VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com Vatan Kitap | Uçan İrlandalı
Gazetevatan Anasayfa
14.04.2014
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Uçan İrlandalı

Uçan İrlandalı

Son yıllarda okuduğum en eğlenceli, kafası kıyak, absürt, çılgın, sofistike ve komik kitap. Tüm bunların bir araya gelmesi için sanırım Flann O'Brien olmak gerekiyor.



Levent Tülek

Flann O'Brien bir bira markası veya dünyanın her yerine franchise vermiş bir pub markası değil sevgili okuyucu. Çünkü dünyanın neresine giderseniz gidin, San Fransisco, Bangkok, Boston, Graz vs. muhakkak klasik İrlanda renkleri ve tarzıyla döşenmiş Flann O'Brien adıyla açılmış mekanlarla karşılaşırsınız. Flann O'Brien'ın, asıl adıyla Brien O'Nolan'ın İrlanda'nın yetiştirdiği en önemli yazarlardan biri olduğunu bilmezseniz bu yanılgıya kolaylıkla düşmeniz mümkün. Graham Green'in Ulysses ve Tristen Shandy'le aynı düzeyde dediği ve birçok otoritenin vatandaşları James Joyce ve Samuel Beckett'le kıyasladığı bir alameti farika O'Brien. (Yazımda gerçek adıyla değil çevirmenin ve editörlerin de tercih ettiği gibi dünyada da tanınmış mahlasıyla sesleneceğim yazara.) Daha önce yine Everest'ten çıkan Üçüncü Polis (Third Policeman) romanıyla tanıştığımız yazar yetmiş yıl sonra gecikmeli de olsa Ağaca Tüneyen Sweeny ile tekrar karşımızda. Orijinal ismi At swim-Two-birds olan kitap geçtiğimiz yüzyılın en eğlenceli, absürt ve sofistike tarzıyla en çarpıcı işlerinden biri. Sadece İrlandalıların değil dünyada birçok fanının bulunduğu yazar döneminin çok ilerisindeki humoruyla ve edebi zekasıyla günümüzde bile okuyanlarını şaşkına çeviriyor.

Her şeyden önce doktora tezini de Flann O'Brien üzerine yazan çevirmen Gülden Hatipoğlu'nu kutlayarak başlamak istiyorum. Belli ki bu zor metni sadece titizlikle çevirmekle kalmamış, tamamen İrish kelime oyunları, eğmeleri ve bükmeleri ile dolu olan metni hakkını vererek çevirmek için elinden geleni ve hatta fazlasını yapmış. Sadece İrlandaca değil, İngilizce ve hatta Latince deyimler, anlatılar ve ironik çarpıtmalarla boğuşmak zorunda kalmış. Ve bunu da layıkıyla yerine getirmiş. Çevirmenin birkaç buluşuna da hayran kaldığımı belirtmeliyim. Örneğin İrlandalıların alkole, daha çok da biraya olan düşkünlüklerine gönderme yapan çok çay içen kişiler için çayyaş diye çevirmesine ve Pint Bira şiirine epey güldüm. Belli ki Hatipoğlu aynı zamanda metni çevirirken bayağı da eğlenmiş ve bu keyif metne fazlasıyla yansımış. Güçlü ve lezzetli bir kitap okumamızı sağlamış. Kitabı yayına hazırlayan Armağan Ekici'nin ise önsözdeki Flann O'Brien'le ilgili yazdıkları kitabı ve yazarı anlama açısından önemli bir rehber olmuş.

