VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com Vatan Kitap | Psikopat bir doktorun beyninde yolculuk
Gazetevatan Anasayfa
14.10.2014
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Psikopat bir doktorun beyninde yolculuk

Psikopat bir doktorun beyninde yolculuk

Bu otobiyografik çalışmada nörolog James Fallon, kendi genetik özellikleri ve beyin görüntülerinden yola çıkarak psikopatlığı araştırıyor. “Psikopatlığı insanların sanatı gördüğü gibi görüyorum; tanımlayamam ama görünce anlarım” diyen yazarla beynin kıvrımları arasında dolaşmaya var mısınız?


Psikopatların beyinlerini inceleyen ve hepsinde ortak özellikler olduğunu keşfeden bir bilim adamısınız. Günün birinde, bir araştırma için denek olmayı kabul eden aile bireylerinizin beyin görüntüleri geliyor önünüze. Bir de bakıyorsunuz ki içlerinden biri tam da bir psikopatın beynine sahip! Ben olsam verileri görmemiş gibi yapar hemen hasıraltı ederdim, ancak dedim ya kahramanımız, Doktor James Fallon bilim adamı. Deneklerin isimleri gizli olduğu için önce teknik servisi arıyor, kodun kime ait olduğunu öğreniyor. Neyse ki bilim adamı soğukkanlılığı burada da devreye giriyor ve araştırması yeni bir yön kazanmış oluyor.

Beynin bazı bölgelerindeki fonksiyon eksikliklerinin psikopatlığın göstergesi olduğu, son dönemde yaygın olarak kabul gören bir fikir. Dr. Fallon’un tesadüf eseri incelediği görüntülerse bunun tek başına psikopatlığın sebebi olamayacağının en önemli kanıtı.
Bu arada “psikopat beyni” görüntülerinin kime ait olduğunu henüz söylemedim değil mi? O halde sıkı durun, psikopatlarınkiyle eşleşen görüntü bizzat Doktor James Fallon’unki! Kariyerinin kırkıncı yılını tamamlamak üzere olan bir nörolog olan James Fallon için bu, tek şaşırtıcı gerçek olmayacaktır.

Zira tüm aile bireylerinin bulunduğu bir yemekte bu bulguları paylaştığında annesi geçmişlerindeki bir sırrı paylaşacaktır onunla. Yüzyıllar önce yaşamış olan ataları arasında katiller hatta seri katiller bulunmaktadır! Bu bilgi karşısında şaşkınlık içinde kalan Doktor Fallon, beynindeki fonksiyon eksikliğinin yanı sıra nesiller boyu aktarılan savaşçı genlere sahip olmasına rağmen nasıl olup da şiddet yanlısı bir psikopat olmadığını araştırmaya girişir ve şenlik başlar! Beynin katmanlarını, görüntüleme yöntemlerini, genlerin aktarımını ve hormonların etkisini net olarak öğrenmek isteyen okurlar için eşsiz bir kaynak “İçimdeki Psikopat”. Doktor Fallon’un otobiyografi olarak sunduğu kitap, beynin yapısı, genetik faktörler ve çevrenin etkisinin kişiliğimizi ve psikolojimizi nasıl etkilediğini net bir biçimde görmemizi sağlıyor.
Peki ya siz bir psikopat mısınız?

Fallon’a göre evet, herkes biraz psikopat! “Davranışlar toplamını tek bir bozukluk olarak özetlemek zordur” diyor yazar; “Histerik, narsisistik ve antisosyal kişilik bozukluğu gibi durumlar arasında birçok ortak nokta vardır. Herkes biraz psikopattır; herkeste biraz DEHB (dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu) vardır.” Psikopatlığın gerçek bir bozukluk olup olmadığı hatta tanımının ne olduğuna ilişkin tartışmalar sürerken, tıp camiası bazı parametreleri kabul ediyor. Buna göre; vicdan yoksunluğu, empati yoksunluğu ve kişinin eylemlerinin sorumluluğunu üstüne almayı reddetmesi, tepkisellik, hedef yoksunluğu, güvenilmezlik, sinirlilik, çocukluktan gelen bir suç tarihini ve ceza kayıtları, psikopatların ortak noktaları olarak kabul ediliyor.

