VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com Vatan Kitap | Aile boyu soygun
Gazetevatan Anasayfa
14.08.2016
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Aile boyu soygun

Aile boyu soygun

Ağır silahlarla iki yıl içinde on soygun yapan ve aile üyelerinden oluşan İsveçli çetenin gerçek öyküsünü kardeşlerden biri, Stefan Thunberg kaleme aldı. Akıl almaz kaçış planları ve yüksek temposuyla dikkat çeken roman, sinemaya uyarlanıyor.



Hikâye, geçmiş bir tarihte, Sırp asıllı İsveçli baba Boris’in üç oğlunun gözü önünde annelerini öldüresiye dövmesiyle başlar. En büyük çocuk Leo’nun araya girmesiyle şiddet sona erer ve bugüne döneriz. Leo, kardeşleri Felix, Vincent ve en yakın arkadaşı Jasper ile askeri bir cephaneliği soyar; iki yüzden fazla otomatik silah ve mermi, yapacakları soygunlarda kullanılmak üzere artık ellerindedir. İlk hedefleri bir zırhlı araçtır. Silahların patladığı, koruma görevlilerinin neredeyse aklını yitirdiği soygun sonunda 1 milyon Kron (yaklaşık 350 bin lira) ile evlerine dönerler. İşi ilerleten çete önce bir banka, ardından arka arkaya iki hatta üç banka birden soyarak kelimenin tam anlamıyla tarihe geçer. Her seferinde zamanla yarışan, silah kullanmaktan çekinmeyen, polisin dikkatini dağıtmak için soygun yapacakları bölgenin tam aksi yönündeki tren garına bomba koyan çete üyelerini yakalamak neredeyse imkânsızdır. Her soygunda farklı silah kullanan, özel giysiler giyen, kaçış planını en ince ayrıntısına kadar yapan çete üyeleri arkalarında hiçbir iz bırakmadıkları gibi, sabıkaları olmadığından kimse onlar hakkında bir şey bilmemektedir; babaları bile. Son bir soygun yapıp “işi” bırakmaya karar verdikleri anda çete içten içe çatırdamaya başlar.

Anders Roslund, İsveç’in önde gelen polisiye yazarlarından, Stefan Thunberg de senaristlerinden olunca ikisinin bu ortak çalışması son derece sürükleyici bir romana dönüşmüş. Steven Spielberg’ün ortaklarından olduğu DreamWorks stüdyoları romanın film hakkını satın almış. The Guardian gazetesinde Thunberg ile yapılan röportajda ise, kitapta anlatılan öykünün arka planı yer alıyor. Orijinal hikâyede çete lideri baba iken romanda kurgu gereği bu görevi en büyük ağabey Leo üstleniyor.

Ailemi ispiyonladım
Stefan Thunberg’in çocukluğuna ait en net anılardan biri, babası ve ağabeyinin mutfak masasında oturup annelerinin saklandığı eve atmak üzere molotof kokteyli hazırlamalarını izlemesidir.

“İçki, şiddet ve patlayıcıları saymazsak babam iyi bir adamdı. Ne yazık ki çoğu zaman üçü de olurdu,” diyor Thunberg.
Stefan, şiddet yanlısı babaları Boris tarafından yetiştirilen dört kardeşten biriydi. “Şiddet, ailemizin iletişim diliydi,” diyor. Üç kardeşi, 1990’ların başında İsveç’te bir dizi banka soygunu gerçekleştirip, soygunlarda kullandıkları askeri mühimmat nedeniyle “Askeri Çete” olarak anılan grubun üyeleriydi. Hatta şiddet kullanımında o kadar ileri gitmişlerdi ki, Stokholm Garı’ndaki emanet dolaplarına bomba bile koymuşlardı. “İstediklerine ulaşmak için, tıpkı babamdan öğrendikleri gibi, şiddeti hep bir araç olarak kullanıyorlardı,” diyor Thunberg.
Stefan, annesiyle babası ayrıldığında kendi yoluna giderek bu kriminal ailenin dışında kalmayı şans eseri başarır. Henüz Yirmilerinin başındaki ağabeyi ve küçük kardeşleri banka soyarken o, sanat okumayı seçer.

