VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com Vatan Kitap | Sihirli Küre
Gazetevatan Anasayfa
14.09.2015
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Sihirli Küre

Sihirli Küre

Didem Dilmen’in kendi hatıralarından ve araştırmalarından derlediği birbirinden ilginç ve lezzetli futbol öykülerini içeren “90 Artı“ okura akıcı bir üslupla futbol keyfi yaşatıyor.

Milyarlarca insanı peşinden sürükleyen futbol birçokları için bir spor dalı olmanın çok ötesinde. Sadece tuttuğu takımı kutsallaştıran ve neredeyse yaşantısının anlamı olarak konumlandıranlardan bahsetmiyorum, bahsettiklerim takımlarına duydukları büyük aşkla birlikte renklerden, formalardan, isimlerden bağımsız olarak oyunun kendisine de meftun olanlar.



Futbol oynamış olup olmamanın, yaşın, cinsiyetin, eğitimin, sosyal statünün kişilerin yakalandıkları bu hastalıkla doğrudan bir alakası yoktur. Bu hikâyede belirleyici olan en önemli şey tutkudur. Ve bu tutkun insanların hemen hepsinin bu aşka dair söyleyecekleri sözleri vardır. Didem Dilmen de bu isimlerden biri. Başarılı bir spor programcısı olan Dilmen bu sözlerini ustaca kaleme alarak “90 Artı” adıyla kitaplaştırmış.
Peki hakkında binlerce kitap yazılmış olan futbola hakkında yeni ne söyleyebilir?

Bu soru kitabın henüz ilk sayfasında cevabını buluyor. Ne zaman ve nasıl bu spora ilgi duyduğundan bahsetmeye başlayan yazar, pek de alışık olmadığımız hikâyesiyle oyun aynı kalsa dahi yaşam sürdükçe futbola dair söylenecek sözlerin tükenmeyeceğini bir kez daha hatırlatıyor. Didem Dilmen, kendi hatıralarından ve araştırmalarından derlediği birbirinden ilginç ve lezzetli futbol öykülerini oldukça akıcı bir dille kaleme almış. Yerli yerinde kullanılmış alıntılarla desteklenen bu öykülerde kendinizden bir şeyler bulmanızın mümkün olduğu gibi sizin de şahitlik ettiğiniz bir olayı ya da karşılaşmayı bambaşka bir bakış açısıyla okuyabilir, şaşırabilirsiniz.

Kalp hastası babayla çocuğunun küçük futbol sırlarını, el radyosuyla gidilen kız isteme seremonisini, üst lige çıkamayan bir takımın başkanının yaşadığı derin, çok derin teessürü, maça bilet bulma telaşını, maç izlemelerinin yasak olduğu bir ülkede yasağı delen kadınların hikâyesini, ötekilerin markası olan kulübü, Amerikalı bir temizlik işçisinin Şampiyonlar Ligi maçı için nasıl Real Madrid kafilesine dâhil edildiğini okurken aslında tüm bunların futbola değil de tutkuya dair öyküler olduğunu fark edebilirsiniz.

Kadınlar ve futbol denildiğinde ortaya çıkan o cinsiyetçi ve alabildiğine kibirli bakış açısı neyse ki cesur ve yetenekli kadın yazarlar sayesinde büyük ölçüde azaldı. Futbolu sevmenin, futbol hakkında yazmanın, konuşmanın bir cinsiyet meselesi değil tutku ve yetenek meselesi olduğunu ortaya koyan böyle çalışmalar artıkça yakın bir zamanda da tamamen yerle yeksan olacağı muhakkak.



Bapçum’dan sporun 45 yılı

Henüz televizyon yok. Canlı yayın da. Hatta banttan yayın da. Maça gitmek de kolay değil. Ya da başka bir spor müsabakasına. Ama o yoklukta bir kalem vardı. Kahraman Bapçum. Zarif ve incelikli Türkçesiyle sizi maça götürmüş gibi yazardı. Sadece futbol da değil, atletizm, güreş... Bu yüzden onu okuyan sanki oradaymış gibi olur, sporcuyla ter döker ya da hırslanırdı. Bu yüzden de kalemi hiç eskimedi, eskimeyecek.

Mesela yıllar önce yazılmış bir yazısını bulun, okuyun, o maçla ilgili olarak aynı coşkuyu aynı heyecanı hissedersiniz. Maç bitmiş, doksan dakika düdüğü çalınmış, sporcular jübile yapmış fark etmez. Çünkü o maçı Kahraman Bapçum anlatmıştır daha doğrusu yaşatmıştır. 1925 doğumlu ve Fenerbahçeli olan Bapçum ilk kez 1956’da Milliyet Gazetesi’nde yazdı.

Yani Genel Yayın Yönetmeni Galatasaraylı olan Abdi İpekçi’nin teşvikiyle spor yazarlığına başladı. 1963’te TSYD’nin kurucuları arasında yer aldı, bu derneğe başkanlık yaptı. Şimdi deneyimlerini bizimle kitaplar aracılığı ile paylaşıyor.

İlk kitabı “Olimpiyat Tarihinden Unutulmaz Kahramanlar, İnanılmaz Olaylar” 1896’da başlayan “Modern Olimpiyatlar” tarihindeki kahramanların yaşam ve başarı öykülerini anlatmıştı. Yeni kitabı “Spor Dünyamızın 45 Yılından” ise Türk sporunun farklı disiplinlerine dair eleştirilerden, hikayelerden ve birbirinden ilginç olaylardan oluşuyor.

Her zamanki gibi nefis Bapçum üslubunu taşıyan kitap, özellikle spor basınının genç kalemlerinin dikkatle okuması gereken bir kitap... Ama güzel Türkçe ile yazılmış bir kitap arayanlara da duyurmak isteriz.

Paylaş
YORUMLAR

İtimatGaliba en iyisi bir çırpıda söylemek. Doktorların yaptığı gibi. Ekim’den beri kanser tedavisi görüyorum ve biraz daha yolum var.

Devam
22 Temmuz 2017 Yıl : 13
Sayı : 161