VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com Vatan Kitap | Dünya müzelerinin takip ettiği yayınevi Aygaz Kitaplığı
Gazetevatan Anasayfa
15.05.2013
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Dünya müzelerinin takip ettiği yayınevi Aygaz Kitaplığı

Dünya müzelerinin takip ettiği yayınevi Aygaz Kitaplığı

“Anadolu’da İnsan Görüntüleri”, “II. Meşrutiyet’in İlk Yılı”, “Hatıra-i Uhuvvet-Portre Fotoğraların Cazibesi”, “Troya Hazineleri” isimli kitaplarıyla dünya müzelerinin ilgi gösterdiği Aygaz Kitaplığı, kurumların kültür-sanat çalışmalarına ilham veriyor. Kurumun Kültür Sanat Danışmanı, Arter Genel Koordinatörü Bahattin Öztuncay ile konuştuk.

Buket AŞÇI basci@gazetevatan.com


Patronların ofisinde

Durumların sosyal sorumluluk projeleri kapsamında kurulan yayınevleri genelde uzun ömürlü ya da sürekli olmaz. Ancak Aygaz Kitaplığı bunu kırmayı başaran nadir yayınlardan biri. Nedir bu işin sırrı?
Aygaz, yalnız ürün ve hizmetleri ile değil, aynı zamanda iş süreçleri ile de sürdürülebilirliğe yıllardır büyük önem veriyor, kaynak ve zaman ayırıyor. Yapılan çalışmaların bir diğer önemli unsuru paydaş katılımı… Hemen hemen bütün projelerinin içinde hissedarları, çalışanları, tedarikçileri, bayileri ve müşterileri bulunuyor. Böyle olunca da, yasal yükümlüklerinin ötesinde, kurumsal vatandaşlık kültürünün bir göstergesi olarak çok çeşitli alanlarda uzun soluklu sosyal sorumluluk projelerini hayata geçirebiliyor. Aygaz’ın başarısının ardında uzun vadeli düşünmesi, paydaşlarıyla çift yönlü iletişim kurması ve toplumla bütünleşmiş öncü bir marka olması yatıyor.
Aygaz Kitaplığı yurtiçi ve dışındaki basın ve yayın organlarında özel haberlere konu ve referans oluyor; akademik çevreler tarafından kaynak olarak gösteriliyor. Kitaplarımız yayınevleri, akademisyenler, üniversiteler, kütüphane ve müzeler tarafından sürekli olarak talep ediliyor. Sanıyorum, bütün bunlar projeyi canlı tutuyor.



Aygaz Kitaplığı’nın hikayesini anlatır mısınız, ne zaman, nasıl kuruldu? Amacınız neydi ve sizce bugün bu amacın neresindesiniz?

Aygaz 50 yılı aşkın süredir kazandığı değerleri toplumla paylaşan bir kurum. Bu paylaşım her Koç Topluluğu şirketinde olduğu gibi, Aygaz için de bir olmazsa olmaz… Aygaz’ın bu noktada temel hedefi geçmişe değer verip korumak ve geleceğe yatırım yapmak. Yönetim Kurulu Başkan Vekilimiz Sayın Ömer M. Koç’un özellikle kültür ve sanat alanındaki projelerimize büyük bir ilgisi ve desteği var. Ben de projelerin tasarlanmasında ve yürütülmesinde danışmanlık desteği veriyorum. Aygaz Kitaplığı projesi de kendilerinin yönlendirmesiyle başlatıldı.
Yurtdışındaki müzelerde ve özel koleksiyonlarda bulunan tarihi eserlerin ülkemize geri getirilmesi için uğraş verilmesinin önemi tabi ki çok büyük, fakat Anadolu topraklarında yaşamış ve izler bırakmış olan eski uygarlıklarla ilgili yapılan bilimsel araştırmalara ve yayınlara sahip çıkılması ve bu çalışmaların geniş kitlelere aktarılması da çok önemli bir konu. Biz Aygaz Kitaplığı projesiyle bunu amaçlıyoruz. 1996’dan beri 12 eseri kültür-sanat hayatına kazandırdık, daha yapmak istediğimiz çok şey var.



BİR KÜLTÜR HİZMETİ

Katalog ya da prestij kitap olarak tanımlanan sert kapak, büyük boy, kuşe kağıda, fotoğraflı kitap basımı çok zordur. Hem maliyet hem de içerik açısından siz bu sorunları nasıl aşıyorsunuz?

Ülkemizde birçok saygın ve başarılı yayınevimiz var. Gayet iyi çalışmalar yapıyorlar. Ortaya çıkan eserlerin zenginliği ve derinliğinin giderek arttığını, bundan okurların da memnun olduğunu düşünüyorum. Aygaz Kitaplığı için bizim ortaya çıkartmayı hedeflediğimiz eserler, ticari bir kaygımız olmadığı ve sosyal sorumluluk amacını taşıdığı için farklı bir kulvarda ilerliyor. Bu kitapların kendisi gibi, kitapların araştırma, hazırlık ve üretim süreçleri görece benzer diğer eserlerin proje bedellerinin üzerinde oluyor. Bu nedenle yayınevlerinin bu tür eserleri ticari anlamda üretmeleri güç. Aygaz, bu işi bir kültür hizmeti olarak yapıyor. Kaynak ayırıyor. Paydaşlarının da Aygaz Kitaplığı’ndan yararlandığını ve kurumsal itibarına sağladığı katkıyı gördükçe projeye desteğini sürdürüyor.

