VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com Vatan Kitap | Distopik uyarılar
Gazetevatan Anasayfa
15.09.2018
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Distopik uyarılar

Distopik uyarılar

Tartışma yaratan “Şeytan Ayetleri” romanının Hint asıllı Britanyalı yazarı Salman Rushdie’nin yeni kitabı “Altın Ev” Türkçede. Rushdie, savaş, göç, kapitalizm, küreselleşme gibi klişeleşmiş konulara değinirken cinsel özgürlük konusunu da tartışmaya açıyor. Ötekileştirmeye de değinen Rushdie, romanını mistik ögelerle şekillendirirken aynı zamanda çağımız insanına distopik uyarılarda bulunuyor.

LEVENT TÜLEK



Salman Rushdie’nin yeni romanı elime geçtiğinde heyecanlanmadım desem yalan olur. Çünkü bazı yazarlar var ki -Rushdie onların başlarında geliyor- yazdıkları her yeni metin tarihe düşülmeye hazır bir not ya da kelimenin tam anlamıyla yüzyıllarca okunacak bir klasik muştuluyor.. İşte şimdi de çağını şeffaf bir şekilde gözlemleyen, meseleleri kurgusuna zarifçe işleyen ve dünyanın korkutucu yüzünü anlatırken bile bırakmadığı humoruyla pırıl pırıl bir Salman Rushdi kitabı var elimizde: “Altın Ev”
Nero Golden adında, modern dünyanın temellerini atan Roma İmparatorluğuna gönderme yapan bu uydurma isimli karakterin New York’ta lüks bir mahalleye taşınmasıyla başlayan gergin, esrarengiz ve bir yanıyla da çok eğlenceli bir adamın ve ailesinin hikayesi var romanda. Hindistan’da yaşanan bir terör saldırısında karısını kaybeden netameli bir şekilde zengin olmuş iş adamı Nero Sezar Golden, bu yeni ismi ve antik Yunan kahramanlarının isimlerini verdiği çocuklarıyla birlikte Amerika’ya, New York’a varsılların oturduğu bir mahalleye taşınır. Ancak her ne kadar paralı, saygın ve kudretli olsalar da bu bir sürgündür ve laneti de beraberinde getirmişlerdir. Mahalledeki senarist ve film yapımcısı adayı genç Rene bu aileye kaynar, ki bu aslında yazarımızdan başkası değildir. Onun gözünden bu hanedanın trajedisini dinleriz.
Salman Rushdi romanını antik hikayelerin ve mitlerin öykülerini temel alarak şekillendiriyor sık sık. Kudretli baba ile üç oğlu, tıpkı Shakespeare’in yine antik efsanelerden alıntılanan Kral Lear’ındaki baba ve üç kızının iktidar mücadelelerini anımsatıyor. Tarihe ve antikiteye olağanüstü hakim yazar güncel ve hatta popüler yaşam donanımıyla ve analizleriyle gerçekten çok şaşırtıyor. Kitabın her sayfasında neredeyse kurgudan çıkıp güncel bir makaleye sıçrıyorsunuz.
Altın Ev’de çağdaş insanlık sorunsalına yani kimlik, savaş, göç, kapitalizm, küreselleşme ve buna benzer neredeyse artık kanıksanmış ve klişeleşmiş durumlara çok farklı cesur ve şaşırtıcı tespitler yaparken biraz “retro” olmuş bir meseleyi de dile getiriyor Rushdi. Cinsellik. Daha doğrusu cinsel özgürlük. Sanki 60’lı 70’li yıllarda halledilmiş gibi görünen bu meselenin aslında evrilip neredeyse ırkçılıkla at başı giden global bir ura dönüştüğünü işaret ediyor yazar. Cinsel yönelimlerin sosyal, politik ve felsefi tanımlarını yinelerken aslında her şeyin başa döndüğünün distopik bir uyarısını yapıyor.
Salman RushdiE’nin Altın Ev romanı sadece anlatı haliyle bile bir sürü yenilik keşfetmeye de açık. Rushdi klasik roman kurgusunu zorlayarak, bozarak, iterek dilin yeni arayışları içinde kaybolmayı seven yenilikçi yazarlardan. Enerjisi yeni başlamış deneysel kurgular yazan genç yazarlar gibi ama ortaya çıkan sonuç efsanevi desem abartmış olmam sanırım. Bu roman tarihe düşülen bir nottan ötesi, edebiyatın gücünün hala devam ettiğinin ve hatta ivmesinin yukarılara taşındığının da bir kanıtı adeta. Sadece bu tarafından bakıldığında bile heyecan verici. Savaşların, krizlerin ve gerginliklerin alışılageldiği yeni bir sonbahara girerken “ne okumalıyım” diyenlere gönül rahatlığı ile önerilecek bir kitap Altın Ev. Can Yayınları’ndan çıkan kitabın orijinal dilinden çeviri ise Begüm Korkmaz’ın, emeğine sağlık onun da. Kitap deyim yerindeyse su gibi okunuyor. Sanırım bu kitabı Türkçede ilk okuyanlardan biri olmanın kıvancını yaşayacağım.


Paylaş
YORUMLAR

Bir VatanKitap’ın perde arkasıBu ay üç özel röportajla çıkıyoruz okur karşısına. Bunlardan ilki Türk tiyatro tarihine sahneleye çıkan ilk kadın oyuncu Afife Jale'nin yaşamını romanlaştıran Osman Balcıgil'le bu büyük değer üzerine Ece Erol'un yaptığı şöyleşi oldu. Diğer bir özel röportajımızı Cemre Nur Meleke, Aslı Perker'le yeni romanı Flamingolar Pembedir üzerine gerçekleştirdi. Sinemaya da uyarlanan Kocan Kadar Konuş kitabıyla büyük çıkış yakalayan Şebnem Burcuoğlu ise özlenen sıcak mahalle özlemimizi, Cemal Süreya'ya gönderme yaparak Cemal ve Süreyya aşkı üzerinden giderdiği yeni romanı Süreya Kuaför Salonunu anlattı.

Devam