MATRUŞKA GİBİ

Ağaca Tüneyen Sweeny son yıllarda okuduğum en eğlenceli, kafası kıyak, absürt, çılgın, sofistike ve komik kitap. Tüm bunların bir araya gelmesi için sanırım Flann O'Brien olmak gerekiyor. Pek de ruh halimin eğlenceye açık olmadığı günlerde okuduğum kitapta zaman zaman kahkahalar atarken buldum kendimi. Ama bir dakika sevgili okuyucu … Kahkaha, eğlence falan laflarıma kanıp kolay bir yazınla karşı karşıya olduğunuzu sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Bir kere Ağaca Tüneyen Sweeny aşırı odaklanma gerektiren bir roman. Kurgu olarak adeta matruşkaya benzer yapısıyla bir süre sonra kim kimdi, yahut hangi hikâyeydi yahu bu diyebilirsiniz kendi kendinize. Yani arada bir otobüste bir sayfa veya işyerinde birkaç satır okuyup devam ederim cinsinden kitaplardan değil elinizdeki. Bulmaca gibi konuşmayı bırakıp kitabın içeriğine geçelim isterseniz.
Joyce ve Beckett'in etkilediği (bir İrlandalı yazarsanız tabii ki bu doğal bir sonuç) yazarımız hikâyesine genç bir yazar adayının yaşamıyla başlıyor. Birinci tekil şahıs olarak hikâyeyi anlatan bu genç, amcasıyla yaşayan, sürekli amcasından derslerine çalışmadığı için fırça yiyen, her İrlandalı genç gibi arkadaşları ile bira içip entelektüel sohbetlere takılan ve odasında gizli gizli roman yazan bir karakter. İşte matruşka olayı burada başlıyor. Normal kurguda giden hikâyenin içine genç yazarımızın yazdığı roman giriveriyor. Onun romanında da bir yazar var ve bu yazarın yazdığı romandaki karakterlerle olan absürt çatışması giriyor işin içine. Yani biz bir yandan genç romancıyı izlerken birden kendimizi onun yazdığı roman kahramanı olan karakterin ve bu kurgu yazarın yarattığı kurgunun kurgusu karakterlere baş başa kalıyoruz. Bu karakterler yazardan hiç memnun değillerdir ve ondan kurtulmaya çalışmaktadırlar. Bunun için saçma sapan çözümler ve fikirler üretmeye başlarlar. Fakat kitap her biri birbirinden acayip, tuhaf, biraz İrlanda mitlerini çağrıştıran, biraz da İrlanda ve antik Yunan efsanelerine gönderme yapan karakterlerle dolu. Başta kitaba ismini veren Sweeny'den tutun da garip uyaklı şiyirler yazan Jim Casey'e, kurgu yazar Trellis'in doğar doğmaz derin entelektüel yazar olan ve babasından nefret eden oğlu Orlick'ten, kuyrukları ve görüntüsüyle şeytana benzeyen ama son derece mülayim bir tip olan Pooka'ya kadar birçok renkli karakter mevcut. En çok güldüğüm de bu karakterlerin sürekli bira içerek bir şeyler tartışması ve bu tartışmalar sırasında asla birbirlerini dinlememeleri ve dinlediklerinde de birden gaza gelmeleri. Nerede olursa olsun ister savaşta, ister gizli bir toplantıda veya ormanda muhabbet hep bir pub ortamı gibi gelişiyor. Ancak başta Orlick olmak üzere sofistike ve bilmiş karakterler edebiyat, müzik, felsefe ve politika da dahil her konuda ciddi bilgilerle donanmış ve bunu hem karakterlere hem de bizlere anlatıyorlar. Hatta itiraf etmeliyim Orlick'in bir iki ilginç bilgisini Google'dan araştırma isteği bile duydum. Sonra da kendime güldüm; sonuçta absürt bir roman karakteri bana bunu yaptırdı ya diye…


Kitabın hikâyesi ve yolculuğunu özetlemek bile sayfalar süreceğinden kısa kesip diyorum ki; benim önerim yaz gelirken bu ılık havaları Ağaca Tüneyen Sweenyle karşılamanız. Dünyaca ünlü İrlanda mizahı diye bir şey varsa bunu keşfedeceğimiz yer Flann O'Brien bence. Muhteşem James Joyce'un sonsuz övgülerine mazhar olmuş yazarın küskünlükler ve hayal kırıklıklarıyla dolu yazarlık yaşamından geriye kalan pek fazla eseri yok ne yazık ki. İlk kitabı Ağaca Tüneyen Sweeny büyük övgüler almasına rağmen ikinci kitabı Üçüncü Polis yayınevlerinden geri çevrildi. Bunun üzerine büyük hayal kırıklığı yaşayan yazar, otuz yıl boyunca Irish Times gazetesinde Cruiskeen Lawn (Dolup Taşan Minik Küp) başlığıyla sektirmeden her gün yazılar yazdı. Hayatının olumsuz anlamda kırılma yaratan romanı Üçüncü Polis ise ölümünden sonra yayınlandı. Brian O'Nolan yani namı diğer Flann O'Brien ölümünden birkaç yıl önce tekrar roman yazmaya başladı ve 1962'de The Hard Life (Zor Hayat), 1964'te The Dalkey Archive (Dalkey Arşivi) adlı romanları basıldı. Bu kadar iyi bir kalemin bu kadar az eser vererek aramızdan ayrılması tabii ki büyük haksızlık. Ama en büyük tesellimiz yerel mizah algımıza çok yakın ve geleneksel motifleri şahane harmanlamış yazarın Türkçede de okunması.

Dünyanın çeşitli yerlerindeki Flann O'Brein publarına gidenler bu edebi lezzeti almışlar mıdır bilmiyorum ama ben bir çayyaş olarak tavşan kanı çayımla Ağaca Tüneyen Sweenynin tadına kana kana vardım. Siz de deneyin, pişman olmayacaksınız.

Paylaş
YORUMLAR

İtimatGaliba en iyisi bir çırpıda söylemek. Doktorların yaptığı gibi. Ekim’den beri kanser tedavisi görüyorum ve biraz daha yolum var.

Devam
15 Eylül 2017 Yıl : 13
Sayfa : 163