VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com Vatan Kitap | Mare Nostrum*
Gazetevatan Anasayfa
14.12.2014
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Mare Nostrum*

Mare Nostrum*

Türkiye’nin kapanmayan yaralarından Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idamı, Can Dündar’ın hazırladığı “Abim Deniz” kitabıyla acısını tekrar hatırlattı ve bir kez daha “keşke” dedik; “keşke mektuplar, dilekçeler okunsaydı, keşke vicdanlar dinlenseydi, keşke, keşke...”

Bir sonsuzluk makamıdır bu topraklarda Denizler...
Hamdi Gezmiş abisi Deniz’e dair anılarını hiç yayınlanmamış mektup ve fotoğraflar eşliğinde anlatırken Can Dündar da bir dönemi kaleme alıyor “Abim Deniz” kitabında.

1947 yılında Ankara’da başlayan, 1972 yılında sona erdirilen bir hayatı anlatan satırlar bize sadece Deniz Gezmiş’i, mücadelesini, siyasal kimliğini daha yakından tanıtmakla kalmıyor 25 yaşında idama giden bir gencin ailesinin, arkadaşlarının bu süreçte neler yaşadıklarını da tüm yakıcılığıyla ortaya koyuyor.

Mektuplar, fotoğraflar, gazete kupürleri arasında çıktığımız yolculukta sanki bizler de o ömrün bir parçasıymışız hissine kapılıyor, sonunu en başından bilsek de yazılan dilekçelere olumlu yanıt gelsin, idamlar durdurulsun diye dua ederken buluveriyoruz kendimizi. Ne babaların dilekçelerinin, ne Pablo Picasso, Louis Aragon, Pablo Neruda, Samuel Beckett, Andre Malraux’un mektuplarının ne de 22.000 bin vicdanın imzalarının “üçe-üç” rövanşının önüne geçemediği gerçeğini kabullenmek zorunda kalıyoruz en sonunda...

İnandığı dava için gencecik yaşta ölüme giden bir insanın metaneti, kararlılığı, dik duruşu satır satır insanın içine işlerken ölüme çeyrek kala bile okuma, öğrenme tutkusundan hiçbir şey kaybetmemesi birçok sorunun da başlı başına cevabı oluveriyor.

“Bu sefer, ölüme mahkum olmasaydım fizik ve matematik üzerine çalışmayı düşünüyordum. Ama olmadı neyse şimdilik elimdekilerle yetiniyorum. Son ana kadar öğrenmeye devam edeceğim.” (Babasına Yazdığı Mektuptan)

“Hani Eflatun ile ilgili bir olay var. 84 yaşında kitap okurken ölmüş. Kendimi Eflatunla ölçmek diye bir şey yok kafamda, ama aslında çok iyi örnek olay bu. Her ne kadar okuduklarımın çoğunluğu (hepsi) bilimsel değil de sanat yapıtları olsada yinede onların önemini küçültmüyor. İnsan aradığı bir sürü şeyi bulabiliyor Tolstoy’da.” (Babasına yazdığı mektuptan)

“Sen bana postayla Tolstoy’un ‘Savaş Ve Barış’ı yolla. Herkese selam hoşça kal” (Babasına Yazdığı Mektuptan)

“Sana İngiliz, Alman, İtalyan, İspanyol edebiyatı desem aklına herbirinden bir isim gelecek. Örneğin Sheakaspeare, Goethe, Dante, Cervantes. Ama Fransız ve Rus edebiyatı olunca durum değişir. Bir sürü isim gelir aklına. Her biri bir birinden büyük. Aynı durum İran edebiyatı içinde geçeri. Ömer Hayyam, Gazali yahut Şirazlı Sadi. hangisini ele alırsan al herbiride büyük sanatçı. Hele Ö. Hayyam’ı yaşadığı çağda ele alırsan ve o dönemdeki avrupaya kıyaslarsan ayrı bir durum ortaya çıkıyor. Hayyam’a gösterilen toleransın aksine avrupadaki engizisyon işkenceleri okadar şaşırtıcı ki. Onun yazdıklarının yüzde birini söyleseydi o çağda bir Avrupalı, sonu ölüm olurdu hemde işkenceyle. Bunları neden söylüyorum? Batı taklitçisi sözde aydınların aksine Asyalı olmaktan onur duyduğum için. Neyse şimdilik hoşça kal.” (Babasına Yazdığı Mektuptan)


21 Ocak 1967. Deniz Gezmiş ifade vermeyi beklerken...

Deniz Gezmiş’in infazından sonra ailesine teslim edilen eşyalarından bazıları;
n Bir küçük, bir büyük İngilizce lügat
n Türkçe-Almanca sözlük
n Mehmet Fuat’ın Türk Edebiyatı seçkisi
n Ahmed Arif’in “Hasretinden Prangalar Eskittim”i
n Amerikan ekonomik ve sosyal düzenini anlatan “Monopoly Capital” adlı bir İngilizce kitap.

* Brecht imzalı iki İngilizce kitap ( “Kafkas Tebeşir Dairesi”, “Sezuan’ın İyi İnsanı”)
* Brackett’in “Uzayda İsyanı”
* Eleanor Wheeler’in “Lidice”si
* 2 Cep defteri
“Dileriz ki biz boş yere ölmüş olmayalım ve vatan satıcılarının oyunları anlaşılsın, yoksul halkımızca... Boşa ölmüş olursak işte o zaman yazık olur.”
Deniz Gezmiş


Mare Nostrum
En uzun koşuysa elbet
Türkiye’de de Devrim
O, onun en güzel yüz metresini koştu
En sekmez luverin namlusundan fırlayarak...
En hızlısıydı hepimizin,
En önce göğüsledi ipi...
Acıyorsam sana anam avradım olsun
Ama aşk olsun sana çocuk, Aşk olsun...

Can Yücel

Not:

Deniz Gezmiş’in mektuplarından yapılan alıntılarda kitabın editörleri gibi biz bir değişiklik ya da düzeltme yapmamayı görev bildik.

Paylaş
YORUMLAR

İtimatGaliba en iyisi bir çırpıda söylemek. Doktorların yaptığı gibi. Ekim’den beri kanser tedavisi görüyorum ve biraz daha yolum var.

Devam
15 Eylül 2017 Yıl : 13
Sayı : 163