VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com Vatan Kitap | Açık hava hapishanesi
Gazetevatan Anasayfa
14.03.2015
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Açık hava hapishanesi

Açık hava hapishanesi

Romanlarında adli antropolog Dr. David Hunter’a can veren yazar Simon Beckett, “Kapan” adlı son kitabında bu kez okurunu, İngiltere’den Fransa’ya kaçan Sean karakterinin peşinden sürüklüyor.

Kemiklerin Şifresi”, “Ölümün Kimyası”, “Ölülerin Fısıltısı” ve “Mezarların Çağrısı”ndan oluşan dört kitaplık sürükleyici Hunter serisine “Kapan” ile ara veren Simon Beckett, büyük bir bölümü açık havada geçmesine rağmen hayli klostrofobik bir gerilime imza atmış.

“Kapan”, Sean’in kan lekeleriyle dolu otomobilini yolda bırakıp otostop yaparak Fransa kırsalında ilerlemesiyle başlıyor. Bir şeyden, birilerinden kaçtığını anladığımız Sean, gölden su içmek için girdiği ormanlık alanda ayağını bir kapana kıstırınca yol macerası bambaşka bir boyut kazanıyor. Defalarca denemesine rağmen bileğini kapanın dişlerinden kurtaramayan kahramanımız acıdan ve yarasının ciddiyetinden ötürü kendinden geçer ve ancak üç gün sonra bir evin çatı katında uyanır. Evin sakinleri Mathilde ve Gretchen onu gölde baygın halde bulmuş ve evlerine taşımışlardır. Ne var ki evlerinde bir yabancı bulunmasından hiç de hoşnut olmayan babaları, Sean’i bir an önce gitmeye zorlamaktadır. Aslında bu tuhaf aile ile vakit geçirmeye hiç de hevesli olmayan Sean, hem gidecek belli bir yeri olmadığından hem de yakalanma endişesiyle kalış süresini gönülsüz olarak uzatır. Ayağı biraz iyileşip evden ayrılacağı sırada bu kez Mathilde’den gelen evi onarması karşılığında kalacak yer, yiyecek ve haftalık ücret teklifine hayır diyemez ve kabul eder.

HERKESİN BİR SIRRI VAR

Roman boyunca kasabadaki markete kum ve çimento almaya gitmenin dışında çiftlikten ayrılmayan Sean, tıpkı çiftliğin sakinleri gibi özgür bir hapis hayatı yaşamaya başlar. Sakin, duygusal bir kadın olan Mathilde’nin aksine hırçın ve ne yapacağı önceden kestirilemeyen bir kız olan19 yaşındaki Gretchen’ın Sean’in başını ne zaman belaya sokacağını merakla okurken, geri dönüşlerle kahramanımızın neden İngiltere’yi terk ettiğini de öğreniriz.

Sırt çantasında bir torba uyuşturucu sakladığını bilen aile üyeleri her an onu polise ihbar etme tehdidini saklı tutarken, Sean de onların kurduğu kapanlar yüzünden sakatlandığını itiraf etmemek için kendini zor tutar. Çiftlikteki domuzlar, boş şatolardan çalınmış ve göl yolunda sıralanmış heykeller, kasaba halkının aileye karşı hiç de sevecen olmayan tutumu, kayıp bir damat adayı ve daha pek çok sır tek tek ortaya dökülürken okur da kendini bu açık hava hapishanesinden bir an önce kurtarmak istiyor. Çiftlikte tutsak mı yoksa iyileşmeyi bekleyen bir hasta mı olduğunu uzun süre algılayamayan Sean’ın şiddet yanlısı baba ve tuhaf kızlarıyla geçirdiği günler, temposu hiç düşmeyen bir psikolojik gerilime dönüşüyor.

Romanları Türkiye’de büyük ilgi gören İngiliz gerilim yazarı Simon Beckett, ünlü adli antropoğu Dr. David Hunter romanlarını sonlandırmadığını, “Kapan”ı küçük bir ara olarak gördüğünü söylüyor: “David Hunter romanlarında her zaman yenilik ve önceden kestirilemez bir kurgu yaratmaya çalışıyorum ki zaten bunlar macera, polisiye gibi türlerin olmazsa olmazları. ‘Mezarların Çağrısı’ yazdığım son Hunter romanıydı; kendime vakit tanıyıp Hunter’ın bir sonraki adımı ne olacak diye düşünmek istedim. Tümüyle farklı bir roman yazmak üzere yola çıkmadım ancak beşinci romanı tasarlarken üzerinde öalıştığım fikirler beni ‘Kapan’a yöneltti. Bu arada beşinci Hunter romanımı da yazmaya başladım.”

HUNTER SERİSİ DEVAM EDİYOR

Romanlarında sadece birkaç satırlık yer kaplasalar dahi bilmediği konularda derinlemesine araştırmalar yapan bir yazar Beckett. Adli tıp gibi spesifik bir konuyu ele almasa da “Kapan” için de yoğun araştırmaya girişmiş. Gençliğinde tamirat işlerinden para kazandığı ve otostopla Fransa’yı gezdiği için kitabın arka planını oluşturan bu bölümleri yazarken zorlanmamış. Ancak kahramanı Sean’in Fransız filmlerine olan düşkünlüğü, eski tüfekler, elektrikli testerenin kullanımı gibi konuları uzmanlara danışmış. Beckett, bu titiz çalışmalar sonucunda elde edilen detayların, hikâyenin inandırıcılığını arttırdığını söylüyor. Freelance gazetecilik yaptığı dönemde yazmaya başlayan Beckett’in onu üne kavuşturan Hunter serisinden önce yazdığı dört romanı daha bulunuyor. Polis baskınları, vücut parçalarını toplayarak farklı koşullarda insan bedeninin nasıl çürüdüğünü araştıran bilim insanları ve imza attığı daha nice haber ona ilham kaynağı olmuş.

Paylaş
YORUMLAR

Mungan’ın odaları Murathan Mungan’ın edebiyatıyla tanışmam eve kapanıp günlerce Dostoyevski, Albert Camus, Kafka okuduğum üniversite yıllarına rastlar.

Devam
15 Mart 2017 Yıl : 12
Sayı : 157