VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
15 Mayıs 2012 Salı | Anasayfa > Haberler > Büyücü Robbins’in parmak izi
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Büyücü Robbins’in parmak izi

Tom Robbins’in 1974 tarihli ikinci romanı olan ve başyapıtlarından biri sayılan “Kovboy Kızlar da Hüzünlenir” sonunda Türkçe’de.

Mine Akverdi

The San Diego Union gazetesi onun için şöyle yazar: “Bazı yazarlar bir sürü para kazanır, bazılarıysa edebiyat kurumu tarafından klasikleştirilir; ama okurları tarafından, Tom Robbins kadar sevilen yazar pek azdır. Hayranları onun kitaplarını bugünlerde pek az kitabın yaratabildiği bir coşku ve adanmışlıkla kucaklar...”
Doğru söze ne denir? Dünyanın dört bir köşesinde, yeni bir Tom Robbins romanı raflarda yerini aldığında o kıpır kıpır ve tatlı heyecanı ve o kaşındıran merakı paylaşan milyonlar var. Sebep belli; 76 yaşındaki Amerikalı roman ve hikaye yazarı Tom Robbins “Dur Bir Mola Ver (1971),” “Ağaçkakan (1980),” “Parfümün Dansı (1984)” derken biz okurlarını tıpkı şamanik bir dans yapan gizemli bir büyücü gibi fena halde büyülemiştir. Sıradışı mitolojiler ve felsefelerle örülü, fırlama, edepsiz, kışkırtıcı, alaycı ve neşeli hikayeleriyle hem akılları hem de gönülleri çelmeyi başarmış, kült yazar mertebesine çoktan ulaşmıştır. Hiç okumamış olanların bile onun cazibasine kapılması için kitaplarının absürd isimlerine bakması yeterlidir: “Sıska Bacaklar (1990),” “Sirius’tan Gelen Kurbağa (1994),” “Sıcak Ülkelerden Dönen Vahşi Sakatlar (2000),” “Villa Meçhul (2003),” “Geriye Uçan Yaban Ördekleri (2003)”...
Hem akılları hem gönülleri çelen romanlarını şu sözlerle açıklar Robbins. “Yazarken yapmak istediğim şey, fanteziyi, spiritüelliği, cinselliği, espriyi ve şiiri daha önce edebiyatta hiç eşi görülmemiş formüllerle birbirine karıştırmak. Böylece okuyucu kitabı bitirdiğinde kitapları bitirdiklerini varsayıyorum bir Fellini filmi ya da bir Grateful Dead konserinden sonra hissettikleri gibi hissetmelerini sağlamak istiyorum. Yani hiç beklenmedik bir şekilde büyük ve karşı konulmaz bir yaşama tutkusuyla karşılaşmalılar, öyle ki, bir anda uyanıp hayata hayretle bakmalı, önlerindeki olasılıkların ne denli çok olduğunu görmeliler... Bana göre en önemli romanlar kasabanın dışındaki tepelerde uluyan kurtların düzenini benimseyenlerdir. Gizemli, vahşi ve büyüleyici olanlar.”
Ve elbette, Robbins’in romanlarının karakteristik özelliklerine bakılırsa, buna ek olarak şaşırtıcı, sivri, neşeli, alaycı ve oyuncu olanlar...
Zira “Oyunculluk, uçarılık değil bilgeliktir” diyerek çılgınlık derecesinde oyuncul romanlar yazar Robbins. Ona göre, hayatın önümüze sunduğu saçmalıklara, adaletsizliğe, acılara, yolsuzluklara rağmen her daim neşeyi, sürprizleri ve yaşama tutkusunu bulmak mümkündür. Çünkü hayat karalar bağlamaya fırsat vermeyecek kadar kısadır.
İşte tam da bu yüzden Tom Robbins romanları her ne kadar uyuşturucu kafasıyla yazılmış hissi verecek denli absürd ve tuhaf da olsa, bir yanıyla da keskin gün ışığında ayık kafayla yazılmış gibi tutarlı ve anlamlıdır. Karşımıza çıkardığı en acayip karakterlerin bile onun dünyasında mutlaka bir açıklaması vardır.
ÇILGIN BİR YOLCULUK DAHA
