VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com Vatan Kitap | Bir trilyon dolarınız olsa ne yapardınız?
Gazetevatan Anasayfa
14.10.2014
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Bir trilyon dolarınız olsa ne yapardınız?

Bir trilyon dolarınız olsa ne yapardınız?

Bir trilyon dolarınız olsa dünyanın hâkimi olacağınız kesin! Ama ya bu paranın size geliş amacı “insanlığa, kaybolmuş geleceğini geri vermek” olsa? Önünüze çıkan seçeneklerle iyilik perisine dönüşmek de yeni bir Hitler olmak da mümkün.


Paramızdan sıfırlar atıldığından bu yana 10 koca yıl geçti. 1 Ocak 2005 tarihinden beri biz mütevazı gelirliler liranın sonuna milyon, milyar, trilyon eklemiyoruz. Zira ailenizden size kalan bir miras yoksa loto kazanmazsanız ve sıradan bir ücretliyseniz milyonla birlikte telaffuz edilen paralara ulaşma ihtimaliniz çok zor. Geçen 10 yıla rağmen çevremde sıfırları atılmış liralara alışana rastlamadım: Taksici 15 liraya “15 milyon” der; dolmuşçu 2 lira 75 kuruşa “2 milyon 75 kuruş” der; bir arkadaşım bin 500 liralık kredi kartı borcunun “bir buçuk lira” olduğunu iddia eder! Matematik konusunda parlak bir toplum olsak zaten onca sıfırımız olmaz, sıfırları atıp paramızı bir dolara eşitleyip 10 yılda paramızı yine doların üçte birine geriletmezdik. Bunca karışıklık içinde bir de 500 yıl önce yaşamış akrabanızdan size 1 trilyon dolar kaldığını düşünün! Kaç paranız olduğunu anlamaya çalışırken aklınızın başınızda kalması hayli zor. Miktarın büyüklüğünü şöyle açıklayayım; hesabınızdaki para, her nefes alışverişinizde 40 bin dolar, her gün 9 milyon dolar artıyor. 9 milyon dolar kabaca27 milyon TL ediyor. Bu parayla Bağdat Caddesi’nde, ayda 3 bin lira kira getirebilecek 27 tane ev alabilirsiniz. Ve bunu bankadaki paranız hiç azalmadan her gün yapabilirsiniz. Forbes’un dünyanın en zenginleri listesindeki 100 kişinin servetinin toplamı sizinkinin yarısı bile etmiyor. Hatta dünyanın ticaret hacminin ortalama 8 trilyon olduğunu varsayarsak ve düz mantıkla hareket edersek, dünyanın 8’de biri sizin demek oluyor!


Alman yazar Andreas Eschbach’ın “Bir Trilyon Dolar” romanının kahramanı John Salvatore Fontanelli liseyi bile bitirememiş, pizza dağıtıcısı olarak hayatını kazanan hatta şu sıralar işsiz bir gençtir. İtalya’dan gelen Vacchi Ailesi’ne mensup dört avukatla yaptığı konuşma onu bir anda dünyanın en zengin adamı yapar. Vacchiler yüzyıllardır Floransa’da yaşayan, servet yönetimi ve avukatlık yapan bir ailedir. Ellerinde bir vasiyetname vardır. Buna göre 16. yüzyılda yaşayan Giacomo Fontanelli adlı bir tüccar mirasını, 1995 yılının 23 Nisan’ına gelindiğinde kendi soyundan olan en genç erkek çocuğa bırakmıştır. Büyük büyük dede Fontanelli yüzyılımızın parasıyla yaklaşık 10 bin doları bugün banka olarak adlandırılabilecek bir enstitüde toplar, paranın yönetimini de Vacchilerin büyük büyük dedesine verilir. Peki, faizleriyle birlikte 1 trilyon dolara ulaşan, farklı ülkelerdeki 250 bin farklı banka şubesinde yatmakta olan bu para neden 23 Nisan 1995’te sahibini bulacaktır?

NUH PEYGAMBER Mİ YOKSA HİTLER Mİ?

Büyük büyük dede Fontanelli, 23 Nisan 1495’te bir rüya görmüştür. Rüyasında gördüğü, anlamlandıramadığı araç gereçlerin olduğu bir çağdır ve insanlık hızla büyük bir felakete sürüklenmektedir. Fontanelli rüyasında, o günden tam beş yüzyıl sonra kendi soyundan gelenlerin en genç erkek üyesine miras bırakması gerektiğini de görür. Çünkü o kişi, insanlığa kaybolmuş geleceğini geri vermek üzere seçilmiştir ve bunu Fontanelli’nin mirasıyla yapacaktır. Miras işlemleri için Floransa’ya giden John Fontanelli önce yolda gördüğü galeriden bir Ferrari satın alır, ardından bir villa ve dev bir yat. Kısa sürede herkesin hayallerini gerçekleştirir üstelik servetinde dikkat çeken bir azalma da olmaz. İşte tam da bu noktada sınırsız bir servete sahip olmanın “monotonluğunu” hisseder okur.

Ancak işin tehlikeli kısmı henüz başlamamıştır daha. Vacchilerle yaptığı uzun konuşmalar, insanlığa kaybolmuş geleceğini geri vermek için ne yapacağı konusunda ona hiçbir yol göstermez. Zaten, gizli numarasından ona ulaşmayı başaran Malcome McCaine dışında kimse bunun cevabını bilmemektedir. Fontanelli’nin günün birinde bu mirasa kavuşacağını bilerek 25 yıl boyunca bu uğurda çalışan McCaine’in yönlendirmesiyle genç adam agresif bir işadamına dönüşür. Vacchilerin tüm itirazlarına rağmen McCaine’i hayatının merkezine oturtan John’un önünde dünyayı kurtarmak için birçok fırsat vardır. Devlet başkanlarıyla, bilim insanlarıyla konuşur. Seçenekler, iklim değişikliğinin önüne geçmek; çevre vergisini artırmak; sadece hammaddeden vergi almak; nüfusu dengelemek; tarım alanlarını genişletmekten bitkilerin genetiğiyle oynamaya, bir salgın hastalık yayıp nüfusu azaltmaya kadar varır. Dünya ırklarını kurtarmaya çalışan Nuh Peygamber ile insanlar arasında kendi tercihlerine göre bir eleme yapan Hitler arasında gidip gelir Fontanelli - McCaine ikilisi.

Bu arada büyük büyük dede Fontanelli’nin miras bırakmak bir yana pek çok insana borçlu olduğu ortaya çıkar. Ancak gerçekten de böyle bir para var olduğuna göre nereden gelmiştir? Acaba bu parayı gayrimeşru doğan dede Fontanelli’nin gerçek babası olan Ortaçağ’ın en zenginlerinden JacobFugger mı bırakmıştır yoksa zenginler kulübünün 80’lerde başlattıkları bir projesi midir? En önemli soru ise hayatta olsaydı John’un yerine Fontanelli mirasının varisi olacak 16 yaşındaki ekonomi dehası Lorenzo Fontanelli gerçekten talihsiz bir kazaya mı kurban gitmiştir yoksa bir cinayet kurbanı olmuştur?



Bir Trilyon DolarBir Trilyon Dolar

Andreas Eschbach

Detay için tıklayın

Paylaş
YORUMLAR

İtimatGaliba en iyisi bir çırpıda söylemek. Doktorların yaptığı gibi. Ekim’den beri kanser tedavisi görüyorum ve biraz daha yolum var.

Devam
22 Temmuz 2017 Yıl : 13
Sayı : 161