VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com Vatan Kitap | Okumadığınız kitaplar hakkında bir okuma
Gazetevatan Anasayfa
14.02.2016
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Okumadığınız kitaplar hakkında bir okuma

  Okumadığınız kitaplar hakkında bir okuma

Kültürlü olmak kendini bir kitabın içinde süratle bir yere yerleştirmektir ve bu konumlanma kitabı baştan sona okumayı gerektirmez, tam tersine.




Hatta bu kapasite ne kadar geniş olursa, özellikle falanca kitabı okumak da o kadar gerekli olmayacak bile diyebiliriz. Bu sözler Fransız yazar Pierre Bayard'a ait. Zira ona göre Kültür bireysel cehaleti gizlemekle yükümlü bir tiyatrodur.

Bu sözlerin sahibi bir akademisyen, hem de edebiyat üzerine dersler veren, dünyanın en büyük yazarlarından ve entelektüellerinden Umberto Eco'nun ahbabı Bayard olmasaydı, muhakkak ki önemsemez, gülüp geçerdik. Ancak söz konusu, entelektüel ortam içinde kendisine hatırı sayılır bir yer edinmiş bir şahsiyet olunca insan oturduğu yerde şöyle bir toparlanıyor. Ardından Bayard'ın peş peşe sıraladığı argümanları kimi zaman kahkaha atarak ama her daim hımmm diyerek okuyor. Çünkü karşımızdaki kitap müthiş bir şaka, olağanüstü bir ironi. Öncelikle de adı: Okumadığımız Kitaplar Hakkında Nasıl Konuşuruz. Yani daha baştan okumadığınız bir kitap hakkında konuşabilmek için bu kitabı okumalısınız diyor. Zaten kitabı okumaya başladıkça da görüyorsunuz ki, Evet okumadığımız kitaplar hakkında çok rahat ve keyifle konuşabiliriz.

Ama bunun için de bayağı bir okumuş olmak gerek. Mesela Robert Musil'in Niteliksiz Adamından bahsedebilmek için onun hakkında yazılmış başka kitaplar okumuş olmak gibi.
Gerçi Bayard, derslerinde bile (ki, üniversite dersleri bunlar) hiç okumadığı kitaplar üzerine uzun uzun konuştuğunu anlatıyor. Mesela Joyce'un Ulyssesi gibi. Diyor ki; Joyce'un 'Ulysses'ini hiç okumadım ve görünen o ki, hiçbir zaman da okumayacağım. Yani kitabın 'içeriği' bana geniş ölçüde yabancı. İçeriği yabancı ama durumu değil. Demek istediğim, bir konuşmada 'Ulysses'ten bahsederken, kendimi hiç de donanımsız bulmam, çünkü onu başka kitaplarla bağlantılı olarak görece bir nitelikle konumlandırma kapasitesine sahibim. Bu kitabın 'Odysseia'nın yeniden yazımı olduğunu, bilinç akışı akımına bağlı olduğunu ve olayların tek bir günde Dublin'de geçtiğini vs. bilirim. Bu yüzden de derslerim sırasında gözümü kırpmadan sık sık Joyce'a gönderme yaptığım olur.
Yani aslında Bayard, entelektüel dünyanın da kendi içinde bir genel kültürü ve ortalamasının olduğunu ve genel akışın da buradan şekillendiğini söylüyor. Buna da çok güvenmemek gerektiğini.

Nitekim, yetişkin bir bireyin takvimlerin M.S. 2016'yı gösterdiği şu zaman diliminde dünya edebiyat tarihinin en önemli eserlerini -o kişinin mensubu olduğu ülkenin edebiyatını da eklemek gerek- okuması ve bu arada sosyal bir insan olarak yaşaması kabul edelim ki, imkansızdır.
Buna rağmen yine de bireylerin üzerinde bir okuma baskısı vardır. İşte Bayard'a göre kişinin okumadığı halde okumuş gibi konuşmasının en büyük nedeni de bu baskı. Yani kitap okumayana kültürsüz gözüyle bakılması gibi... Bir diğer neden olarak ise, o kişinin o kitabı okumaya mecbur görülmesidir diyor Bayard. Tıpkı, bir kitap eki editörü olarak O kitabı okumadım dediğimde karşılaştığım küçümseyen ifadelerin bende yarattığı etki gibi.

İşte Bayard, bu baskıdan kaçabilmek için kitabında bazı stratejiler öneriyor. Özetle diyor ki; Joyce ya da Proust hakkında birkaç söz edebilmek için illa onları okumuş olmanız gerekmez. Bunun için Balzac, Valery, Musil, Wilde ve Eco'nun kitaplarına bakmak yeterlidir. Çünkü onların yazdıklarında sadece okuma değil okumama üzerine de metinler bulabilirsiniz. Ama Bayard tüm bunları yaparken bir lümpen gibi kitapları küçümseyip hor görmüyor. Çünkü o tüm bu bilgileri yine bir kitapla aktarıyor; video ya da CD ile değil:)

Not: Sanırım Bayard Türkiye'de yaşasaydı, yani insanların okumadığı halde bir kitabı yerden yere vurmasının meşru hatta hak görüldüğü bir ülkede okumuş gibi davranma nedenlerini yeniden yorumlardı.




Paylaş
YORUMLAR

Mungan’ın odaları Murathan Mungan’ın edebiyatıyla tanışmam eve kapanıp günlerce Dostoyevski, Albert Camus, Kafka okuduğum üniversite yıllarına rastlar.

Devam
15 Mart 2017 Yıl : 12
Sayı : 157