Askeri Çete’nin bir parçası olmamasına rağmen suçlarından haberdardı. İlk soygundan sonra kardeşlerinin evine gittiğini anlatıyor: “Oraya gittiğimde televizyonda haberler vardı ve az önce gerçekleştirilen zırhlı araç soygunundan bahsediliyordu. Kardeşlerim 1 milyon İsveç Kronu çalmışlardı ama açamadıkları kasadaki 10 milyonu alamadıkları için hayal kırıklığı içinde oturuyorlardı. Ağabeyim yerdeki muşambayı kaldırıp bodruma yaptıkları gizli odayı gösterdi. Askeri cephanelikten çaldıkları ve sonraki soygunlarda kullanacakları iki yüz otomatik silahı orada saklıyorlardı. Ağabeyim ‘Bundan asla kimseye bahsetme,’ dedi. Bizim ailemizde böyleydi, babam öyle öğretmişti, aile üyelerini asla ama asla yarı yolda bırakamazdım.”
Thunberg, Askeri Çete’nin yakalanmadan bu kadar çok soygun yapabilmesinin sebebinin bu aile bağları olduğuna inanıyor. Çetenin üç üyesi ailedendi, diğer ikisi ise yakın arkadaşları. “Karşılarındaki dünyaya karşı bir klan gibi bir arada kalmayı başardılar,” diyor Thunberg.

Birleşik aile cephesinin dışında kalan tek isim olan Stefan’ın bu romanı, yani ailesinin hikâyesini yazması bir ihanet mi?
“Böyle diyebilirsiniz,” diyor Thunberg, “babam bir ailede kimsenin kimseyi ispiyonlamaması gerektiğini öğretmişti. Şimdi tüm ailemi ispiyonluyorum ancak bir yazar olarak bildiğiniz her şeyi anlatmalısınız.”

Askeri Çete iki yıl boyunca, Aralık 1993’te yakalanıncaya kadar on büyük soygun gerçekleştirdi. Yirmi üç yılın ardından Thunberg’in kardeşlerinin hepsi hapisten çıktı ve tamircilik işine döndü. Babası Boris de cezasını tamamlayıp hapisten çıkmasına rağmen alkol sorununu henüz çözmüş değil. “Onu seviyorum ama saygı duymuyorum,” diyor yazar.

Romanın, ailenin yaralarını yeniden açtığını düşünüyor Thunberg. “En küçük kardeşim romanı okuduktan sonra beni aradı ve ‘Stefan, senden nefret ediyorum ama romana bayıldım,’ dedi. Sonra telefonu kapattı ve dokuz ay boyunca benimle konuşmadı. Diğer kardeşim beş kez okuduğunu ve hikâyenin bugünkü onu değil, artık hatırlamadığı on yedi yaşındaki hâlini anlattığını söyledi. Ağabeyim de kitabı okudu ve Anders ile bana o yıllarda nasıl bir çılgınlığa bulaştığını artık çok daha iyi anladığını yazan bir teşekkür maili attı. Babam ise romanı okumadı. Artık onunla iletişim kurmak çok zor, özellikle de içtiği zamanlar. Hâlâ geçmişte yaşıyor.”

Romanı desteklemesine rağmen okumayan bir kişi daha var: Stefan’ın annesi. Bu son derece anlaşılabilir bir durum çünkü hikâye, Boris’in evlerine gelip karısını çocuklarının önünde dövmesiyle başlıyor. Ailenin yaraları bir süre daha kapanmayacak gibi çünkü Thunberg ve Roslund romanın devamını, yirmi yıl sonrasını yazmaya başlamışlar bile.


Paylaş
YORUMLAR

Mungan’ın odaları Murathan Mungan’ın edebiyatıyla tanışmam eve kapanıp günlerce Dostoyevski, Albert Camus, Kafka okuduğum üniversite yıllarına rastlar.

Devam
15 Mart 2017 Yıl : 12
Sayı : 157