“Psikiyatrlar, psikopat dediğimiz bireylere ilişkin tanımlayıcı özelliklerden birinin, kişiler arası empati yoksunluğu olduğu konusunda genel olarak uzlaşmıştır. Psikopatlar nefret etmeyebilir ama çoğumuzun sevmeyi ve sevilmeyi tercih edeceği biçimde de sevemeyebilir” diyor Doktor Fallon ve diğer kişilik özelliklerini sıralıyor: “Psikopatlar, genellikle çıkarcı ve usta yalancılardır; son derece dilbaz ve insanın elini kolunu bağlayacak denli büyüleyici olabilirler. Çoğu insanın aksine davranışlarının doğurabileceği sonuçlardan korkmazlar. Herkes gibi yalan söylerken ya da şiddet içeren bir edim içindeyken yakalanma stresi tepkisi verebilirlerse de kimileri soğukkanlılığını korur. En tehlikeli olanlar bile neşeli, tasasız ve zaman zaman sosyal gözükebilir ama er ya da geç başkalarına karşı büyük bir uzaklık, aşılmaz bir katı yüreklilik ve kayıtsızlık sergileyeceklerdir. Suçluluk ve pişmanlık hissetmekten uzaktırlar; yani, sizi pervasız hatta tehlikeli eğlencelerine katılmaya davet edebilir, biri yaralandığında omuz silkebilirler.”

DİKKAT: Ailesi ve çevresel etkenler sayesinde şiddet eğilimli olmaması dışında tam bir psikopat portresi çizen Fallon belki size sizden yakın bir karakter gibi görünebilir! Mesela ben kitabı okurken kendime pek çok teşhis koydum, sonunda hipomanide karar kıldım. Lütfen yazarla kendinizi özdeşleştirmeyin, aklınıza mukayyet olun!

Hollywood’un psikopatları

Psikopatlık betimlemeleriyle dolu -yerli yersiz- popüler kültüre dikkat çekmek istiyorum. En uç, en saçma örnekler, tehlike saçan ve insanda hemen dehşet uyandıran gözünü kan bürümüş, dişleri dökük karakterlerin başı çektiği korku filmlerinde bulunabilir. Freddy Krueger’ı ya da “Teksas Katliamı”ndaki aileyi düşünün. Hatta “Amerikan Sapığı”filminde Christian Bale’in canlandırdığı, kendine âşık, deli Patrick Bateman karakteri bile gerçek bir psikopat temsili değildir, gerçekçi olamayacak kadar şiddet kullanır. Bunlar karikatürdür. En cani suçlular bile nadiren apaçık delidir. Kimi mantıklı canlandırmalar arasında “Sıkı Dostlar”filminde Joe Pesci tarafından canlandırılan Tommy DeVito ve “Mavi Kadife”de Dennis Hopper’ın canlandırdığı Frank Booth sayılabilir. Bu iki karakter de görece normal görünen adamlardır; yolda yürürken yanından geçip dikkat bile etmeyeceğiniz adamlar. Ama bu kişiler esasında içsel saldırganlıklarını kontrol edemeyen, şiddet eylemlerinde ufak bir pişmanlık ya da sempati sergileyemeyen, derinden rahatsız bireylerdir.


İçimdeki Psikopatİçimdeki Psikopat

James Fallon

Detay için tıklayın

Paylaş
YORUMLAR

İtimatGaliba en iyisi bir çırpıda söylemek. Doktorların yaptığı gibi. Ekim’den beri kanser tedavisi görüyorum ve biraz daha yolum var.

Devam
22 Temmuz 2017 Yıl : 13
Sayı : 161