Kitaplığınızın çizgisi nedir? Kriterleriniz neler?

Yayınlar konusundaki en büyük önceliğimiz yeterince bilimsel çerçevede kalmak ve aynı zamanda da geniş kitleler için mümkün olduğunca anlaşılabilir ve çekici olabilmek. Aygaz Kitaplığı ağırlıklı olarak, tarih ve arkeoloji alanlarına odaklanıyor. Kültürel arşiv niteliği ve değeri taşıyan işlenmemiş konuları spesifik bir çalışmaya taşıyarak özgün bir kitaplığa imza atmaya çalışıyor. Hazırlık sürecinin uzunluğundan ve getirdiği maliyetlerden ötürü yayınevleri tarafından basımı pek tercih edilmeyen eserlerin kültür sanat dünyamıza kazandırılması hedefleniyor.
Kitaplar prestij kitabı niteliklerine uygun şekilde büyük boyutlu ve ´sert kapak’ olarak hazırlanıyor, içeriği kadar görsel zenginliği ile de dikkat çekiyor. Sürekliliği ve kapsadığı eserlerin zengin içeriğiyle örnek bir koleksiyon olmaya gayret ediyor. Yayınlarımız hiç bir zaman “coffee-table-book” düzeyinde olmadı ve olmayacak. Destek verdiğimiz yayınlar konunun uzmanları tarafından ileriki yıllarda da, yurtiçinde ve yurtdışında referans kitabı olarak kullanılabilecek şekilde hazırlanıyor. Yayınlarımızda içerik kadar görselliğe de önem veriyoruz.

En çok ilgi gören kitabınız hangisi?

Ayrım yapmak zor, bütün kitaplarımız oldukça ilgi görüyor. Kitaplarımızla beraber, konu da izin veriyor ise, birer sergi de düzenliyoruz. Son dönemde, Hanedan ve Kamerarafların ve belgelerin seçimine, çeşitliliğine ve yayınlarımızın tasarımına önem vererek yaratmaya çalışıyoruz.

Kitaplarınızın sadece Türkiye’ye değil dünyaya hitap ettiğini hatta dünyaca ünlü kurumlardan Türkiye’ye kıyasla daha çok talep gördüğünü biliyorum. Bu neden böyle?

Anadolu topraklarının tarihte pek çok medeniyete ev sahipliği yaptığını düşünürsek, Anadolu ve Osmanlı tarihine ilişkin bilimsel araştırmalar ve arkeolojik kazılar birçok kültürün geçmişine ayna tutuyor. Anadolu toprakları çok büyük bir tarihi zenginliğe sahip, böyle düşündüğümüzde kitapların yurtdışından talep görmesi bizi çok şaşırtmıyor. Yabancılar tarihimize en az bizler kadar ilgili. Belirttiğiniz gibi, Aygaz ve yayınları yurtdışında en önemli kültür ve sanat kurumlarında tanınıyor; bize Getty Müzesi’nden, Princeton Üniversitesi’nden, Berlin ve Viyana müzelerinden gelen mektuplarda kitaplarımızdan övgü ile bahsediliyor. Kitabımızla ilgili düzenlediğimiz serginin büyük ilgi gördüğünü söyleyebilirim. Hatta ilk sergi Sadberk Hanım Müzesi’ndeydi. İlgiden ötürü aynı konuda ikinci sergiyi Aygaz Genel Müdürlük binasında açtık. Anadolu’dan çeşitli illerden telefonla santralimizi arayıp gelen çok kişi oldu, doğrusu bundan çok mutlu olduk.



Keşke biz bassaydık dediğiniz bir kitap var mı?

Ara Güler ve Ahmet Ertuğ’un fotoğraf çalışmalarını içeren yayınları çok beğeniyorum.

Hazırlamakta olduğunuz kitaplardan bahsedebilir misiniz?

I. Dünya Savaşı’nda Türk-Alman-Avusturya İttifakı - Osmanlı Havacılık Tarihi - Ömer Koç Arşivleri Fotoğraf - Belge ve Resim Koleksiyonları ile ilgili yayınlar üzerine çalışmalarımı sürdürüyorum.

YOLUMUZ UZUN

Kitaplığın genel koordinatörüsünüz, aynı zamanda yazarlarındansınız da. Kitaplarınızın hikayesini anlatır mısınız? Nasıl çalışmalar yapıyorsunuz? Eminim kilometrelerce yol ve sayfalarca kitap kat etmişsinizdir...

