VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com Vatan Kitap | Galibiyetlerin değil rekabetin hikâyesi
Gazetevatan Anasayfa
14.01.2015
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Galibiyetlerin değil rekabetin hikâyesi

Galibiyetlerin değil  rekabetin hikâyesi

Onur Bilgiç’in “Unutulmaz Rekabetler”i nicelik ve nitelik bakımından yükselişe geçen spor kitapları arasında kendisine yer bulacak kitaplardan, “Osmanlı Melekleri”nin yazarı Mehmet Yüce’nin yeni kitabı “İdmancı Ruhlar” ise kıymetli bir kaynak kitap.

Rekabet, sporun varoluş nedeni olmasa bile yıllar içinde tam da öyleymişçesine baktığımız “olmazsa olmaz” bir duygu. Bugün takım sporlarından, bireysel sporlara, a takımdan, minik takıma, futboldan, masa tenisine kadar sporun her kategorisinde rekabetin git gide artan bir şekilde var olduğunu görüyoruz. Zaman zaman bu rekabetlerin yarattığı sonuçları eleştirsek de genelde bu durumun keyfini tıpkı Eski Roma’da gladyatör izlermişçesine izliyoruz.
Bunlar içerisinde kimi rekabetler ister istemez ön plana çıkıp neredeyse tüm dünyanın bildiği, şahitlik ettiği, keyif aldığı mücadeleler haline geliyor.

Onur Bilgiç ilk kitabında bu rekabetlerden bazılarını farklı yönleriyle okurlara sunmaya çalışıyor. Bilgiç’in bunu başararak keyifli bir çalışma ortaya koyduğunu söylemek mümkün. Murat Kitabevi’nden çıkan “Unutulmaz Rekabetler”in son dönemlerde nicelik ve nitelik bakımından yükselişe geçen spor kitapları arasında kendisine iyi bir yer bulabileceğine şüphem yok ancak ülkemizde yaşanan ve kitapta yer bulanlar kadar ilginç ve değerli rekabetlerin en azından birkaçına yer vermemesi bu çalışmanın eksikliği olarak göze çarpıyor. Umudum Bilgiç’in bu rekabetleri yeni bir kitap çalışması için görmezden gelmiş olması.
Kitabın satırları arasında geizinirken; Barcelona Başkanı Joseph Sunyol’un Franco’ya bağlı askerler tarafından öldürülmesine üzülürken, Real Madrid’in 11-1 kazandığı karşılaşmanın iç yüzünü öğrenip bir dönemi hayırla(!) yâd ediyoruz.
Mezhepsel ve politik uçurumların iki takımı Celtic ve Glasgow Rangers yıllarını kavgalarla geçirirken Rangers’ın kaderini belirleyecek lig kurulu toplantısında Rangers’ın küme düşmesine Celtic’ten itiraz gelmesine şaşırmasak da tek itiraz eden kulübün yeşil-beyazlılar olmasına hayret ediyoruz.
NCAA’de başlayan NBA’de zirveye ulaşan Larry Bird-Magic Johnson rekabeti ne denli üst perde de yaşanırsa yaşansın, ikilinin çok iyi iki dost olabilmelerine şapka çıkartıyoruz.
Larry Bird basketbola veda ederken salonda konuşmayı Magic Johnson’un yapmasına hayran kalıyoruz.
Sadece üç kez karşılaşmalarına rağmen bugün bile hafızalardaki yerini koruyan Muhammed Ali- Joe Frazier rekabetinin (boks organizatörlerinin de katkılarıyla!) nesil atlayarak kızlarına kadar sirayet etmesine tanıklık ederken, sivri diliyle tanınan Ali’nin rakibine duyduğu büyük saygıyı fark ediyoruz.
İdeolojilerin, savaşların, mezheplerin, sınıfsal, bölgesel farklılıkların ya da sadece kazanma arzusunun tetiklediği bu rekabetlerin bir kısmı artık geçmişte kalsa bile asla unutulmayacaklarını, bu kitap gibi çalışmalarla çok daha iyi anlaşılabileceğini biliyoruz.

