VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com Vatan Kitap | Colette yaşıyor
Gazetevatan Anasayfa
14.07.2014
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Colette yaşıyor

Colette yaşıyor

Fransız oyuncu ve yazar Delphine De Malherbe, “Sevmek ve Terk Etmek” romanında edebiyatın kült isimlerinden Colette’i bir roman karakterine dönüştürerek yazdıkları, yaşamı ve dünya görüşü ile kadın hareketinin bu devrimci kişiliğini yakından tanımamızı sağlıyor.



Ama yazar bir engellidir. Başkalarının susup söyleyemediklerini anlatır. Yalan söyler: yaşadığına ve tek bir bakışta dünyayı anladığına inanır. Yaşama ve sevme yeteneksizliği üzerine yanıtlar arar. Onun için en iyi olan okuyucusuna bir kaçış, bir düşünce fırsatı sunmaktır. Kabulleniyorum. Yaralı olmaya çabalıyorum. Kendilerine ağlayan sanatçılardan nefret ediyorum. Bir yaratıcı dik durmalı, kaderinin soyluluğu ve hazinliği arasında tereddüt etmeli ve bu duyguda kalmasını bilmelidir. Bir eser, sadece hayranlarına her şeyin daha iyi olacağını, yaşamdan kaçılabileceğini, hep bir seçenek daha olduğunu söylemek için vardır...”
Belle Epoque dönemi epey bir dişiymiş. Hemen sonrasında gelen kübik-dadaist dönem ise erkek. İkincisinin kralı Picasso ise ilk dönemin kraliçesi Colette’dir. Fransızların efsanevi sıra dışı yazarı Sidonie Gabrielle Colette için kraliçelik yakıştırmasını Jean Cocteau’dan çaldım. 19. Yüzyıl sonu ve 20. Yüzyıl başına denk gelen bohem dönemin en parlak, en aykırı, en dişi ve en etkileyici ismidir Colette. Sadece yazdıkları ile değil yaşamı ve dünya görüşü ile dönemi için bir kadın hareketi devrimcisi olarak bile görülebilir. Birbirini tetikleyen kurgu dünyası ve gerçek yaşamındaki kadınlık, cinsellik, özgürlük ve var olan ahlaka karşı savaşçı başkaldırışı onu günümüzde bile hem heteroseksüeller hem de eşcinseller arasında idol haline getirmiştir. Yaşamının gelgitleri, aşkları, acıları ve fırtınaları dönemin entelijiyans çevresinin bile başını döndüren efsaneleşmiş bir konuma yükseltmiştir onu. Klişe aşk romanlarını ters yüz eden yerleşik ahlak ve aile kurallarını torpilleyen anarşist tavrı keskin olsa da yazdıkları olabildiğince a la france tarzında, yumuşak, duygu dolu, incelikli ve ustalıklı doğa betimlemeleriyle bezenmiştir. Zaten her edebiyat severin bildiği bu özellikler ve yazarın ürettikleri onu sadece yaşadığı yüzyıla değil sonraki yüzyıla da taptaze taşımış ve evrensel bir değer olarak var etmiştir. Colette yaşamıyla sadece bohem bir efsane değil, edebiyat tarihinin de en parlak isimlerinden biridir de artık aslında. O evrensellik ki bunda yüz yıl önce eserler veren yazarın izinden giden yurttaşına ışık tutmuş ve onun dilinden Colette’e yeniden vücut buldurmuş. Everest yayınlarından çıkan “Sevmek Ya Da Terk Etmek”, Armağan Sarı’nın çevirisiyle Colette’in bu yüzyılda, modern çağda yeniden dile gelmiş haliyle heyecan verici bir metin.


Fransız meslektaşım oyuncu-yazar Delphine De Malherbe, Colette olmuş ve onun ağzından upuzun bir monolog döktürmüş. Tiyatrocu olmasından kaynaklanan dile ve anlatıma olan hakimiyetini Colette rol kişisiyle birleştirmiş ve müteveffa yazarımızın kişiliğinde hayali (ya da gerçek?) bir psikanalizciye derdini anlatarak yalın bir kurguyla derin bir meseleye girmiş.

