 okuma takvimi...
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Yazarlardan 2017 okuma takvimi...

12 yazar, tekrar tekrar okudukları kitaplardan yola çıkarak 2017 için öneride bulundu.

MERVE AKINCI ALMAZ





OCAK
HAYDAR ERGÜLEN
Sadece Ocak ayını değil, 2017 yılını Sait Faik okuma yılı ilan ettim. Ortalama 20 yılda bir okumuşum, şimdi üçüncü kez tüm yapıtlarını okuyorum. Sevgiyle, hayranlıkla, şaşkınlıkla, sevinçle. Vâ-Nû’nun Nazım Hikmet için “Bu Dünyadan Nazım Geçti” dediği hayrete benzer bir şey bu. Hiç kuşku yok ki, Türkçenin en büyük şairi Nazım Hikmet, en büyük yazarı Sait Faik. Her öyküsü bir mücevher, bir mevsime bedel. Şiiri de içinde, öyküsü de, mektubu da, ironisi, hüznü, eleştirisi, ıslığı ve elbette göz kırpması da. O kadar mahzun göründüğüne bakmayın Çakır’ın, çok da çapkın öyküler bunlar. Kısacası tüm yazdıklarıyla Sait Faik.


ŞUBAT
SELİM İLERİ
Şubat ayı kısacık bir ay. Bana hep öykü okumaların ayı gibi gelir. Bu yüzden Şubat 2017’yi Sait Faik’in öykülerine ayırın derim. Gençlik yıllarıma dönüyorum, lisede öğrenciyim, yaş on yedi. Sait Faik kitapları Varlık Yayınları’nca yeniden yayımlanıyor. Sait Faik’ten okuduğum ilk öykü “Mahalle Kahvesi”; çarpılıp kalıyorum. O günden şimdiye uzun yıllar geçti; Sait Faik okumaktan hiç vazgeçmedim. Bu yüzden “Lüzumsuz Adam”ı özellikle öneriyorum. Birbirine bağlanan öyküler aslında modern roman havası estirir. Çağdaş edebiyatımızın değeri bilinmemiş bu başyapıtı kış günlerine sıcaklıklar katsın!


MART
MİNE SÖĞÜT
2017 takvimi için Nazım Hikmet’in “Memleketimden İnsan Manzaraları” adlı kitabını önermek isterim. Nazım bu eseri yazmaya cezaevinde başlar ve eserlerine koyulan yasaklar nedeniyle, hayattayken basıldığını göremez. Ülkenin yakın tarihinin son derece sıradan insan portreleri üzerinden büyülü bir dille anlatıldığı bu on yedi bin mısralık şiir, bugün yaşadıklarımızı, kazançlarımızı ve kayıplarımızı anlamamız için müthiş bir anahtardır.

NİSAN
YALÇIN TOSUN
İnsanın o karmaşık doğası savaş zamanlarında tüm çıplaklığıyla ürkütücü bir şekilde belirir. Agota Kristof’un “Büyük Defter-Kanıt-Üçüncü Yalan” üçlemesi, savaşın ortasında birbirlerinden başka sarılacak kimsesi olmayan ikiz kardeşlerin hikâyesini merkeze alarak merhamet, nefret, öldürme, bağışlama, iyilik ve kötülüğün katmanları üstüne çok şey söylüyor. Savaşlar geçici de olsa bitiyor ama insanın kendiyle ve ötekiyle mücadelesinin sürgitliğine yapılan bu güçlü vurgu güncelliğini hep korudu ve koruyacak.

MAYIS
HASAN ALİ TOPTAŞ
2017 Mayıs ayı için Hüseyin Ferhad’ın “Şark Belleği” adlı kitabını öneririm. Şiirimizin dünü ve bugünü üzerine, şairlerin başka şairlerle ilişkileri, dili, kültürü ve kimliği üzerine yazılmış denemelerden oluşan bu kitapta nefis tespitler ve tanıklıklar var. Altı çizilesi cümleler, gıpta edilesi kelimeler. “Şark Belleği”, esaslı bir çalışma.

HAZİRAN
ETHEM BARAN
Gürsel Korat’ın “Unutkan Ayna”sı 2017’nin Haziran ayına çok yakışacaktır. Roman, bizi 12 Haziran 1915 gününe götürür, o dönemde aynaların topladığı görüntüleri tüm zamanlara yayar. Gürsel Korat’ın en sevdiği konulardan biri olan “zaman” yine baş köşededir. Atın boyunduruğuna astığı fener ise göz kamaştırmaktadır.

