VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com Vatan Kitap | Grass’ın vedası!
Gazetevatan Anasayfa
15.04.2015
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Grass’ın vedası!

Grass’ın vedası!

Nobel Edebiyat Jürisi, tarihin unutulmuş yüzünü kara mizahla portrelediği için 1999 yılı Nobel Edebiyat Ödülü‘nü Günter Grass’a vermişti.

BUKET AŞÇI

Çünkü o, jürinin de belirttiği gibi “Teneke Trampet” kitabı ile “20. Yüzyılın en önemli edebiyat eserlerinden birini” yazmış, yalın dili ile geniş kitlelere ulaşmıştı. Hatırlayacağınız üzere bu roman sinemaya da uyarlanmıştı.

Hemen hemen her kitabıyla olay yaratan yazar, edebi kimliğinin yanı sıra politik ve alabildiğine muhalifliği ile de tanınan biriydi, ülkesi Almanya’yı, yabancı düşmanlığından ötürü sert eleştirmekten hiç geri durmazdı. Hatta Alman İçişleri Bakanı Manfred Kanter’i yabancı düşmanlığı ile itham ettiği bir toplantıda “Demokratik olarak sağlama alınmış bir barbarlığın sessiz tanıklarıyız” demişti.
SPD (Sosyal Demokrat Parti)’deki aktif politika hayatını 1993’te politikayı “horoz dövüşü“ne benzeterek bitiren Grass’ın en büyük eleştirilerisi ise 20. yüzyıldı.

Yazar, kendisinin de tanık olduğu bu yüzyıla ilişkin düşüncelerini bir kitapla romanlaştırmıştı: “Yüzyılım.” 100 ayrı bölümden oluşan bu romanda her yıl, anlatının değiştiği bir bölümle kaleme alınmıştı ve bu anlatıcı kimi zaman hayali, kimi zaman gerçek bir kişilik oluyordu. Kimi zamanda bizzat yazarın kendisi.
Yüzyılın ikinci çeyreğinin başında doğan, genç yaşta asker olup esir düşen Grass, Paris’te yazdığı “Teneke Trampet” romanıyla tanınmış ve sonra da çok sevilmişti. “Dişi Fare”, “Kafadan Doğumlar”, “Yengeç Yürüyüşü“ kitaplarıyla da tanınan yazar aynı zamanda bir insan hakları savunucusu ve barış hareketlerinin önemli isimlerindendi.

Belki de bu yüzden hayatını kaleme aldığı “Soğanı Soyarken” isimli otobiyografisinde 17 yaşındayken yani II. Dünya Savaşı‘nın son yıllarında bir SS üyesi olduğunu açıklamasıyla büyük bir tartışma yanatmıştı. Daha doğrusu hayal kırıklığı.
Almanya’nın hatta “Avrupa’nın vicdanı“ olarak görülen Günter Grass gibi biri olur da SS üyesi olabilirdi? Ve bekleninin aksine, o bunu baskıcı Nazi Almanyası‘nın 17 yaşındaki saf bir çocuğu “kötü yola düşürmesi” olarak da açıklamamıştı. “Bal gibi de herkes her şeyi biliyor ve görüşordu” diyordu! Bu bir sonuçtu ve kitabında bu sonucu, değişimi ve evrimlerini adım adım anlatıyordu. Zaten bu yüzden onun eleştirisi, herkesi ileride kendisinden bile iğrenebileceği bir kişiliğe dönüştüren 20. yüzyıla yönelikti ve ne yazık ki, bu yüzyıl tıpkı aynı adı taşıyan romanındaki gibi bizlerden oluşuyordu.

Günter Grass’ı 87 yaşında yitirdik yani faşizmi sadece karşımızdakinde değil içimizde de aramamız gerektiğiini en yalansız şekilde söyleyen yazarı... Kendimizi yaşadımız dünya ve toplumun hiçbir güzelliğinden ve tabi suçundan ayrı tutamayacağımızı anlatan yazarı. Bir kez daha başımız sağolsun!

Paylaş
YORUMLAR

Mungan’ın odaları Murathan Mungan’ın edebiyatıyla tanışmam eve kapanıp günlerce Dostoyevski, Albert Camus, Kafka okuduğum üniversite yıllarına rastlar.

Devam
15 Mart 2017 Yıl : 12
Sayı : 157