MESELE KADIN OLMASI
Colette kırk yedi yaşındadır ve kocasının oğlu Bertrand’a aşıktır. Sadece bu cümleyle bile skandal olabilecek bu ensest tehlikesi gösteren aşk girişimine Colette’in ağzından psikiyatrist doktora - aslında okuyucuya ve tüm dünyaya- çok sağlam bir manifesto sunuyor Malherbe. Mesele üvey oğlu olması, on yedi yaşında olması falan değil aslında. Mesele Colette’in kırk yedi yaşında ve kadın olması. Kadın olma durumunu antik dönemde, orta çağda, yazarın yaşadığı dönemde ya da günümüzde değişmeyen mealinin röntgenini çıkarıyor yazar. Günümüzde değişmeyen, sadece kadın olma değil, insan olma durumuna bir yüzyıl öncesinden, Colette’in gözünden bakması tesadüf değil. Günümüzde de değişen bir şey yok diyor yazar metninde. Onun yüzyılından yazmış. Ancak zaman zaman bir yabancılaştırma efekti gibi zamanımızdan örneklerle de süslüyor monologunu ve Colette hala yaşıyor izlenimini veriyor okuyucusuna. Colette’in yaşamasını istiyor aslında Malherbe.

Onun gibi dik duran, gerçek, acıtan, bizi kışkırtan kadınlara ihtiyacımızı duyumsatıyor. Olağanüstü akıcılıkta yazdığı metnin dili aldığı bu sorumluluğun altında kalmadan ilerliyor ve lezzeti her paragrafta Belki bir kadın okuyucunun algısına seslendiğini hissetseniz de her cinsten edebiyatseverin beynine, duygusuna ve kalbine saldırıyor yazar. Hüzünlü bir dili olsa da Colette’den aldığı cesaretle sivrileşiyor ve saldırganlaşıyor. Sadece bir kadın olarak değil, erkek ya da eşcinsel olarak (zaten Colette’in cinslerüstü ve sadece insan olmasına evrildiği anlardan yola çıkarak) yaşlanmanın da her cins üzerindeki toplumsal baskısını, yaşamın görünür olan tüm kaygılarını, genel geçer tüm kuralları ve sistemin dayattığı güzellik, estetik, cinsellik durumlarını yeniden sorgulatıyor.

O BİR AUTHOR
Ülkemizde çok bilinen bir yazar değil Delphine De Malherbe. Kendisi yukarıda bahsettiğim gibi meslektaşım yani bir tiyatro ve sinema oyuncusu. Aynı zaman da yazar ve yönetmen. İlk romanı 2006’da yayınlanmış; “Le Femme İnterdite”. Bu roman epey ses getirmiş. Ardından Colette’i kurmaca bir karaktere dönüştürdüğü elimizdeki metni yazmış. Hemen ardından “La Fille ela Vodka”yı kaleme almış yazar. Ve bana tiyatro adına da büyük heyecan veren bir çalışma da yapmış. Anaos Nin’in günlüklerinden hareketle kaleme aldığı “Une passion Anaos Nin-Henry Miller “ adlı oyunu sahneye koymuş Delphine De Malherbe. Ve şimdilerde de uzun metraj bir sinema projesi üzerinde çalışmaktaymış. Bence bu kadar üretken, heyecan verici çalışmalar yapan bu author ‘la tanışmak için “Sevmek Ya Da Terk Etmek” çok iyi bir başlangıç. Daha çok tanımak için diğer eserlerinin de Türkçeye çevrilmesini beklemeliyiz sanırım.

Delphine De Malherbe’nin “Sevmek Ya Da Terk Etmek” romanı hem yazarı tanımak hem de Colette’le bir kez daha karşılaşmak adına oldukça güzel bir deneyim. Bu yaz bol kitap taarruzu altındasınız biliyorum ama bence bu şık metni kaçırmayın derim. Tatlı bir esinti hissedeceksiniz. İyi okumalar!

Paylaş
YORUMLAR

İtimatGaliba en iyisi bir çırpıda söylemek. Doktorların yaptığı gibi. Ekim’den beri kanser tedavisi görüyorum ve biraz daha yolum var.

Devam
15 Mayıs 2017 Yıl : 13
Sayı : 159