TEMMUZ
AYŞE SARISAYIN
Temmuz ayı için önerim Adalet Ağaoğlu’nun “Ölmeye Yatmak” kitabı. Cumhuriyet’in ilk kuşak çocuklarından Aysel’in okuma ve birey olma mücadelesi eşliğinde ülkenin, toplumun nerelerden geçtiğini, hangi bedellerin ödendiğini görmek, bugünü geçmişten bakarak kavramak, farkındalıklarımızı artırmak için öneriyorum “Dar Zamanlar Üçlemesi”nin bu ilk romanını. Has edebiyatın tadına vararak, üçlemenin diğer romanlarının da okunması dileğiyle, umuduyla.


AĞUSTOS
MURAT GÜLSOY
Ağustos ayında, John Fowles’un “Büyücü” adlı romanını okumak isterim tekrar. Bazen belleğimizin zayıf olmasının iyi bir tarafı var diye düşünüyorum. Sevdiğimiz o güzel kitapları tekrar tekrar okuyabiliyoruz. Küçük bir Yunan adasında Oxford mezunu o genç şairin karşılaştığı gizemler ve psikolojik yanılsamalar her defasında kolayca içine alıverir beni. Size önerim, “Büyücü”yü okuduktan sonra durmayın, “Koleksiyoncu” ve “Fransız Teğmenin Kadını” ile tüm Fowles külliyatını bir kez daha devirin.


EYLÜL
SİNAN SÜLÜN
Önerim, Mustafa Çiftci’nin “Bozkırda Altmışaltı” kitabı. Şu ana kadar okuduğum en iyi taşra, en iyi Anadolu hikâyeleri. Dili çok sade, Anadolu’nun ruhunun derinliklerine inen bir kalemi var. Bozkırda yürümek, kendi başına Anadolu’nun toprak yollarında yürümek gibi. Çok lezzetli, insana müthiş keyif veren, insanı kendisiyle baş başa bırakan; bir tarafıyla da insanın çok derin yerlerine dokunan ve hafif, tatlı bir sızı bırakan bir kalemi var Çiftci’nin. Son zamanlarda okuduğum en iyi kitaplardan.


EKİM
AHMET ÜMİT
“Roger Ackroyd Cinayeti” polisiye kitaplar içerisinde özel yeri olan bir kitaptır. Çünkü bu romanda katili bulmak imkânsız. Christie öyle bir teknik kullanmış fakat bu nedenle çok da eleştirilmiş. Çünkü okura eşit davranılmadığı, okurun elinin kolunun bağlandığı, elindeki fırsatları aldığı için adil olmadığını söylemişler. Kurguya dair pek çok hata buldular. Üzerine kitaplar yazıldı ki belki de polisiye roman için yapılmayan şey bu kitap için yapıldı diyebiliriz. Ben de “Beyoğlu Rapsodisi”ni bu kitaptan etkilenerek yazdım. Bir anlamda Agatha Christie’ye nazire niteliği taşır. Polisiye seven, sevmeyen herkesin okuması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum.


KASIM
FARUK DUMAN
Kasım ayı için okura önerim Cemil Kavukçu’nun “Uzak Noktalara Doğru” kitabı… Bu kitabı yalnızca çok iyi bir öykü derlemesi olduğu için değil, aynı zamanda ülkemizin ruhunun bir parçasını içinde tutan kasaba gençliğini daha yakından tanımak adına da okuyun. Ve Kavukçu’nun dilini, anlatım biçimini görebilmek adına. “Uzak Noktalara Doğru”, bizim kuşağa yazma inancı ve gücü vermiş bir kitaptır. Bu nedenle sürekli okuma önerilerimizden biridir.

ARALIK
HAMDİ KOÇ
Benim önerim, geçtiğimiz aylarda Jaguar Kitap’tan çıkan, Witold Gombrowicz’in “Ferdydurke”si. Geçtiğimiz yüzyılda yazılmış en cesur; yenilikçi bireyin umutsuzluklarını hakiki bir kavrama çabasıyla ele alan bir roman. Kitap orijinal dilden çevrilmiş. Bu çok da kolay bir iş değil ve gayet düzgün bir çeviri yapılmış. Ön plana çıkarılmayı oldukça hak eden bir kitap. Çok trajik ve çok komik bir yazarın görmezden gelinemeyecek romanı “Ferdydurke”. Aralık ayının neşeli soğuğuna iyi gelecek bir yalnızlık kitabı, çok da eğlenceli ayrıca.


Paylaş

İtimatGaliba en iyisi bir çırpıda söylemek. Doktorların yaptığı gibi. Ekim’den beri kanser tedavisi görüyorum ve biraz daha yolum var.

Devam
15 Eylül 2017 Yıl : 13
Sayfa : 163