Kitaplarda yer alan görsellerin temininden, bunların kullanımı için Kültür Bakanlığı ve ilgili müzelerden gerekli izinlerin alınmasına, arşiv çalışmalarından, kitapların fotoğraf çekimlerine, editörlük ve çeviri çalışmalarından, tasarım ve basımına giden çok uzun ve meşakkatli bir yolculuk söz konusu. Yayıncılık işinin içinde olanlar sanıyorum bizi daha iyi anlayacaktır. Çok sevdiğiniz bir iş olduğu için, aslında size iş gibi de gelmiyor. Dolayısıyla, zihinsel ve ruhen sizi besleyen bir işi yaptığınızdan fiziksel yorgunluğu dert etmiyorsunuz. Dostlarımın, araştırmacıların, yazarların ve kurumsal koleksiyonların yönetimindeki idarecilerin sürekli desteği olmaksızın böyle kapsamlı araştırmalar gerçekleştirmek güç. Örneğin Dersaadet’in Fotoğrafçılarının yaklaşık 25 yıllık bir toplama ve araştırma merakının sonucu ortaya çıktığını söylersem, bir fikir verebilir.
Aygaz bünyesinde 2004 yılı başından itibaren devam eden çalışmalarımın yanı sıra, 2006’da T.C. Dışişleri Bakanlığı adına Viyana Parlamento Sarayı’nda ağırlıklı olarak “Ömer Koç Koleksiyonları”ndan derlenen ve tarihte Türkiye-Avusturya ilişkilerini ele alan bir sergi düzenledim. İlgi üzerine sergi Ankara Dışişleri Bakanlığı ve Dolmabahçe Sarayı’nda tekrar edildi. 2006’da ve 2008’de Vehbi Koç Vakfı Sadberk Hanım Müzesi’nde, temelini yine Ömer Bey’in koleksiyonlarının teşkil ettiği “Kırım Savaşı’nın 150. Yılı” ve “II. Meşrutiyet’in İlanının 100.Yılı” adlı sergileri ve eşlik eden katalogları hazırladım. Gerek Aygaz’ın, gerekse Sadberk Hanım Müzesi’nin kültür ve sanat alanlarındaki faaliyetlerine katkıda bulunabilmekten büyük zevk ve heyecan duyuyorum.



Peki bu kadar emekten sonra asla “best-seller” olmayacak bir kitaba imza atmak... Sizi hüzünlendiriyor mu yoksa belki sayısı az ama niteliği yüksek bir okura mı sesleniyorum diyorsunuz?

Bizim yaptığımız çalışmalar geniş kitleri hedefleyen yazarların kitaplarından daha farklı bir amaca hizmet ediyor. Belki birçok okur tarafından okunuyor ama kaçı kalıcı oluyor. Aygaz kitaplığındaki eserler gerçekten sizin de bahsettiğiniz gibi dar bir kitleye ama büyük bir amaca hizmet ediyor. Aygaz bu kitaplıkla, tarih ve kültürüyle yaşadığımız coğrafyanın zenginliklerini yeniden hatırlatmak ve gelecek nesillere aktarmak amacıyla kitapseverler, sanatseverler, araştırmacılar ve gençleri hedefliyor. Dolayısıyla bu beni hüzünlendirmekten çok mutlu ediyor.

Tabii bu arada Bahattin Öztuncay kimdir?

1958 yılında İstanbul’da doğdum. Sankt Georg Avusturya Lisesi ve Viyana Teknik Üniversitesi’nde Makine / Endüstri mühendisliği okudum. Osmanlı ve İstanbul fotoğraf tarihine olan ilgim Viyana’da öğrencilik yıllarımda başladı. Araştırmalarımı İstanbul’da erken dönem fotoğraf sanatına damgasını vurmuş olan James Robertson ve Edouard de Caranza üzerine yoğunlaştırdım. Dünya fotoğraf tarihinin önde gelen isimlerinden James Robertson’la ilgili kitabım 1992 yılında yayınlandı. 1993 yılında fotoğraf tarihine katkılarımdan dolayı Büyük Britanya Kraliyet Fotoğraf Cemiyeti Muhabir Üyeliği’ne seçildim. Yaşamı ve yapıtlarıyla tamamen karanlıkta kalmış olan Osmanlı Saray Fotoğrafçısı Vasilaki Kargopulo’yla ilgili biyografik araştırma kitabım 2000 yılında yayınlandı. 2003 yılında “Dersaadet’in Fotoğrafçıları”, 2005 yılında “Hatıra-i Uhuvvet” ve 2010 yılında “Hanedan ve Kamera” isimli kitaplarım Aygaz Kitaplığı’ndan çıktı. Şu anda yine Ömer M. Koç öncülüğünde kurulan Arter’in genel koordinatörlüğü sürdürüyorum. Aynı zamanda Türk Eğitim Vakfı ve Geyre Vakfı’nda yönetim kurulu üyesiyim.

Yazarın Diğer Yazıları

Paylaş
YORUMLAR

İtimatGaliba en iyisi bir çırpıda söylemek. Doktorların yaptığı gibi. Ekim’den beri kanser tedavisi görüyorum ve biraz daha yolum var.

Devam
15 Eylül 2017 Yıl : 13
Sayfa : 163