MEMLEKET FUTBOLU

Ülkemiz spor tarihi hakkında yazılan eserlerin azlığından, genelde aynı referansların çıkmazında dolanmasından şikâyet eder dururuz. Bugüne değin yayınlanmış iyi örnekler olsa da bu çalışmaların sayıca yetersizliğinde bu konuya kafa yoranlar büyük ekseriyetle hemfikirdirler. Tüm bunlar göz önüne alındığında 2014’ün sonlarında hakkında bir yazı kaleme aldığım Mehmet Yüce’nin “Osmanlı Melekleri” adlı çalışması beni oldukça mutlu etmişti. Yeni referanslar ortaya koyan bu kitapta Mehmet Yüce ülke futbol tarihini aşılanın aksine pek az örnekte olduğu gibi- Cumhuriyet’in ilanından itibaren değil bu topraklara duhul ettiği 1875’ten itibaren araştırmaya koyulmuştu. 1923’e kadar olan bölümü büyük bir titizlikle aktaran “Osmanlı Melekleri”nin elbette bir devamı olmalıydı, “İdmancı Ruhlar” adıyla oldu da. Yerli ve yabancı 19 farklı gazetenin, 38 derginin yüzlerce nüshasının, kitapların ve makalelerin taranmasıyla samanlıkta aranan iğne İletişim Yayınları logosuyla karşımıza 509 sayfalık bir başvuru kaynağı olarak çıkıyor.
Yüce bizleri memleket futbolunun 1923-1952 arasındaki serüvenine ortak ederken, giriş bölümünde yaptığı keyifli zaman oyunuyla da dudaklarımızda kocaman bir tebessüm yaratmayı başarıyor.
Takımların yemek listesinden, maç skorlarına, Gezi Parkı’nın tarihçesinden, yabancı kulüplerin takımlarımız hakkındaki görüşlerine kadar birbirinden farklı birçok detayı barındıran bu ikinci cildin bir devamı olacağını tahmin etmek güç değil.
Türk futbol tarihinin üçüncü cildini şimdiden sabırsızlıkla beklediğimi söylemeli, ilk iki kitabın ülke basketbolunun bir dönemi hakkında yapmış olduğum çalışmalar konusunda beni bir hayli cesaretlendirdiğini ve özendirdiğini itiraf etmeliyim.


KİTAPTAN...

Fenerbahçe Kulübü’nün İzmir seyahati
Güzel İzmir’e seyahatimiz nasıl geçti?
Muharriri Çelebizade Said Tevfik
“Bundan takriben kırk gün kadar evvel Bab-ı Ali’de İhsan Gazinosu’nda Fuad Bey (Fuad Hüsnü) Fenerbahçelilerin İzmir’e bir seyahat tertip edeceklerini söylemişti. Ve bu ilk makaleden tam sekiz gün sonra, yağmurlu bir akşam Galata Rıhtımı’na yanaşmış bulunan Gül Cemâl vapuruna binerek İstanbul’u terk ettik. Kafilemiz Bahriyeli Fuad Hüsnü Bey idaresindedir. Oyunculardan da Zeki, Alâadin, Sabih, Bedri, İsmet, Fahir, Cafer, Kadri, Şekip, Saadet, Halit, Ulvi, Şahap, Haydar, Seyfi ve Hayri Beyler iştirak ediyordu. Vapurumuzda gece hayatı bir piyanistin daimi izacı (baş ağrıtması) yüzünden pek de eğlenceli geçmedi.
Yukarı salonda Fuad Bey meşhur musahib-i nadiratın (az bulunur sohbet arkadaşının) tıraşını çekerken, biz de aşağı salonda “ayineli penbe‘den” ayrılamayan musikişinasın patırtısıyla bocalıyorduk. Gecenin sabahı yine yağmurlu bir havada Bandırma’dan trene binmekle geçti. Tren yolculuğumuzda Balıkesir, Manisa, Menemen’de pek samimi hüsn-i kabul gördük Kompartımanlarımıza dolan çelenkler, bavullarımızdan fazla yer işgal ediyordu. (İdmancı Ruhlar’dan)

Paylaş
YORUMLAR

İtimatGaliba en iyisi bir çırpıda söylemek. Doktorların yaptığı gibi. Ekim’den beri kanser tedavisi görüyorum ve biraz daha yolum var.

Devam
15 Mayıs 2017 Yıl : 13
Sayı : 159