VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com Vatan Kitap | Nabokov’un kelebekleriyiz
Gazetevatan Anasayfa
12.12.2015
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Nabokov’un kelebekleriyiz

Nabokov’un kelebekleriyiz

Amerikalı yazar Lila Zanganeh “Büyücü- Nabokov ve Mutluluk” adlı denemesinde efsanevi yazar Nabokov’un yaşamının izini sürüyor. Zanganeh kitabı için Nabokov’un oğlu Dmitri Nabokov ile konuşup yazarın dünyasının farklı dehlizlerini aralamış.


Evet büyüyü severiz. Merak ederiz. Reddetsek de sevdiğimiz, ilgilendiğimiz, ürettiğimiz ya da tükettiğimiz sanat disiplinlerinin hiç mi büyüyle alakası yok sanıyorsunuz? Büyü, tesadüfler, doğanın anlatılamamış, açıklanamamış gizemlerinin bir şekilde açıklanması, anlatılması tarif edilmesi, aşk şiirleri, Shakespeare oyunları, Van Gogh resimleri, Homeros destanları ve nihayetinde Nabokov metinleri… Hepsinin ortak noktası sanat ve büyüdür bir yanıyla bakılırsa. Bir mecaz olarak da kullanabiliriz büyüyü. Bize hayranlık uyandıran, şaşırtan, kışkırtan, günlük hayatın düzeninden çekip ayıran sanat bir büyü değil de nedir? En rasyonel, maddeci, gerçekçi metinlerde, şiirlerde, oyunlarda, müziklerde bile bir büyü vardır. O olmadan etkileyemezsin, dinletemezsin, baktıramazsın ki karşı tarafı. Tıpkı aşk gibi. Öyleyse sanat biraz büyüyse sanatçı da, yazar da büyücüdür.
İşte İran asıllı Amerikalı yazar Lila Azam Zanganeh de efsanevi yazar Nabokov’a bu büyü penceresinden bakıp incelemeye tabi tutmuş. Everest’ten çıkan Büyücü Nabokov’un yaşamı ve eserlerinin, yarattığı büyülü dünyanın peşinden giden bir araştırmacının da hikayesi aslında. Zanganeh zaman zaman kendini özne yerine koyup gençliğinden beri hayran olduğu yazarın metinlerine dahil ediyor kendini. İtiraf etmeliyim ki Nabokov’un külliyatına epey hakim olan yazar bir çok metini, karakterlerini, fikirlerini, içeriğini iç içe geçirip okurken atladığımız, bilmediğimiz, anlayamadığımız bir çok detayı bize neredeyse bilimsel bir şekilde açıklayıveriyor. Öyle tuhaf, derin ve kendine özgü bir dünyasına giriyor ki Nabokov’un onun neredeyse her yazdığı satırı hallaç pamuğu gibi atıveriyor. Ve sonunda müthiş çıkarımlarla bize peşine düştüğü yazarın büyüsünün ipuçlarıyla baş başa bırakıyor.

Daha önce de VatanKitap’ta yazdığım Laura’nın Aslı kitabında Nabokov’un dünyasına kısacık bir bakış atmış ve “kurgusuzluğun kurgusunun yazarı” demiştim. (VatanKitap yıl:9 Sayı:104 14-10-2012) Benimki sıradan, meraklı bir okuyucu çıkarımıydı. Lila Azam Zanganeh ise Nabokov’un aslında bütün kitaplarının ayrı kurgulardan ziyade toplamda tek bir ortak derdi olduğunu açıklıyor adeta. Bir kelebek yakalar gibi mutluluğu yakalamak.

MUTLULUĞUN FORMÜLLERİ

“… İşte mutluluğun ilk örüntülerini bu noktada keşfettim. Edebiyat -özellikle Nabokov- mutluluk için yalnızca bir kılavuz değil, aynı zamanda onu deneyimleme yolu oldu. Dilsel dehası ve üç dilli oluşunun getirdiği zarafetle VN, okuduğum bütün yazarlardan çok daha canlı bir biçimde uyandırıyordu mutluluğu…” Lila Azam Zanganeh böyle tanımlıyor “Büyücü-Nabokov ve Mutluluk” kitabında yazarın kitaplarının temel atmosferini. Ve teker kitaplarındaki olayların ve karakterlerin neredeyse iliklerine kadar girip bu mutluluğun formüllerine arıyor. Gerçekten benim için ilginç bir okuma oldu. Kitap her şeyden önce okuyucusuna sadece Nabokov’un değil etkilendiğiniz tüm yazarların dünyasına farklı bir şekilde bakmayı öneriyor. Bu önermeyi öyle detaylı ve duygu dolu yapıyor ki ben daha önce okuduğum tüm Nabokov kitaplarını tekrar bir de farklı bir (Nabokov’un büyüsünün sırlarına birazcık vakıf olmuş fani olarak) şekilde okumayı şiddetle arzuladım. Bırakın öykülemeyi, karakterleri, cümleleri falan Nabokov’un bazı harfleri bile kasıtlı kullanımının bile altını deşmiş Zanganeh. Üstelik de bunu çok ustaca ama kolay okunabilen, anlaşılabilen bir özgün kurguyla yapmış.