Türkçe çevirisi Ayrıntı Yayınları’ndan bu ay çıkan, Tom Robbins’in ikinci romanı, 1976 tarihli “Kovboy Kızlar da Hüzünlenir” da bütün bu özellikleri açısından bir istisna değil. Zira Robbins’e kariyerinde şöhreti getiren ve başyapıtlarından biri sayılan “Kovboy Kızlar da Hüzünlenir” de absürdlüklerden, gerçekte hayata hiçbir şey katmayan anlamsız toplumsal uzlaşıları tokatlayan alaycılıktan, edepsizlikten, acayip karakterlerden, sıradışı felsefelerden, fırlama oyunlardan ve neşeli bir hikayeden payına düşeni alıyor.
Roman, kocaman başparmaklarla doğmuş olan Sissy Hankshaw’un hikayesini anlatıyor. Normalin 2-3 katı büyüklüğündeki başparmakları yüzünden elbise düğmelerini bile ilikleyemeyen Virginia’lı genç kız Sissy sonunda 17 yaşında kendi kaderini yazmak için evden kaçıyor ve yollara düşüyor. Ve kader sürprizini anında karşısına çıkarıyor, Sissy kocaman başparmakları sayesinde çok iyi otostop yapabildiği için bütün ülkeyi dolaşmaya başlıyor. Öyle ki, otostop maceraları kulaktan kulağa yayılarak onu bir tür efsane haline getiriyor. Bu arada büyüyüp serpildikçe güzelleşen Sissy model olmaya karar veriyor ve güzellik ve bakım sektörü kraliçelerinden Kontes lakaplı bir transseksüel için çalışmaya başlıyor. Reklam çekimleri için Kontes’in Kalifornia’daki güzellik, bakım, hijyen ve masaj merkezi olan Rubber Rose Ranch adlı çiftliğine giden Sissy’yi orada bambaşka bir macera bekliyor: Kovboy kızlar. Zira vahşi batının sadece kızlar tarafından işletilen çiftliğinde ata binip kement atan, çırılçıplak yüzen, sert ve kaba küfürler eden ve yatakhane toplantılarında ateşli silahlarını temizleyen kovboy kızlar Bonanza Jellybean adlı genç bir kovboy kızın öncülüğünde hijyen-bakım karşıtı feminist bir hareket başlatarak oradaki tüm düzeni altüst etmeye girişiyor. Tam bu süreçte oraya varan Sissy Hankshaw’un yeni bir sürpriz sonucu hem Bonanza Jellybean hem de II. Dünya Savaşı’nda Japonlar için Amerika’da kurulan bir toplama kampından kaçmış olan The Chink ile ilişkiye yelken açması da cabası...
Tom Robbins aşktan cinsel özgürlüklere, siyasi isyandan hayvan haklarına kadar pek çok konuya değinen ve bedene, doğaya, dine hayata dokunan, dilin sınırlarını zorlayan “Kovboy Kızlar da Hüzünlenir” romanında 1970’lerin hippi kültüründen esinlenen uçuk ama eleştirel bir hikaye anlatıyor; neşeli uslubuyla karşı kültürün sözcülüğünü yapıyor. Ama anlattığı hikayeden çok kendine özgü stilini konuşturarak edebiyat dünyasına parmak izini bastığını bu romanla kanıtlıyor. Ünlü postmodern yazar Thomas Pynchon “Kovboy Kızlar da Hüzünlenir” için “Şu özel romanlardan biri” diyor ve ekliyor: “Sihirli, sıcak, komik ve çılgın, yanınıza alıp uzaklara, günbatımlarına gitmek isteyeceksiniz.” Tom Robbins “Kovboy Kızlar da Hüzünlenir”de bir kez daha okurlarını daha önce gidilmemiş rotalardan birinde 400 sayfalık çılgın bir yolculuğa çıkarıyor. Ama bizden size tavsiye, keyfini çıkarmak istiyorsanız sakın kemerlerinizi bağlamayın!

Kovboy Kızlar da HüzünlenirKovboy Kızlar da Hüzünlenir

Tom Robbins

Detay için tıklayın

Paylaş

Bir VatanKitap’ın perde arkasıBu ay üç özel röportajla çıkıyoruz okur karşısına. Bunlardan ilki Türk tiyatro tarihine sahneleye çıkan ilk kadın oyuncu Afife Jale'nin yaşamını romanlaştıran Osman Balcıgil'le bu büyük değer üzerine Ece Erol'un yaptığı şöyleşi oldu. Diğer bir özel röportajımızı Cemre Nur Meleke, Aslı Perker'le yeni romanı Flamingolar Pembedir üzerine gerçekleştirdi. Sinemaya da uyarlanan Kocan Kadar Konuş kitabıyla büyük çıkış yakalayan Şebnem Burcuoğlu ise özlenen sıcak mahalle özlemimizi, Cemal Süreya'ya gönderme yaparak Cemal ve Süreyya aşkı üzerinden giderdiği yeni romanı Süreya Kuaför Salonunu anlattı.

Devam