VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com Vatan Kitap | Ferhangi Kitaplar...
Gazetevatan Anasayfa
14.09.2014
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Ferhangi Kitaplar...

Ferhangi Kitaplar...

Bazen çok yönlü sanatçıların bir kimliği diğerlerine baskın çıkar. Tıpkı Türk tiyatrosunun duayen ismi Ferhan Şensoy gibi. Ortaoyucular’ın kavuğunu taşıyan Şensoy o kadar büyük tiyatrocudur ki, başlı başına bir dil yarattığı kitapları ve yazarlığı bazen gölgede kalır. Oysa onun 22 kitapla taçlanan yazarlığı, Türk mizahının en önemli imzalarındandır. Bu yüzden bu yazı, onun kitaplarına ve yazarlığına verilen bir selam olarak okunabilir!

Bu satırlar Aşık Mahzuni Şerif dinlenerek yazılmıştır...

Ferhan Şensoy tartışmasız ülkenin en önemli tiyatro sanatçılarından biri. Bu oksijenden istifade eden başkaları olsa da aç parantez Şan Tiyatrosu Yangını kapa parantez , ustaya selam- sahneye koyduğu ellinin üzerinde oyun itiraz etmenin, ses çıkartmanın en zor olduğu zamanlarda bu coğrafyada nefes oldu. Tıpkı kitapları gibi...

“Başkaldıran Kurşunkalem”, “Hacı Komünist”, “Seçme Sapan Şeyler”, “Rum Memet”, “Karagöz ile Boşverinbeni”, “Kalemimin Sapını Gülle Donattım”, “Haldun Taner Kabare”, “FerhAntoloji”, “Eşeğin Fikri”, “Elveda SSK”, “İngilizce Bilmeden Hepinizi I Love You”, “Falınızda Rönesans Var”, “Oteller Kitabı”, “Denememeler”, “Güle Güle Godot”, “Kahraman Bakkal Süpermarkete Karşı”, “Düş Bükü”, “Ayna Merdiven”, “Kazancı Yokuşu”, “Gündeste”, “Afitap’ın Kocası İstanbul” ve “Şahları da Vururlar.”

1 koca usta
22 koskocaman kitap.
brecht brecht brecht...
Aslı tiyatro olanın kerem’i yazmaksa eğer olacağı bu!

MELEK ABLANIN KOLLARI, KEMANCI BÜNYAMİN

Kazancı Yokuşu (1977)


Bir yokuşun değil de tüm ülkenin, hicri değilse de miladi cemaziyelevvelini anlatmakla başlıyor hikâye. Melek Abla’nın kollarında bitsin istiyoruz bitmiyor. Oysa Kemancı Bünyamin hep çalsa, kitap bitmese, o gün hiç olmasaydı. Oluyor.

Şahları da Vururlar (1981)

Bu oyunlar iyi ki yazıldı
kitapları basıldı
ah bir de
şansız şan’lı yakılmasaydı.
bize lazım hep yedi yedi
o da hâlâ icat edilmedi.

Afitap’ınKocası İstanbul (1982)

Uzatmaya hacet yok
“Afitap öyle bir çınar ki bin yıllardır yaşıyor köylerin ortasında feodal yeşererek...”
(Kitaptan)

Gündeste (1986)


Bazı kitapları, bazı şarkıları kendimiz keşfederiz, ya da bir dostun omuzundan sekiverir. İki ihtimal belirir önümüzde. Ya pek az kişi bilsin isteriz, yazarı, bestecisi ve dahi mahrum kalanları umurumuzda olmadan. Ya da “ulan bu keşif insanlığa hizmet be” herkes okusun, herkes dinlesin deriz. Tercih zor elbet lakin “Gündeste” benim için ikincisi, dünü de, gecesi de nicedir beklenen. (Kitabı bulmak çok zor ama mümkün.)

Ayna Merdiven (1986)

Kitabı oluşturan öykülerden biri için; “Sayın Ferhan Şensoy hikâyelerinizi, özellikle ‘Dalgındır Hüsam Kusura Kalmayın’ adlısını çok beğendim. Yer yer Sait Faik ve Orhan Duru’yu anımsatan anlatımınızla yepyeni bir çeşni getirmişsiniz. Sait Faik’in duygusallığı, Orhan Duru’nun humour’uyla belki hikâyeciliğimize bir yenilik aşısı yaparsınız. Dört-beş sayı sonra Yeni Ufuklar’da çıkmasını istersiniz adı geçen hikâyenizi sıraya koyayım. Başka hikâyelerinizi de okumak isterim.”
Saygılarımla
Vedat Günyol (6 ağustos 1968)

ÇOK GÜZEL BİR GODOT

Düşbükü (1988)


Bir memlekette uyuz ilacı bitti diye kimse uyuz olmaz. Bir memlekette uyuz ilacı biterse memleket uyuz olur.

Kahraman Bakkal Süpermarkete Karşı (1991)

Severiz daha doğrusu severdik ayaküstü bakkalla iki beşlik bozmayı, ülkeyi kurtarmayı, olandan bitenden haberdar olmayı. Sevmezdik yazdırmayı, hoş o da sevmezdi ya ama nakşettirirdik hesaba iki bira bir paket sigarayı. Severiz’den, sever’dik arasındaki yolculuğun öyküsüdür bu oyun ve dahi kitabı...

İngilizce Bilmeden Hepinizi I Love (1992)

Bu çok gülmeceli kitabın sonunda rotayı Amerika’ya çevirmek isteyip istemeyeceğiniz muamma lakin Groteski Abdullah’ı tanımak isteyeceğiniz garanti. “Kalemimin Sapını Gülle Donattım”ın atası.