Yazar bütün titiz araştırmacılar gibi yalnızca Nabokov kitaplarını değil yazarın bizzat kendisinin ve ailesinin de peşine düşmüş. Vladimir Nabokov’un son yıllarını geçirdiği İsviçre’nin Montreux bölgesinde oğlu Dmitri Nabokov ile de konuşup yazarın dünyasının farklı dehlizlerinde bulmuş kendini. Lila Azam Zanganeh tutkulu ve zarif bir dille bu heyecanlı yolculuğunu, peşine düştüğü yazara olan hayranlığına ılımlı bir mesafe koyarak şahane anlatmış. Hatta kitapta çok sevdiğim bir bölüm var. Sanırım sizler de okuyunca etkileneceksiniz. Zanganeh’in Vladimir Nabokov’la yaptığı hayali bir röportajın olduğu 10.bölüm. Zira Nabokov 1977 yılında Montreux’de öldüğünde Lila Azam Zanganeh 400 küsur kilometre uzaklıktaki Paris’te henüz bir yaşındadır. 1976 doğumlu Zanganeh kitabının bazı bölümlerinde yazarla aralarındaki bu kısa mesafeye ama zamansal uzaklığa hep hayıflanmalarda bulunur.

Ve bu bölümde hayali röportajının başına montajla Vladimir Nabokov’la konuşan kendi amors (arkadan çekilmiş) fotoğrafını koymuş yazar. Nabokov ilerde kendisiyle ilgili çok önemli bir inceleme yapacak bu hayalet kızla hararetli bir şekilde konuşurken görülüyor. İşte Büyücü, Nabokov ve Mutluluk kitabı böyle sürprizlerle dolu, aydınlık ve modern bir inceleme kitabı.

VERA’NIN KUTSİYETİ

Bir biyografi kitabı gibi de görülebilecek olan “Büyücü“ bir kez daha büyük yazarların, şairlerin hayatlarındaki beraber oldukları insanların onları ve edebiyatlarını nasıl etkilediği bağlamında da bir fikir veriyor okuyucusuna. Rusya’da çocuk yaşlarındaki aşkına olan tutkusu ölünceye kadar göğüs kafesinin altında kelebeklerinin yanında suskun bir şekilde hapisse de hayatının büyük bir bölümünü geçirdiği eşi Vera’nın Nabokov üzerindeki etkisi bambaşkadır. Onun sadece eşi değil, menajeri, editörü, akıl hocası, yaşam koçudur. Ve çoğunlukla yazarın kendi eselerinde de görülen temel mutluluk arayışı ve tarifi aslında Vera’nın ta kendisidir. Zanganeh insani bir şekilde Nabokov’a uysal bir adammış gibi kıyak geçse de alttan alta her büyük deha gibi gönül marazalarının karşısında dimdik duran Vera’nın kutsiyetini de teslim ediyor sonunda. Kitapta yazarın ölümü ve sonrasının anlatıldığı bölümlerde Nabokov’un oğlu Dmitri’nin anlattığı bir anekdot gerçekten çok çarpıcı:
“… Nabokov 2 Temmuz 1977 tarihinde Cumartesi akşamı yediye on kala, gittikçe alçalan teatral bir tınıyla üç defa inledi. Ve sonra, bu dünyayı terk etti. O gece Dmitri, annesini koyu mavi yarış arabasıyla Montreux’ye götürdü, Vera fısıldar gibi şöyle dedi; ‘Hadi bir uçak kiralayıp bir yere çarpa Sadece bu yazıyla ilgili bir sürü not aldım. Tabii ki onların hiç birini bu yazıya sığdıramam. Açıkçası bir çoğunu kendime sakladım. Her edebiyatsever Nabokov külliyatından önemli parçalardan oluşan bir antoloji gibi de okunabilecek bu kitaptan benim gibi derin lezzet alacaktır eminim. Daha önce bir çok kez Türkçe’ye çevrilmiş Vladimir Nabokov’un eserlerinin ve bizzat yazarın kendisinin bir rehberi konumundaki bu değerli inceleme kütüphanenizde ön sıralarda yerini şimdiden ayırın derim.
Hayatının bir yarısı edebiyatsa diğer yarısı kelebek avcılığı olan Vladimir Nabokov hem yazınında hem de kelebeklerde hep doğanın ve insanın gizemiyle, gizli rengiyle ilgiliydi. Ömrünü bunları aramakla geçirdi ve en mutlu anları elinde kelebek ağı ve kalemi olduğu anlardı.

Önce kelebekleri sonra da biz okuyucularını avladı. Ne diyelim, moda deyişle hepimiz Nabokov’un kelebekleriyiz!
Daha önce Fatih Özgüven başta olmak üzere şahane çevirileri olan yazarın bu inceleme kitabını genç çevirmen Gözde Serteser çevirmiş. Ve layıkıyla da bu ağır işin üstesinden gelmiş. Yeni yılın sürprizi diyelim ve kimsenin bize almasını beklemeden bence Lila Azam Zanganeh’in Büyücü, Nabokov ve Mutluluk kitabını alıp kendimize hediye edelim. Mutlu, umutlu, barış dolu bir yıl dileği ile…

Paylaş
YORUMLAR

Mungan’ın odaları Murathan Mungan’ın edebiyatıyla tanışmam eve kapanıp günlerce Dostoyevski, Albert Camus, Kafka okuduğum üniversite yıllarına rastlar.

Devam
15 Mart 2017 Yıl : 12
Sayı : 157