VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
22 Temmuz 2017 Cumartesi | Anasayfa > Haberler > Yazmanın gücü hayatın ağırlığına karşı
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Yazmanın gücü hayatın ağırlığına karşı

Senarist-yazar Berkun Oya yıllar içinde biriken öykülerini, gazete yazılarını ve tiyatro oyunlarını “Esneyen Boşluk”ta topladı. Kitapta, 15 öykü, 17 gazete yazısı, 14 tiyatro oyunu ve ucu açık bırakılmış bir roman yer alıyor.

İPEK CEYLAN ÜNALAN


Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun Birinci Dünya Savaşı’nda sağ kolunu kaybeden Ahmet Celal’in köye yerleşmesiyle gelişen olayları konu alarak savaşın soğuk yüzünü anlattığı “Yaban”ı beni en çok etkileyen romanlardan biridir. 2010 yılıydı.Bu şahane romanın tiyatroya uyarlandığını duyduğumda çok heyecanlanmış, bir grup arkadaşımı da topladığım gibi tiyatroda almıştım soluğu. Berkun Oya’nın uyarlamasıyla sahneye taşınan, Celal Bey’in köye sıkışıp kalmasını “kafes” dekoruyla seyirciye aktaran oyundan umduğumuzu bularak ayrılmıştık.

Beni Berkun Oya ile tanıştıran “Yaban” olmuştu. Bir önceki sene Afife Tiyatro Ödülleri’nde (2009) “Bayrak” isimli oyunuyla “Cevat Fehmi Başkurt Özel Ödülü- En Başarılı Yerli Oyun Ödülü”nü aldığını duymuş, “İntikam”, “Son”, “Şapkadan Babam Çıktı” dizilerinin senaristi ve Krek Tiyatro’nun kurucusu olduğunu öğrenmiştim.

Geçtiğimiz günlerde Berkun Oya’yla bu kez “Esneyen Boşluk” isimli yeni kitabıyla karşılaştım. Oya, bu kitapla, yıllardır yazdığı, çizdiği, sahneye ve televizyona aktarılan eserlerini tek çatı altında toplamış. 440 sayfalık bu hacimli kitap, 15 öyküyü, 17 gazete yazısını, 4 uzun 10 kısa tiyatro oyununu ve ucu açık bırakılmış bir romanı barındırıyor. Öykülerden bir kısmı daha önce gazetede yayımlanmış. Ancak hiç yayımlanmamış öyküler de var.

İnsan ilişkilerindeki kopukluk
Kitap, Berkun Oya’nın Radikal ve Birgün gazetelerinde yayımlanmış öyküleriyle açılıyor ve kitaba da ismini veren “Esneyen Boşluk” öyküsüyle başlıyor. Bu öyküde bir köpek ile sahibinin arasındaki ilişkinin koptuğu anı ve ruhsal çözümlemeleri işleyen Oya, ironik bir dille insan ilişkilerindeki kopukluğa da dikkat çekmiş. “Şimdi çıkıp gidiyorum bu evden, peşimden gelmeye kalkma. Bekleme beni, acıkınca üşüyünce dönerim sanma, gittiğim yerde karnım tok, başım hep dik olacak. Otur dendiğinde oturduğum, yat dendiğinde yattığım, istendiği an pati uzattığım için sevilmek utanç veriyor artık bana, hem kendimden utanıyorum hem de senin adına...”
“Öyle” isimli öykü ise kentsel dönüşümün olumsuzluklarını anlatıyor. Öyküde “mecburi” bir kabullenişin verdiği duygusal çöküntüyü hissediyor, belki çevremizden birinin belki de kendimizin daha önce yaşamak zorunda kaldığı “çocukluğundan, gençliğinden ya da yirmili, otuzlu yaşlarından taşınışını, anıları, hatıraları yıkılmak zorunda kalan bir evin içinde bırakmanın burukluğunu” hissediyorsunuz. Berkun Oya öykülerinde toplum yaşamından kesitleri aktarmakla kalmıyor, yozlaşan dünyayı, yitirilen umutları, ilmek ilmek işliyor.

Bir sonraki bölümde Oya’nın gazetede yayımlanmış yazıları, üçüncü bölümde ise oyunları yer alıyor. Oyunların dili de oldukça sade; sanki bir arkadaşınız bir olayı detaylarıyla birlikte size anlatıyormuş hissine kapılıyorsunuz. Oya, daha önce “Bayrak” isimli oyununu kitaplaştırmıştı, kitaptaki diğer oyunlar ise ilk kez kitaplaştırılmış.

Derleme sevmeyebilir ya da tek bir türün müdavimi olabilirsiniz fakat farklı renklere, tatlara açık bir okursanız ve yazmanın gücünün hayatın ağırlığını hafiflettiğine inananlardansanız “Esneyen Boşluk”u bir an önce keşfedin derim.


Terk edilmiş bir roman

Kitabın en dikkat çekenlerinden biri de Berkun Oya’nın “Terkedilmiş Bir Roman” adını verdiği ve gerçekten ‘terkettiği’ yani tamamlamadığı romanı. Toplamda 15 sayfa olan “Terkedilmiş Bir Roman”, 40’lı yaşlarındaki beş yakın erkek arkadaşın hayatını birer kesit halinde sunuyor okura. Hikâyenin anlatıcısı Selim, diğerleri ise Kerim, Muızaffer, Süleyman, Yasin. Bir mahalle fonunda, her bir karakterin yaşamını ve kişisel özelliklerini anlatarak karakterleri tanıtmış Berkun Oya. Ancak tam karaktere alıştığınız anda anlatı bitiveriyor. “Acaba Berkun Oya devam ettirir mi bu romanı?” diye düşünmeden edemiyorsunuz. Bir de nasıl ve neden işlediklerini öğrenemediğimiz bir cinayetin gizemiyle baş başa kalıyorsunuz. Umarım Berkun Oya “Terkedilmiş Roman”ına döner ve ‘roman’ını tamamlayarak okurların merakını giderir.



Paylaş

İtimatGaliba en iyisi bir çırpıda söylemek. Doktorların yaptığı gibi. Ekim’den beri kanser tedavisi görüyorum ve biraz daha yolum var.

Devam
15 Eylül 2017 Yıl : 13
Sayı : 163