Güle Güle Godot (1993)

Kavuksuz; “Bir gün çok güzel bir Godot gelecek inan bana çok güzel bir Godot gelecek...” (Kitaptan)

Denememeler (1993)

“Hep denedin, hep yenildin. Olsun. Gene dene, gene yenil. Daha iyi yenil.” Samuel Beckett

Oteller Kitabı (1996)

7 iklim dört bucak, nerede güzel bir otel varsa onlar bu kitapta yok. Bahçıvan olup biberi olmayan nice otel sahibi, gece müdürü, resepsiyonist, garson, komi var ama. Bir kısmının hâlâ faaliyet gösterdiği var sayılırsa nerede kalmayalımın paha biçilmez el kitabı.

Falınızda Rönesans Var (1998)

Falımızda durduk yere Floresan Hanım’ın, Sir Arthur Conan Doyle’un ya da Kanuni’nin çıkabileceği denemeler demeti.

Haldun Taner Kabare (2000)

Taner’in deyişiyle:
“Bir düne bak
Bir bugüne
Hey gidi günler hey
Az gittik uz gittik
Bir de döndük baktık ki
Dostlar
Olduğumuz yerdeydik.”
Ferhan Şensoy

MEMLEKET ANATOMİSİ

Kalemimin Sapını Gülle Donattım (2001)


Tabancaların sapını gülle donatmanın âdet olduğu bir coğrafyada başlar hikâye, biz Ferhan Şensoy’u tanımaya başladığımızı zannederiz. Kitap biter ve anlarız ki tanımaya başladığımız aslında bu topraklar, geceler, şiirlerin şairleri, caddeler, kazıklar, dostluklar, mektep sıraları, babalar, bulaşık sıraları, Çarşamba ilçesi, perşembe günü. Bir yazarın otobiyografisi değil bir memleketin anatomisidir zira bu kitap.

Rum Memet (2002)

-delirdin mi sen Orhan? niye sabahtan akşama kadar pencerede gemi sayıyorsun?
-martıları saymak daha zor Ayten (Kitaptan)

FerhAntoloji (2003)

Ustanın 2003 yılına değin yazdığı 15 kitaptan alıntıların olduğu bir “FerhAntoloji”. Alıntıların tek ayak üzerinde sıraya dizilmesindeki oyuncaklı hâl, bahsi geçen 15 kitabı okuyan birine dahi hiç okumadığı satırlarla karşılaşmış hissi yaşatıyor. (Taşıması Zor.)

Eşeğin Fikri (2005)

“Hastanede kaldığım dönemde okuduğum, gülmeler sırasında solunum değerlerimin düşmesine, akabinde hemşirelerin meraklanmasına neden olan denemeler toplamı. Komiktir, iğneleyicidir, ama hayatın anlamını sunma gibi bi kaygısı da yoktur.”
(Demir Çelik/ Ekşi Sözlük)

Hacı Komünist (2005)

“Şans Kapıyı Kırınca” filminin değil, bir memleketin kamera arkası. Castro’nun ülkesine gittiği için kendisini “hacı” ilan eden birinin o toprakları kutsamasını bekliyorken sayfalar arasında, güm diye bir eleştiri çıkıveriyor karşımıza. Küba’yı olduğu gibi anlatıyor usta. Ne daha az, ne de daha fazla. Hakkını teslim etmekten de, eleştirmekten de imtina etmiyor neşeli insanların umutlu coğrafyasını.
(Zeki Alasya’nın lacileri çekip koştuğu büyük buluşmada ev sahibinin üzerindeki kıyafet kadar samimi bir kitap.)

İKİ KUMRU, BİR İNSAN

Elveda SSK (2005)


Şükrü uyumak da mümkün öyle uyanmak da. Ne umudum ne buldum demeyeceksin. Gördüğün rüya seni bağlar, neticede herkes biraz Şükrü bu hayatta...

Karagöz İle Boşverinbeni (2008)

Anneleri tarafından terk edilen iki kumrunun bir insanın hayatına zorla duhul edişinin perasantrik hikâyesi.

Seçme Sapan Şeyler (2010)

Alışkın olduğumuz ferhani kelime oyunlarının zirve yaptığı, yazarın; “Öyküyle deneme arasında gidip gelen geziperver yazılar bunlar” diye tarif ettiği kitabı. İnsanoğlunun değil de gayrısının gözünden insana bakılan arkası sırsız bu aynada gördüklerimiz pek de iç açıcı şeyler olmayacağını söylemek de fayda var henüz okumamış dostlara.

Başkaldıran Kurşun kalem(2012)

“Kalemimin Sapını Gülle Donattım”ın ikinci cildi, Ferhan Şensoy hatıralarının devam satırları... Tıpkı ilki (Kalemimin Sapını Gülle Donattım) kadar içten, gerçek ve merak uyandırıcı. Bir yandan çabucak okumak, bir yandan da hiç bitmesin istiyorsunuz. Ayfer Feray’a âşık oluyor, Özcan Özgür’ü tanımaktan mutluluk duyuyorsunuz efendim. Kitap bitiyor bitmesine de bu duygular yanınıza kâr kalıyor.

(Paşa da bizi görür mü bilinmez ama biz Ay’ın üzerinden Paşa’yı da görürüz bu kitapta.)

S.Serdar Gürel
serdar.efeser@gmail.com

Paylaş
YORUMLAR

Mungan’ın odaları Murathan Mungan’ın edebiyatıyla tanışmam eve kapanıp günlerce Dostoyevski, Albert Camus, Kafka okuduğum üniversite yıllarına rastlar.

Devam
15 Mart 2017 Yıl : 12
Sayı : 157