VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
15 Haziran 2012 Cuma | Anasayfa > Haberler > Yıllardır bir böcek gibi uyanıp bir böcek gibi uyuyoruz
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Yıllardır bir böcek gibi uyanıp bir böcek gibi uyuyoruz

Levent Tülek, sisteme her ne pahasına olursa olsun uyum sağlayan halimizi, Kafka’nın ünlü kahramanı Gregor Samsa’yı, hem yazdı hem canlandırdı.

Levent Tülek

Gregor Samsa bir sabah bunaltıcı düşlerden uyandığında, kendini yatağında dev bir böceğe dönüşmüş olarak buldu...” Kafka’nın “Dönüşüm” romanının bu ilk cümlesi, sanırım en bilinen roman cümlesidir.

Franz Kafka 1915’te o tarih için bir hayli şaşırtıcı ve aykırı bir kahraman doğuruverir edebiyat dünyasına... Böceğe dönüşen bir anti kahraman: Gregor Samsa’yı. Diğer kahramanlar gibi öykünülesi, baş tacı edilesi bir hali yoktur Samsa’nın. Eziktir, karmaşıktır ve karanlıktır. Sistemin böceğe çevirdiği ama diğerlerinden farklı olarak bunu bilerek yaşamaya başlayan bir distopik karakterdir. Ama öyle ya da böyle kahramandır sonuçta. Bizi modern hayatımızın düzenine, sistemine, bürokrasisine karşı kımıl kımıl yaşamaya çalışan böceklere dönmemizi öngörmüş, başrolü Gregor Samsa’ya vermiştir Kafka!

NÜKLEER BOMBA ATILSA

“Dönüşüm”ü genç yaşımda ilk kez okurken o yıllarda öğrendiğim bir bilgiyi anımsamıştım birden. Nükleer bir bomba atılsa tüm canlıların yok olacağı yalnızca hamamböceklerinin yaşayabileceği konusunda bilimsel bir tez yazmıştı birileri. Ne öngörü! Kafka bunu 20. yüzyılın başında yazarken her koşulda yaşayabilecek bir oportünistin manifestosu gibi kurgulamıştı belki de! Toplumsal hayatta, gönül ilişkilerinde, işinde ve çevresinde yaşayabilme ve ayakta kalma çabasının bir sonucuydu böceğe dönüşmesi. Ancak öyle var olabilirdi, düzeni nükleer atıklarla dolmuş bozuk bir dünyada. Yaşamanın kuralı buydu. Ancak böyle para kazanılabilir, kira ödenebilir, sevişilebilir ve vatandaş olunabilirdi... Böcek olmak tıpkı romanda olduğu gibi başta garipsenecek, korku duyulacak, tiksinilecek ve iğrenilecek bir durumken sonra alışıveriliyor ve tekrar insan olmaya gerek kalmadan yaşanabiliyordu pek ala. Omurgasız olmak, silik ve kişiliksiz olmak öyle pek de ayıpsanacak değerler değildi bu dünya için... Sonuçta bir kabus olmaktan çıkıp gündelik hayatta kendine biçilen kadar yaşamayı ve sonucunda postallar altında ezilerek yok olmayı kabullenmiş bir hayatın kahramanıydı o...
ZAVALLI UYUMLU HALİMİZ
Kafka modern dünyadaki insanın zavallı durumunu ta o tarihten görüp sisteme göre eğilip bükülüp sonra da dönüşen karakteriyle hepimizin günümüz yaşantısındakii kibirli varoluşumuza kökten dinamit koyuyor romanında. Bir yandan Gregor Samsa’yı kahramanlaştırırken öbür taraftan özdeşleşemediğimiz, kendimize yakınlaştıramadığımız bu karakteri aslında hepimize benzetiyor.

Bilgisayarlardan, cep telefonlarından ve diğer elektronik cihazlardan aldığımız radyoaktiviteye dayanma gücümüzle böceklerle yarıştığımız yorgun dünyamızda toplumsal statümüzü korumak adına küçük küçük yeni bacaklar ve kollar çıkarıyoruz her yerimizden. Statü endişemiz (Alain De Botton’a selam) bir yandan, küresel kapitalizmin janjanlı zincirleri bir yandan, çürüyen değerler ve aşınan ahlak diğer yandan daha da küçülüp kitin yüklü kanatlarımızın çıkmasına neden oluyor, belki altında korunuruz diye... Evet küçük tuhaf yaratıklara döndük ama yaşıyoruz ya...
Üstelik birbirimize pek de güzel görünüyoruz. Göklere çıkarıyoruz yaptıklarımızı. Biz böceğe dönüp küçüldükçe kibrimiz de, binalarımız da, lcd televizyonlarımızın inçleri de, botokslu dudaklarımız ve memelemiz de büyüyor durmadan. Gökdelenler kesmiyor bizi, denizleri doldurup oralara da binalar konduruyoruz. Tek bir aşk yetmiyor aldatıp duruyoruz birbirimizi... Daha büyük evler, daha büyük alışveriş merkezleri ve daha büyük ideal ve kariyer tembihleriyle gönderiyoruz çocukları parası büyük özel okullarına... Bir dönüşüm yaşayıp kahraman olmak bile yetmiyor, herkesin kahraman olmasını istiyoruz, Gregor Samsa’ya şaşırıp, eleştirip, benimsemeyip, onu rol model alıyoruz istemeden... Ee, ne de olsa o bir kahraman... Üstelik de günümüzde yazılsaydı böcek ilacı reklamlarının star yapmak için peşinden koşturacağı bir pop-ikon haline geliverecek bir kahraman aslında Gregor Samsa...

Yüzyıla yakındır her dönemde okuyanına bunları düşündürdüğü, kendini sorgulattığı ve Kafka’nın karanlık dünyasından hala bize ışık saçtığı için Gregor Samsa benim kahramanım. Ve dünya iyiye giderse bunda Gregor Samsa’nın sistemle böcek olarak imtihanının da bir payı olacağını öngörerek daha yüzyıllarca yaşayacak bir kahraman olacak üstelik...

Paylaş

Bir VatanKitap’ın perde arkasıBu ay üç özel röportajla çıkıyoruz okur karşısına. Bunlardan ilki Türk tiyatro tarihine sahneleye çıkan ilk kadın oyuncu Afife Jale'nin yaşamını romanlaştıran Osman Balcıgil'le bu büyük değer üzerine Ece Erol'un yaptığı şöyleşi oldu. Diğer bir özel röportajımızı Cemre Nur Meleke, Aslı Perker'le yeni romanı Flamingolar Pembedir üzerine gerçekleştirdi. Sinemaya da uyarlanan Kocan Kadar Konuş kitabıyla büyük çıkış yakalayan Şebnem Burcuoğlu ise özlenen sıcak mahalle özlemimizi, Cemal Süreya'ya gönderme yaparak Cemal ve Süreyya aşkı üzerinden giderdiği yeni romanı Süreya Kuaför Salonunu anlattı.

Devam