VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com Vatan Kitap | +18
Gazetevatan Anasayfa
14.03.2015
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

+18

Son yıllarda rakıya dair birçok kitap yayımlandı, bunların büyük bir bölümünün iyi işler olduğunu düşünüyorum. “Rakı Felsefesine Giriş” de bu iyi işler arasında en ön sıralarda yer alacak nitelikte bir kitap.



İçki tüm kötülüklerin anasıdır ve bu yazı tamamen onunla ilgilidir.

Başlıkta ve girizgâhta yapılan “Yasal uyarıdan” sonra bu yazıyı okumaya karar verdiyseniz sorumluluk artık tamamen size aittir. Bu sorumluluğu taşımak istemeyenlerin yol yakınken diğer sayfaya geçmeleri önemle rica olunur.
İçki içmeyi pek sevmem ama rakı içmeye bayılırım. Rakının bir içki türü olduğu fikrine katılmadığımı söylemeliyim.

Rakıdan gayrısı içki olabilir ama rakı, rakıdır. Bir şeyin çeşidi, alt kümesi, muadili falan değildir. Başlı başına bir tür, bir şahsiyettir. Aksini iddia edenlerle tartışacak değilim ama kalbimin kırılacağını da saklamaya gerek yok.
Kardeşleri, akrabaları vardır ben onlara da rakı derim. O kardeşler bulundukları coğrafyalarda ne diye anılıyorlarsa o da kabulümdür karışmam. Nasıl rengi yoksa milliyeti de yoktur, rengini su, dilini muhabbet ortaya çıkartır. Ahmet Rasim’in dediği gibi: “Kendisinden çok meclisi güzeldir.” O mecliste bulunacakları seçmek Ankara’ya mebus seçmek kadar önemlidir. Yapılacak yanlış seçimlerin bedeli her ikisinde de pek ağır olabilir.

“Rakı öyle ayakta, iki dakika içinde yudumlanacak içkilerden değildir. Bir ritüeli vardır” diye buyurmuş vakti zamanında rahmetli Halit Çapın. Haklıdır usta; rakı zahmet ister, emek ister, vakit ister.

Sırasıyla iyi muhabbet, güzel meze, doğru müzik ister. Son ikisi olmazsa olmaz değildir ama varlıkları keyfe keyif katar, bünyeye neşe verir.
Elbette rakı hakkındaki tüm bu ukalalıklarım durduk yere gün yüzüne çıkmadılar. Feridun Nadir’in BirGün gazetesi Pazar ekinde “Rakı Beyazı” köşesinde kaleme aldığı fevkalade lezzetli yazıların bir araya gelmesiyle ortaya çıkan “Rakı Felsefesine Giriş” kitabını okurken aklımdan geçiverdiler. Bu yazıların birçoğunu Pazar ekinde okumuş olmama rağmen kitaptan yeniden okumanın bana aynı keyfi hatta fazlasını verdiğini söylemeliyim. Son yıllarda rakıya dair birçok kitap yayımlandı, bunların büyük bir bölümünün iyi işler olduğunu düşünüyorum. Sonda söyleyeceğimi başta söyleyeyim, benim için “Rakı Felsefesine Giriş” bu iyi işler arasında en ön sıralarda yer alacak nitelikte bir kitap.
Feridun Nadir üstten bakmayan, dayatmayan, öğretici olma kaygısı taşımayan satırlarla rakının felsefesini yapıyor.

Birbirinden ilginç hatıralarıyla bir içkiyi değil (rakının içki olmadığı konusunda anlaştığımızı umuyorum) bir ruhu anlatıyor. Sevdiklerini, beğenmediklerini, yakıştırdıklarını, biçimsiz bulduklarını bizlerle paylaşıyor.

Paylaşırken “aman bunu böyle yapın, yapmazsanız kötü çocuk olursunuz!” tuzağını kurmuyor okurlara.

Adlarını ilk kez duyduğumuz kişilerle tanıştırıyor Nadir bizleri, nevi şahsına münhasır bu kişileri neden bunca zaman tanımadığımıza hayıflansak da “her başlangıçta yeni bir anlam vardır” diye avutuyoruz kendimizi. Kendileri eski (pek çoğu) bizler için yeni mekânlara davet ediyor. Gitmiş kadar olmasak da gitmeleri koyuyoruz kafamıza. Mekân güzellemesi yapmayan bu zarif davetlere icabet etme arzusu beliriyor gönlümüzde.

Sadece rakı değil ülke, komşular, mekânlar, insanlar, şarkılar hakkında sohbet ediyoruz karşılıklı olmasa da Feridun Nadir’le. Ve kitap bittiğinde her iyi sohbetin ardından kalan o güzel tat kâr kalıyor yanımıza.

Bu kitabı okuyanların aklında derhâl rakı içmek arzusunun belireceğini düşünenler fena halde yanılır zannediyorum. Rakıya dair bir arzu beliriyorsa o, derhâl rakı içmek değil rakı içtiğinde keyfiyle, adabıyla içmek arzusu. Hepsi bu...

“Ertesi gün için bir şey diyemem ama rakı içtiğin gün ölmezsin...” demiş Cemal Süreya öyleyse 26 Mart Dünya Ölmeme Günü şimdiden kutlu olsun.

Paylaş
YORUMLAR

İtimatGaliba en iyisi bir çırpıda söylemek. Doktorların yaptığı gibi. Ekim’den beri kanser tedavisi görüyorum ve biraz daha yolum var.

Devam
15 Eylül 2017 Yıl : 13
Sayfa : 163